• 30-11-2025, 17:04:29
    #1
    Selamlar,
    Bugün içinde bulunduğumuz sektörün adını çıkaran bir durum olan, "iptal edilen projeler" veya "başlayıp da bitemeyen projeler" üzerine biraz içimi dökmek ve sizlerin de fikirlerini almak istiyorum. Bu yüzden başlıca birkaç sorunu herkesin fayda görmesi adına paylaşmak istedim, konu altındaki her bir yorumunuz çok değerli olacaktır.

    1- Hem ucuz olsun, hem Facebook gibi olsun?
    En büyük sorun genelde masada başlar. Müşteri piyasa şartlarının altında bir bütçeyle piyasa şartlarının üstünde özellikler ister. Sonucunda evet, bir anlaşmaya varılır. Ancak müşteri fazla ücret ödediğini düşünür, yazılımcı düşük ücrete emeğini verdiğini düşünür. Bu durumda iki taraf da mutlu olmaz, böyle bir proje de ilerlemez.

    2- Yazılımcının prensip masasına yumruğunu vuramaması.
    Suçu biraz da kendi tarafımızda arayalım, bir proje iptal oluyorsa suçun yarısından fazlası hayır diyemeyen yazılımcınındır.
    Müşteri kaybetme korkusuyla her zaman yetiştiririz tarzında yaklaşır, iyi bir yazılımcıya her hafta farklı kanallardan en az 8-9 yeni proje teklifi gelir. Ancak bunlardan sadece 1 tanesi gerçekten işi verir, doğal olarakta yazılımcı her projeye fiyat teklifi vermeden önce kağıt üzerinde tasarlayıp geliştirme planını çıkaramaz, ancak bir yazılım projesi böyle yürümez. Bir yazılım projesinin henüz iş başındayken kapsamı net bir şekilde çizilir, geliştirme planı tarih tarih çıkarılır.

    3- Kervan yolda düzülür mantığı.
    Proje başlıyor, her şey yolunda. Sonra bir telefon: "Özgür Bey şuraya bir de şu butonu eklesek?", "Bunu yapmışken şu modülü de bağlayalım." Başta küçük görünen bu eklemeler, projenin ana mimarisini bozmaya başladığında ipin ucu kaçıyor. Analizi baştan düzgün yapılmayan, yolda sürekli değişen bir projenin bitme ihtimali neredeyse sıfırdır. Yazılım iş başındaki plana göre geliştirilir, bitirilir. Ardından ne yapılacaksa ek ücret tekabülünde yapılır.

    4- İletişim kopukluğu.
    Yazılımcı teknik konuşur, müşteri hayal satar. Aradaki bu dil farkı tercüme edilmezse; yazılımcı harika bir kod yazar ama müşterinin istediği o değildir. Yazılımcı müşteriyi müşteriden daha iyi anlamalı, müşterinin hayalindeki platformu kendi hayalinde gibi görüp tasarlamalıdır. Müşteri ürünü gördüğünde "Benim hayalim bu değildi" derse, o proje orada ölür. İyi bir proje geliştirme ortamı için yazılımcının projeye proje sahibi kadar inanması gerekir.

    5- MVP (Minimum Viable Product) nedir bilmeyenler.
    Projeyi mezara götüren en sinsi düşmanlardan biri de "eksiksiz olsun" takıntısıdır.
    1. Sorun: Piyasaya çıkıp kullanıcı tepkisini ölçmek yerine, kapalı kapılar ardında aylarca "mükemmel" ürünü geliştirmeye çalışmak.
    2. Sonuç: Bütçe ve enerji, belki de kullanıcının hiç kullanmayacağı özellikler için harcanır.
    Mantığıyla ilerlense, proje hayatta kalacak ve kendi kendini finanse edebilecektir. Ama bizde genelde "Ya yapmışken şu da olsun, bu özellik olmadan çıkmayalım" denildiği için proje hantallaşır ve asla bitiş çizgisini göremez.

    Özetle; Bir projenin başarısı, yazılan kodun kalitesi kadar; doğru bütçe, gerçekçi beklenti, MVP kültürü ve dik durabilen bir yazılımcı-girişimci uyumuna bağlıdır.

    Ayrıca, konuyla ilgilenenler için şu konuyu da mutlaka okumalarını tavsiye ederim. Forumun bu tarz kıymetli konulara ve üyelere çok ihtiyacı var.
    https://www.r10.net/yazilim-kodlama-...ayik-olun.html
  • 30-11-2025, 17:06:38
    #2
    Güzel tespitler.
  • 30-11-2025, 17:11:34
    #3
    "Masaya yumruğu vurmak" Bunu oracle bile yapamıyor bu ne kibir

