Sabreden insan, acele etmez; olgunlaşmayı bekler. Zorluklar geçicidir, sabır kalıcı huzur doğurur.
Tasavvufta sabır, pasif bekleyiş değil; rıza ile sebat etmektir.
Sabır üç kısımdır:
- Musibete sabır ( isabet eden )
- Nefse karşı sabır
- İbadette sabır
Asıl sabır, şikayeti terk etmektir.
Dilin susup kalbin razı olduğu an, imtihan rahmete döner.
"Sabır, ham meyveyi olgunlaştıran zamandır."
Meyveden bahsetmişken, bir alıntı:
Alıntı
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.
Sabır, insanın en zor sınavıdır; çünkü beklemek, hemen sonuç görmek isteyen kalbe ağır gelir. Acıtır, yorar, bazen sessizce ağlatır. Ama sabır, kalbi eğiten bir yolculuktur.
Acele edilen her şey yarım kalır, sabırla beklenen ise olgunlaşır. Tıpkı ham meyvenin zamanla tatlanması gibi, insan da sabırla güzelleşir. O süreçte çekilen acı, sonucun değerini artırır.
Sabır, vazgeçmek değildir; dirençtir. Sessiz ama güçlü bir duruştur. İnsan sabrederken fark etmez, fakat içten içe büyür, derinleşir.
Her bekleyiş, kalbe bir şey öğretir. Kontrol edemediklerine teslim olmayı, elinde olanı ise şükürle taşımayı öğretir. Bu öğreniş, acının içinden süzülür.
Meyve, dalda hemen olgunlaşmaz. Güneşe, yağmura ve zamana ihtiyaç duyar. Sabır da böyledir; bekledikçe tatlanır, olgunlaştıkça huzur verir.
Zamanı gelmeden koparılan şey lezzet vermez. Ama sabırla beklenen her hayır, kalpte iz bırakır. O tat, geçici değildir; derindir.
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.
Ve o tat, en çok sabredenlerin payına düşer.
ve Şüphesiz ki Allah, sabır edenlerle beraberdir.