• 24-12-2025, 03:19:58
    #28
    Hesna adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet, orası pek kayda değer değil. Sizin tatiliniz kaç gün sürdü ve fiyatsal olarak nasıl bir bütçe harcadınız ? Konuya katkınız için teşekkür ederim.
    Madem öyle biraz hem yaşadıklarımı hem duygularımı paylaşayım kısaca.

    2 hafta oradaydık. Osaka merkezliydi. Kyoto - Nara - Kobe ve civar şehirlere gezdik. Daha çok içsel bi yolculuktu. Eğlenceden çok az uzak. Tapınak ziyaretleri, oradaki insanların yaşayış biçimi, neden saygılı ve düzenli bir toplum oluşunu inceledim şahsen.

    Herkes fotoğraflar videolar çekerken ben onları izliyordum.

    Çok yardımseveler. Hiç yolumuzu kaybetmedik ama birinin bize yol göstermek için bizimle 2-3 istasyon gelen birini görünce çok şaşırmıştım. Bu bizim toplumumuzda olmayan bir şey. Hani birine yol sorarsın sonra yoluna devam edersin ya. Heh. Onlar etmedi.
    Ülke resmen demiryolu ağı ile hareket ediyor. Bu bir gerçek ama verilen sürede ve saniyesinde gecikmesiz gelmesi çok enteresandı. Tek sorun biriyle konuşmaktı benim için. Denk geldiklerimin ingilizce seviyesi çok iyi değildi. Mecbur çeviri ile anlaştık hep.

    Bir kadın bir erkeğin yanına çok rahat oturabilir. Buna da çok şaşırmıştım. Dahası kimse bir diğerini rahatsız etmemek konusunda çok duyarlıydı.

    Hani çok absürt şeyler var bize göre. Mesela Kobe Animal Kingdom'dan bir ürün aldık. Hediyelik eşya. Biri kalemdi. Ve bu kalemi yazıyor mu yazmıyor mu diye kontrol bile ettiler. Bu bir kurşun kalem. Tükenmez de değil.

    Bir diğer hatırladığım şey. Otoparkda araçların çıktığı noktada 2 tane görevlinin olması. Yayalar için oradalar. Yani en ufak görünen bir şey bir çalışma ya da adına ne dersek diyelim güvenlik için orada hep biri vardı. Bu gerçekten çok enteresandı.

    Herkes zayıf. Yani sumocuları saymazsak ve hepsi bisiklete binmeyi ya da yürümeyi çok seviyorlar. Polis memurları bile bisiklet kullanabiliyordu.

    Şehir o kadar güvenliydi ki. Sizi koruyoruz, arkanızdayız, güvenlik kameraları merkezden izleniyor gibi kocaman tabelalar vardı.

    İnsanlar birbirine o kadar güveniyordu ki adam iş çıkışı dükkanını kapatıyor çok yavaş kapanan otomatik kepenkin düğmesine basıp gidiyor. O gittikten bir süre sonra tamamen kapanıyor. Başında beklemiyor yani. Bu da çok değerliydi benim için. Çünkü çok işlek bi cadde. Bir sürü insan geçiyor o sırada.

    Daha garibi şehirde su 120 yen havalimanında 120 yen. Hiç bir fark yoktu. Takside aynı şekilde. Biz kapımızı kendimiz açarız. 40 yaşlarında Japon taksi şöförü kapımı açınca utanmıştım. Bekleyin ben açacağım diyor ingilizce dilinde. Valizleri falanda siz dokunmayın desede biz dokunduk valla kusura bakmasın.


    Fiyata gelince. Aslında benim cebimden pek para çıkmadı açıkçası. Sponsor sağolsun. Geçmişte bana verilen bi sözdü Japonya. Ben çoktan unuttum ama birileri unutmamış. İyiki de unutmamış. Gelecek sefere tekrar gitmek nasip olur inşallah.
  • 24-12-2025, 03:25:46
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Vulcanist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Madem öyle biraz hem yaşadıklarımı hem duygularımı paylaşayım kısaca.

    2 hafta oradaydık. Osaka merkezliydi. Kyoto - Nara - Kobe ve civar şehirlere gezdik. Daha çok içsel bi yolculuktu. Eğlenceden çok az uzak. Tapınak ziyaretleri, oradaki insanların yaşayış biçimi, neden saygılı ve düzenli bir toplum oluşunu inceledim şahsen.