    Baştan yakılacakları açıkla anlaş dediğini yap bitti
  • 30-11-2025, 17:14:17
    #4
    Tespitler doğru ama sonuç değişmez. En azından üçüncü dünya ülkelerinde değişmez. Çerez parasına site yaptığını iddia edenler olduğu müddetçe bu değişmez. En büyük problem yazılımcılarda bence. Yazılımcılar kolay manipüle edilebilen insanlar. Tüccar kafasındaki olanlar da bunun farkında olduğu için yazılımcıları parmaklarında kolayca oynatabiliyorlar. Ama onların da bilmediği birşey var. Yazılım işi ameleye duvar yaptırmaya benzemez. Yazılımcı mutlu değilse sen istediğin kadar manipüle et istediğin kadar ikna et istediğin kadar parmağında oynat o iş olmaz. En sonunda en büyük zararı kendine edersin. Yazılımcı başka bir yerde işe girip hayatına devam eder ama sen kendini süper zeki zanneden tüccar kafalı herif zarar edersin.
  • 30-11-2025, 17:20:13
    #5
    Haklısınız.
    Her şeyi tam yapalım projeyi öyle çıkarırız denilen beklemekte olan projeler…
  • 30-11-2025, 17:22:51
    #6
    SemihCAN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Güzel tespitler.
    Değerli yorumunuz için teşekkür ederim
    cozucem adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Masaya yumruğu vurmak" Bunu oracle bile yapamıyor bu ne kibir

    Baştan yakılacakları açıkla anlaş dediğini yap bitti
    "Masaya yumruğu vurmak" cümlesinde kastım, sadece yazılımcının genel prensipleri korumasıdır. Bu kısım gayet anlaşılır diye düşünüyorum. Burada yazılımcının bu tavrı yazılımcı tarafını korumaz, müşteri tarafını korur. Prensiplerini baştan belirten ve proje süresince buna uyan bir geliştirici varsa o proje başarılı olur. Ve hiçbir zaman gerçek bir kapsamlı proje ortamında baştan yapılacakları anlaş, dediğini yap bitti şeklinde olaylar basit ilerlemez. En azından bunlar benim nacizane fikirlerim, tabiri caizim ağır kaçmış olabilir ama zaten gerçekler ağırdır.

    multiwhatsapp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tespitler doğru ama sonuç değişmez. En azından üçüncü dünya ülkelerinde değişmez. Çerez parasına site yaptığını iddia edenler olduğu müddetçe bu değişmez. En büyük problem yazılımcılarda bence. Yazılımcılar kolay manipüle edilebilen insanlar. Tüccar kafasındaki olanlar da bunun farkında olduğu için yazılımcıları parmaklarında kolayca oynatabiliyorlar. Ama onların da bilmediği birşey var. Yazılım işi ameleye duvar yaptırmaya benzemez. Yazılımcı mutlu değilse sen istediğin kadar manipüle et istediğin kadar ikna et istediğin kadar parmağında oynat o iş olmaz. En sonunda en büyük zararı kendine edersin. Yazılımcı başka bir yerde işe girip hayatına devam eder ama sen kendini süper zeki zanneden tüccar kafalı herif zarar edersin.
    Doğru söze ne hacet?


    mizmu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haklısınız.
    Her şeyi tam yapalım projeyi öyle çıkarırız denilen beklemekte olan projeler…
    Yazılımcının kafasını da, müşterinin kafasını da çok ağrıtır. Beynimiz sandığımız kadar kompleks değil, 10 tane 1 saatlik iş, 1 tane 80 saatlik işten daha yorucudur. MVP önemlidir .
  • 30-11-2025, 20:50:26
    #7
    ozgur_medya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Değerli yorumunuz için teşekkür ederim

    "Masaya yumruğu vurmak" cümlesinde kastım, sadece yazılımcının genel prensipleri korumasıdır. Bu kısım gayet anlaşılır diye düşünüyorum. Burada yazılımcının bu tavrı yazılımcı tarafını korumaz, müşteri tarafını korur. Prensiplerini baştan belirten ve proje süresince buna uyan bir geliştirici varsa o proje başarılı olur. Ve hiçbir zaman gerçek bir kapsamlı proje ortamında baştan yapılacakları anlaş, dediğini yap bitti şeklinde olaylar basit ilerlemez. En azından bunlar benim nacizane fikirlerim, tabiri caizim ağır kaçmış olabilir ama zaten gerçekler ağırdır.


    Doğru söze ne hacet?



    Yazılımcının kafasını da, müşterinin kafasını da çok ağrıtır. Beynimiz sandığımız kadar kompleks değil, 10 tane 1 saatlik iş, 1 tane 80 saatlik işten daha yorucudur. MVP önemlidir .



    İşte bu yüzden yazılımcı ile müşteri konuşturmam
    Sana basit gelen bir cümle o işi bitirmeye yeter

    Yapılması gereken :

    Ben Tek satıcı ( Yazılımcı) değilim Kibir yapmamanın mantığı yok
    Onun bana ihtiyacı olduğundan çok benim ona ihtiyacım var
    Kullanıcı ihtiyaçlarını bilmez ben dışardan bir gözle bakıp eksikleri söylemeliyim
    Müşteriye Her şeyi NET ŞEKİLDE YAZILI VERMELİ ve Kısa bir sözlü özet geçmeli

    Ama en önemli olan :
    İşi bitiremezsem rezil olurum düşüncesine sahip olmalı