• 01-02-2026, 21:16:30
    #1
    Uzun süredir hayatımda bazı şeyler ters gidiyor, istediğim gibi olmuyordu. Burada da hem dertleşebilmek adına konu açmak istedim vaktiniz varsa sizin de hayat tecrübelerinizi aktarabilirseniz ben de mutlu olurum
    Yaşım 35,


    Bir işim vardı üzerine emek verdiğim ve 2025 yılı itibarıyla artık zirve noktasına getirebileceğim gece gündüz uğraş verdiğim çok emek verdiğim, birkaç il ilçede tanıştığım müşterilerim vardı.

    2025 yılı itibari ile hayatıma yeni bir serüven yeni bir heyecan katıp evlenme kararını aldığım kişiyle beraber hayatımdaki bütün odak noktamı hayallerimi heveslerimi hepsini bir kenara bırakıp hayatımın geri kalanını mutluluğu paylaşabileceğim kişiye adama karar vermiştim bir anda.

    Hayatımı artık onunla mutlu olabileceğim şekilde kendi hayatıma bir düzene sokmaya karar verdim bir anda...

    detaya girmeden bu süreçte maddi anlamda bir anda hiç beklemediğim kadar zor bir sürecin içerisinde kendimi buldum evlilik kararı aldığım kişiyle alakalı değil kendi dünyamda çok büyük bir maddi zorluğun içerisine istemeden de olsa girmiş durumda bulundum bunun evliliği süreci ile hiçbir alakası olmayan bir süreç....

    hayatım boyunca paraya hiçbir değer vermeyen ben ne yazık ki yeri geldi 2- 3 TL’nin bile benim gözümde değer görebileceği duruma kadar düşmüş duruma ne yazık geldim. Hayatta cimri insanı hayatta sevmem hiçbir zaman da cimri olmadım olmam da..

    hayatımı evleneceğim mutlu olacağım hayal kurduğum kişi beni bir anda bırakıp gitti..( söylediği şartları günümüzde kabul edecek birinin olmadığını bile söyleyebilirim net bir şekilde buna rağmen) ve ne yazıkki hayattaki en büyük pişmanlığım bazı şeyler sözle yaşamakla aynı olmuyor ne yazıkki bir başkasına çok değer verip kendimi onun değerleri üzerine hayatımı şekillendirmem oldu.

    Bu durumdan ne yazık ki 4-5 ay çıkamadım devamında psikiyatriye gidip antidepresan kullanıma durumuna kadar geldim Ömrüm boyunca psikiyatrik haplara tamamen karşı olan biri olarak kendi adıma konuşuyorum keşke daha önce bu kararı alıp üstesinden gelemeyeceğim şeyi tedavi ile sonuçlandırmam gerektiğini farkına geç de olsa vardım..




    Hayatta her ne olursa olsun başkaları bir yanlış yapsa onlara bu yanlışından dolayı ayıpmamak gerektiğini tekrar tekrardan farkına vardım.
    Bir insan yanlış yaparsa bunu bu kişi nasıl yapıyor diye ayıplamamak gerektiğini.. şuna da artık çok net inanıyorum ayıpladığın şey illaki başına geliyor...

    Yaşadığıö hayal kırıklığına aylarca çıkamadım mental ve psikolojik olarak çok zor bir sürecin içerisinden..

    sözü Özü Hayatta ne olduğum değil ne olacağım diyeceksin.
  • 01-02-2026, 21:20:56
    #2
    İnsan hayırlı başlangıçlar kadar hayırlı sonlar da dilemeli kendisi için. Bugün güldüğün yarın seni ağlatabiliyor. Bugün sana can olan, yarın el olabiliyor.
    Psikoloji bir şekilde düzeliyor, tecrübe kazanıyor insan. Bu hayatta geçmeyen hiçbir şey yok hocam, insan biraz bencil olmalı. Bundan sonrası için hiç yaşanmamış varsayarak yolunuza bakmalısınız. İyi niyetinizi hak eden, nasibinizdeki kişi bir yerlerde sizi bekliyordur. Emin olabilirsiniz.
  • 01-02-2026, 21:24:14
    #3
    1 saniye sonrasında ne olacağını bilmediğimiz bir dünyada yaşıyoruz, her şey biz insanlar için.

    Rabbim yardımcın olsun.
  • 01-02-2026, 21:57:29
    #4
    Bazen normal bir sohbetin içerisinde bile ; ben bunu yapmam, ben öyle yapmam vs. Konuştuğumuz şeyler imtihanımız oluyor..

    Özet ile büyük konuşma derler de, çoğu zaman farkında bile olmadan büyük konuşuyoruz...

    Rabbim hidayet versin inşallah
  • 01-02-2026, 21:57:37
    #5
    Platin üye
    Ben de evlenip, 4 ayda evlilik bitirmiş biri olarak sizi gayet iyi anlıyorum. Ha ama ben sevmiyor, seviliyordum. Daha doğrusu insani olarak değer veriyordum ama aşksal bağlamda hissim yoktu; biraz mantıksal bakmıştım olaya, beni daha fazla kimse sevemez diye düşünmüştüm. Ama bu düşünceyle evlilik yapmamak gerekiyormuş. Eski eşimin iyi bir insan olduğundan şüphem yok ama bizden olmayacağı baştan belliydi. Bitirme kararını ben verdim zaten, bir de dediğim gibi yoğun hissim olmadığından atlatmakta zorlanmadım. Sadece süreç, çevre, sonuçta negatif sonuçlanan bir şey vs. bu biraz yıprattı ama gözümden bir damla yaş akmadı mesela.

    Ben evlenmeye karar verdiğimde şöyle düşünüyordum. İnsanın ergenlikteki masumiyetle ya da 20'li yaşlarının başındaki sevmesiyle 30'larında sevmesi aynı olmuyor sanırım. O yüzden öyle yoğun hissim yok, artık yaş ilerledikçe en fazla bu kadar olabiliyor gibi düşünerek kendimi avutup motive etmeye çalışmıştım.

    Bu düşüncemin yanlışlığını ise 2 hafta önce anladım birine aşık olduğumda. Çünkü çok uzun yıllardır kimselere vermediğim, veremediğim hisleri ona duyuyorum şu anda.

    Kısacası diyeceğim odur ki Ramiz Dayı'nın da söylediği gibi; “Asıl çaresizlik; derdin devasız olması değil, birini iyi edecek şeyin; diğerinin kadehine zehir olmasıdır.”

    Hakkınızda hayırlısı olsun.