    Herkes fotoğraflar videolar çekerken ben onları izliyordum.

    Çok yardımseveler. Hiç yolumuzu kaybetmedik ama birinin bize yol göstermek için bizimle 2-3 istasyon gelen birini görünce çok şaşırmıştım. Bu bizim toplumumuzda olmayan bir şey. Hani birine yol sorarsın sonra yoluna devam edersin ya. Heh. Onlar etmedi.
    Ülke resmen demiryolu ağı ile hareket ediyor. Bu bir gerçek ama verilen sürede ve saniyesinde gecikmesiz gelmesi çok enteresandı. Tek sorun biriyle konuşmaktı benim için. Denk geldiklerimin ingilizce seviyesi çok iyi değildi. Mecbur çeviri ile anlaştık hep.

    Bir kadın bir erkeğin yanına çok rahat oturabilir. Buna da çok şaşırmıştım. Dahası kimse bir diğerini rahatsız etmemek konusunda çok duyarlıydı.

    Hani çok absürt şeyler var bize göre. Mesela Kobe Animal Kingdom'dan bir ürün aldık. Hediyelik eşya. Biri kalemdi. Ve bu kalemi yazıyor mu yazmıyor mu diye kontrol bile ettiler. Bu bir kurşun kalem. Tükenmez de değil.

    Bir diğer hatırladığım şey. Otoparkda araçların çıktığı noktada 2 tane görevlinin olması. Yayalar için oradalar. Yani en ufak görünen bir şey bir çalışma ya da adına ne dersek diyelim güvenlik için orada hep biri vardı. Bu gerçekten çok enteresandı.

    Herkes zayıf. Yani sumocuları saymazsak ve hepsi bisiklete binmeyi ya da yürümeyi çok seviyorlar. Polis memurları bile bisiklet kullanabiliyordu.

    Şehir o kadar güvenliydi ki. Sizi koruyoruz, arkanızdayız, güvenlik kameraları merkezden izleniyor gibi kocaman tabelalar vardı.

    İnsanlar birbirine o kadar güveniyordu ki adam iş çıkışı dükkanını kapatıyor çok yavaş kapanan otomatik kepenkin düğmesine basıp gidiyor. O gittikten bir süre sonra tamamen kapanıyor. Başında beklemiyor yani. Bu da çok değerliydi benim için. Çünkü çok işlek bi cadde. Bir sürü insan geçiyor o sırada.

    Daha garibi şehirde su 120 yen havalimanında 120 yen. Hiç bir fark yoktu. Takside aynı şekilde. Biz kapımızı kendimiz açarız. 40 yaşlarında Japon taksi şöförü kapımı açınca utanmıştım. Bekleyin ben açacağım diyor ingilizce dilinde. Valizleri falanda siz dokunmayın desede biz dokunduk valla kusura bakmasın.


    Fiyata gelince. Aslında benim cebimden pek para çıkmadı açıkçası. Sponsor sağolsun. Geçmişte bana verilen bi sözdü Japonya. Ben çoktan unuttum ama birileri unutmamış. İyiki de unutmamış. Gelecek sefere tekrar gitmek nasip olur inşallah.
    Güzel şeylere değinmişsiniz. İnsancıl yaklaşımlar oldukça değerliydi. Ben çok şey olunca o kısmı unutmuşum. Siz de ekleme ile sosyal kültürel yapıyı anlatmış oldunuz. Değerli bilgiler için teşekkür ederim. Gerçekten kattığı çok şey oluyor.
  • 24-12-2025, 06:21:14
    #30
    Vulcanist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Madem öyle biraz hem yaşadıklarımı hem duygularımı paylaşayım kısaca.

    2 hafta oradaydık. Osaka merkezliydi. Kyoto - Nara - Kobe ve civar şehirlere gezdik. Daha çok içsel bi yolculuktu. Eğlenceden çok az uzak. Tapınak ziyaretleri, oradaki insanların yaşayış biçimi, neden saygılı ve düzenli bir toplum oluşunu inceledim şahsen.

    Herkes fotoğraflar videolar çekerken ben onları izliyordum.

    Çok yardımseveler. Hiç yolumuzu kaybetmedik ama birinin bize yol göstermek için bizimle 2-3 istasyon gelen birini görünce çok şaşırmıştım. Bu bizim toplumumuzda olmayan bir şey. Hani birine yol sorarsın sonra yoluna devam edersin ya. Heh. Onlar etmedi.
    Ülke resmen demiryolu ağı ile hareket ediyor. Bu bir gerçek ama verilen sürede ve saniyesinde gecikmesiz gelmesi çok enteresandı. Tek sorun biriyle konuşmaktı benim için. Denk geldiklerimin ingilizce seviyesi çok iyi değildi. Mecbur çeviri ile anlaştık hep.

    Bir kadın bir erkeğin yanına çok rahat oturabilir. Buna da çok şaşırmıştım. Dahası kimse bir diğerini rahatsız etmemek konusunda çok duyarlıydı.

    Hani çok absürt şeyler var bize göre. Mesela Kobe Animal Kingdom'dan bir ürün aldık. Hediyelik eşya. Biri kalemdi. Ve bu kalemi yazıyor mu yazmıyor mu diye kontrol bile ettiler. Bu bir kurşun kalem. Tükenmez de değil.

    Bir diğer hatırladığım şey. Otoparkda araçların çıktığı noktada 2 tane görevlinin olması. Yayalar için oradalar. Yani en ufak görünen bir şey bir çalışma ya da adına ne dersek diyelim güvenlik için orada hep biri vardı. Bu gerçekten çok enteresandı.

    Herkes zayıf. Yani sumocuları saymazsak ve hepsi bisiklete binmeyi ya da yürümeyi çok seviyorlar. Polis memurları bile bisiklet kullanabiliyordu.

    Şehir o kadar güvenliydi ki. Sizi koruyoruz, arkanızdayız, güvenlik kameraları merkezden izleniyor gibi kocaman tabelalar vardı.

    İnsanlar birbirine o kadar güveniyordu ki adam iş çıkışı dükkanını kapatıyor çok yavaş kapanan otomatik kepenkin düğmesine basıp gidiyor. O gittikten bir süre sonra tamamen kapanıyor. Başında beklemiyor yani. Bu da çok değerliydi benim için. Çünkü çok işlek bi cadde. Bir sürü insan geçiyor o sırada.

    Daha garibi şehirde su 120 yen havalimanında 120 yen. Hiç bir fark yoktu. Takside aynı şekilde. Biz kapımızı kendimiz açarız. 40 yaşlarında Japon taksi şöförü kapımı açınca utanmıştım. Bekleyin ben açacağım diyor ingilizce dilinde. Valizleri falanda siz dokunmayın desede biz dokunduk valla kusura bakmasın.


    Fiyata gelince. Aslında benim cebimden pek para çıkmadı açıkçası. Sponsor sağolsun. Geçmişte bana verilen bi sözdü Japonya. Ben çoktan unuttum ama birileri unutmamış. İyiki de unutmamış. Gelecek sefere tekrar gitmek nasip olur inşallah.
    Tam yatakta uyku arasında okudum..
    Sanırım (biraz hafıza kaybı var) dolayısıyla pek uzun uzun yazamıyacağım.
    Avrupa nın (7/24) aşşa yukarı bir çok yerini gezdim.
    1-) Batı Avrupa, sabaha karşı 5 yada gece 24 yada öğle 13..sokakta kedi dahil 1 tane başı boş hayvan yok.
    2-) şehrin adını unuttum Hollandanın göl deniz karışımı bir kasaba &ilçesine gittim. Ayrı bir dünya gibi TAM ANLAMIYLA HUZUR!
    3-) Lüxemburg Avrupa'nın en ideal ülke &şehri.
    5-) Malta kuru bir ada ama farklı bir dünya. İnsanları sıcak.
    6-) Herkes Azure adaları der ama (bana denk gelmiş olabilir) kara sinek dolu. Lakin biraz daha güneye Kanarya Adaları'nın Portekiz bölümü yani Ronaldo'nun Annesinin yaşadığı ada, cidden cennet..
    7-) Etna Yanardağı'nın o lav kriterinin içine girmek ayrı bir çılgınlıktı (aynı yıl patladı 2-3 ay Güney Avrupa hava yolları kapandı.
    8-) Bazen cahillik insanı mutlu ve korkusuz kılıyor. Benim Sharm el Sheikte daldığım yıllarda olağanüstü köpek balığı saldırısı ve ölenler olmuş ve bunu 7-8 sene sonra belgeselde izleyince insan bir tuaf oluyor...
    9-) Pyramid ler ve çölde at sürmek farklı bir tat..
    10-) Dünyaca ünlü Casablanca'yı 1990'ların çöplük istanbulu gibi görmek üzücü
    11-) ilk ışınlanma deneyinin yapıldığı Lâ Gomera adasının zirvesinden karşı adayı izlemek farklı bir duygu..
    12-) Dubai'nin arka sokakları bizim eminönü, laleli misali ne ararsan var.
    13-) cape verde, kübanın kopyası gibi..

    Neyse Barcelona'nın kupaya dokunma parası 12€ verip 37dk sıra bekledik desem
    Yada dünyanin en ücra köşesinde mutlaka bir kebapçı vardır mı desem
    Yada Roma Collesiyum milyonlarca insanın olduğu yerde en büyük problem umimi wc mi desem
    Şu kayık ile aşk gezisi yapılan kanal adını unuttum liverno mu neydi, sokakta ABARTISIZ söylüyorum, lağım kokusundan burnumu tıkadım mı desem

    Neyse unuttuğum bir çok ülke ve şehir vs
    ..

    Lakin en güzeli CENNET vatanımız, sadece Biz Körüz göremiyoruz bu güzelliği mahvediyoruz...
  • 24-12-2025, 06:47:47
    #31
    CaaptaiN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tam yatakta uyku arasında okudum..
    Sanırım (biraz hafıza kaybı var) dolayısıyla pek uzun uzun yazamıyacağım.
    Avrupa nın (7/24) aşşa yukarı bir çok yerini gezdim.
    1-) Batı Avrupa, sabaha karşı 5 yada gece 24 yada öğle 13..sokakta kedi dahil 1 tane başı boş hayvan yok.
    2-) şehrin adını unuttum Hollandanın göl deniz karışımı bir kasaba &ilçesine gittim. Ayrı bir dünya gibi TAM ANLAMIYLA HUZUR!
    3-) Lüxemburg Avrupa'nın en ideal ülke &şehri.
    5-) Malta kuru bir ada ama farklı bir dünya. İnsanları sıcak.
    6-) Herkes Azure adaları der ama (bana denk gelmiş olabilir) kara sinek dolu. Lakin biraz daha güneye Kanarya Adaları'nın Portekiz bölümü yani Ronaldo'nun Annesinin yaşadığı ada, cidden cennet..
    7-) Etna Yanardağı'nın o lav kriterinin içine girmek ayrı bir çılgınlıktı (aynı yıl patladı 2-3 ay Güney Avrupa hava yolları kapandı.
    8-) Bazen cahillik insanı mutlu ve korkusuz kılıyor. Benim Sharm el Sheikte daldığım yıllarda olağanüstü köpek balığı saldırısı ve ölenler olmuş ve bunu 7-8 sene sonra belgeselde izleyince insan bir tuaf oluyor...
    9-) Pyramid ler ve çölde at sürmek farklı bir tat..
    10-) Dünyaca ünlü Casablanca'yı 1990'ların çöplük istanbulu gibi görmek üzücü
    11-) ilk ışınlanma deneyinin yapıldığı Lâ Gomera adasının zirvesinden karşı adayı izlemek farklı bir duygu..
    12-) Dubai'nin arka sokakları bizim eminönü, laleli misali ne ararsan var.
    13-) cape verde, kübanın kopyası gibi..

    Neyse Barcelona'nın kupaya dokunma parası 12€ verip 37dk sıra bekledik desem
    Yada dünyanin en ücra köşesinde mutlaka bir kebapçı vardır mı desem
    Yada Roma Collesiyum milyonlarca insanın olduğu yerde en büyük problem umimi wc mi desem
    Şu kayık ile aşk gezisi yapılan kanal adını unuttum liverno mu neydi, sokakta ABARTISIZ söylüyorum, lağım kokusundan burnumu tıkadım mı desem

    Neyse unuttuğum bir çok ülke ve şehir vs
    ..

    Lakin en güzeli CENNET vatanımız, sadece Biz Körüz göremiyoruz bu güzelliği mahvediyoruz...

    Monte Carlo'yu da tavsiye ederim(gezmek için) yoksa o şehir &ülke'de herkes Kont prens vs..
    Nice, yada vilkecity mi adını unuttum orasının sadece mt² 25.000 dolar fiyatı aklımda kalan..

    Lakin, accaico ysda adını unuttum bir Fransız adası sakinl huzurlu vs ama tek aklımda kalan o kızın tatlı tatlı gülümsemesi, o yıllarda sanırım wp yoltu. Maili yada tlfnu bir şeyini almışımdır.

    Bu arada batı Avrupa da turistik yerlerde%100 net bilgi İngilizce bilirler ama konuşmazlar.
    Afrika özellikle kuzeyi Fransızcası ile övünür
    Asya turistik yerler bizim TR gibi her dil var..
    Araplar a yorum yapmak istemiyorum.
    4 kitap gönderilen sami kavmine laf söylemek "haddimize değil"..
    Güney Afrika ve içleri.. Aynı güney Amerika yerlileri gibi düşünün (mazlum)
    Not; güney Amerika'ya 2024 aralık gitcektim, gitmedim bilmiyorum. Eş dost araştırması.

    Neyse aklımda kalan bunlar..

    Ha birde atinanın şu zeus vs..
    Yunanistanda bulunanın 5 katı TR'de vardır..
  • 24-12-2025, 09:14:16
    #32
    Japonyaya cidden gidip 1 hafta gezip dönmek istiyorum denk getirebilirsem sakura mevsiminde . Fuji dağını felan görecem.
    Şu şehirlerine bayılıyorum ben adamların. Dümdüz , asfaltları döküp sonra bedeliye gelip delik deşik edip boru döşeyip tekrar üstüne yama yapıp bide üstüne o yamayı delik deşip edip internet döşeyip toprakla kapayıp gitmiyorlar.

    İnsanları cidden bizden çok farklı yaşıyorlar buna eminim.Fotoğraflar çok güzel resmen gördükçe içim açıldı bizde niye böyle yerler yok diyorum sadece.
    Etrafı misler gibi süslemişler yadırgama yok birşey yok kedi tapınağını bırak burda kediye kutu yapılınca kutuyu kırıp atıyorlar.

    Yani bilmiyorum 100-200k harcamak istiyorum da istemiyorumda burda yarının ne olacağını kestiremediğimden o parayı geleceğe saklamaya çalışıyorum. Saklaya saklaya yiyemeden gidicez :S
  • 24-12-2025, 10:03:17
    #33
    Üyeliği durduruldu
    CaaptaiN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Monte Carlo'yu da tavsiye ederim(gezmek için) yoksa o şehir &ülke'de herkes Kont prens vs..
    Nice, yada vilkecity mi adını unuttum orasının sadece mt² 25.000 dolar fiyatı aklımda kalan..

    Lakin, accaico ysda adını unuttum bir Fransız adası sakinl huzurlu vs ama tek aklımda kalan o kızın tatlı tatlı gülümsemesi, o yıllarda sanırım wp yoltu. Maili yada tlfnu bir şeyini almışımdır.

    Bu arada batı Avrupa da turistik yerlerde%100 net bilgi İngilizce bilirler ama konuşmazlar.
    Afrika özellikle kuzeyi Fransızcası ile övünür
    Asya turistik yerler bizim TR gibi her dil var..
    Araplar a yorum yapmak istemiyorum.
    4 kitap gönderilen sami kavmine laf söylemek "haddimize değil"..
    Güney Afrika ve içleri.. Aynı güney Amerika yerlileri gibi düşünün (mazlum)
    Not; güney Amerika'ya 2024 aralık gitcektim, gitmedim bilmiyorum. Eş dost araştırması.

    Neyse aklımda kalan bunlar..

    Ha birde atinanın şu zeus vs..
    Yunanistanda bulunanın 5 katı TR'de vardır..
    Katkı ve yorumlarınız için teşekkür ederim.

    CaaptaiN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tam yatakta uyku arasında okudum..
    Sanırım (biraz hafıza kaybı var) dolayısıyla pek uzun uzun yazamıyacağım.
    Avrupa nın (7/24) aşşa yukarı bir çok yerini gezdim.
    1-) Batı Avrupa, sabaha karşı 5 yada gece 24 yada öğle 13..sokakta kedi dahil 1 tane başı boş hayvan yok.
    2-) şehrin adını unuttum Hollandanın göl deniz karışımı bir kasaba &ilçesine gittim. Ayrı bir dünya gibi TAM ANLAMIYLA HUZUR!
    3-) Lüxemburg Avrupa'nın en ideal ülke &şehri.
    5-) Malta kuru bir ada ama farklı bir dünya. İnsanları sıcak.
    6-) Herkes Azure adaları der ama (bana denk gelmiş olabilir) kara sinek dolu. Lakin biraz daha güneye Kanarya Adaları'nın Portekiz bölümü yani Ronaldo'nun Annesinin yaşadığı ada, cidden cennet..
    7-) Etna Yanardağı'nın o lav kriterinin içine girmek ayrı bir çılgınlıktı (aynı yıl patladı 2-3 ay Güney Avrupa hava yolları kapandı.
    8-) Bazen cahillik insanı mutlu ve korkusuz kılıyor. Benim Sharm el Sheikte daldığım yıllarda olağanüstü köpek balığı saldırısı ve ölenler olmuş ve bunu 7-8 sene sonra belgeselde izleyince insan bir tuaf oluyor...
    9-) Pyramid ler ve çölde at sürmek farklı bir tat..
    10-) Dünyaca ünlü Casablanca'yı 1990'ların çöplük istanbulu gibi görmek üzücü
    11-) ilk ışınlanma deneyinin yapıldığı Lâ Gomera adasının zirvesinden karşı adayı izlemek farklı bir duygu..
    12-) Dubai'nin arka sokakları bizim eminönü, laleli misali ne ararsan var.
    13-) cape verde, kübanın kopyası gibi..

    Neyse Barcelona'nın kupaya dokunma parası 12€ verip 37dk sıra bekledik desem
    Yada dünyanin en ücra köşesinde mutlaka bir kebapçı vardır mı desem
    Yada Roma Collesiyum milyonlarca insanın olduğu yerde en büyük problem umimi wc mi desem
    Şu kayık ile aşk gezisi yapılan kanal adını unuttum liverno mu neydi, sokakta ABARTISIZ söylüyorum, lağım kokusundan burnumu tıkadım mı desem

    Neyse unuttuğum bir çok ülke ve şehir vs
    ..

    Lakin en güzeli CENNET vatanımız, sadece Biz Körüz göremiyoruz bu güzelliği mahvediyoruz...
  • 24-12-2025, 10:04:18
    #34
    Üyeliği durduruldu
    buwrj adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Japonyaya cidden gidip 1 hafta gezip dönmek istiyorum denk getirebilirsem sakura mevsiminde . Fuji dağını felan görecem.
    Şu şehirlerine bayılıyorum ben adamların. Dümdüz , asfaltları döküp sonra bedeliye gelip delik deşik edip boru döşeyip tekrar üstüne yama yapıp bide üstüne o yamayı delik deşip edip internet döşeyip toprakla kapayıp gitmiyorlar.

    İnsanları cidden bizden çok farklı yaşıyorlar buna eminim.Fotoğraflar çok güzel resmen gördükçe içim açıldı bizde niye böyle yerler yok diyorum sadece.
    Etrafı misler gibi süslemişler yadırgama yok birşey yok kedi tapınağını bırak burda kediye kutu yapılınca kutuyu kırıp atıyorlar.

    Yani bilmiyorum 100-200k harcamak istiyorum da istemiyorumda burda yarının ne olacağını kestiremediğimden o parayı geleceğe saklamaya çalışıyorum. Saklaya saklaya yiyemeden gidicez :S
    Gitmenizi öneririm 50-60 bin harcama yaparsınız diye düşünüyorum. 1 haftalık tatil için oldukça ideal. Antalya yerine farklı kültür gibi düşünün.
  • 24-12-2025, 12:32:58
    #35
    Instagram gezgin sayfanız varsa iletir misiniz? Tabi eğer böyle gezdiğiniz yerleri paylaşıyorsanız.
  • 24-12-2025, 12:33:34
    #36
    Üyeliği durduruldu
    Takva adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Instagram gezgin sayfanız varsa iletir misiniz? Tabi eğer böyle gezdiğiniz yerleri paylaşıyorsanız.
    Düşündüm ama fırsat olmadığı için açmadım. Belki yakın zamanda olabilir.