• 19-11-2025, 03:25:56
    #1
    Selam olsun,

    Biliyorum şimdi okumaktan imtina eden arkadaşlarımız alternatiflerini yazar ya da farklı eleştiriler yapar.
    Haklarıdır zira onları konu ediyorsam o eleştirileri yapmalarını istiyorumdur zaten, belki yazarken fark ederler.

    Kitap dediğimiz şey kağıt üzerine çizilen şekiller ve karakterler değildir.
    O kitabı yazan kişinin hayatında edindiği tecrübeyi, çeşitli olay ve kişilerle aktarmasıdır ya da bir bilgiyi, düşünceyi diğer insanlara aktarmaktır. Bunun gibi birçok tanım yapılabilir hepsi eksik ama hepsi doğrudur.

    Kısaca kitap dediğimiz şey bizim başımıza gelen, içinde kaldığımız durumlar ve karşılaştığımız kişilerin hepsini her versiyonda daha önceden bize anlatan değerli bir kaynaktır.
    Kitap okumayan insan eksikten kastıma gelirsek...
    İnsan okumadığında başına gelen olayları, karşılaştığı kişileri ya da içinde kaldığı durumları ilk kez deneyimlediğinden okumaktan imtina ettiği kitaplarda yüzlerce kez anlatılmış olayları yaşayan bir karakter oluyor.

    Daha önce deneyimlenmiş durumlardan bihaber olunca insan başına gelen her olayı ilk kez deneyimlediğinde çok basit ama ömrü boyunca izlerini taşıyacağı sonuçlarla karşılaşabilir.
    Bir insanın 20 30 yıllık deneyimini, gözlemleriyle, düşünceleriyle ve sorgulamalarıyla size aktardığı bir kitap varken bundan uzak durup daha önce her varyasyonu yazılmış durumları en kötü senaryoda yaşamak bana pek mantıklı gelmiyor.

    Elbette kitap okuyup hayatımızı o kitaptaki gibi yaşayalım gibi bir zırvadan bahsetmiyorum.
    Hani biz insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerimizden olan bilgi, deneyim aktarımı var ya işte ondan bahsediyorum.
    Ben bu tip konular açınca yargısı ön saflarda olan baĞzı arkadaşlar konuyu zeka, akıl, başarı gibi algılayıp gönül koyuyor.
    Kitap okumayanlar zekasız, akılsız ve başarısızdır diye bir şey yazmıyorsam yazmaktan imtina ettiğim için değil öyle düşünmediğim içindir.
    Benim size karşı düşünmediğimi siz kendinize karşı düşünmeyin.

    Kitap okumayan insan zeki olabilir, akıllı olabilir, başarılı olabilir lakin binlerce yıllık insan deneyimini okuyarak elde etmek yerine 30 yıllık kişisel deneyimiyle yaşıyorsa en naif şekilde eksiktir.
    Biliyorum "ben kitap okumadan şöyle yapıyorum" "illa kitap mı okumak lazım" gibi yanıtlar gelecek.
    Gelsin.

    Kitap ile kıyaslanan her şey temelde aynı değildir.
    Video izleyerek, özet okuyarak bir şeyler öğrenilebilir ama kitap okumak biraz daha farklı bir şey.
    Mesela Muhammed İkbal'in bir kitabını okursanız sadece kitapta yazılanları değil yazarın hakkında da bilginiz olur.
    Yazarın hakkında bilginiz olduğunda o yazarın yazdıklarını çok daha iyi anlayabilirsiniz.
    Sadece yazılanı değil yazılma nedenini, yazılma amacını yani işin deruni tarafına sirayet edebilir insan.

    Mesela ben bu konuyu açtım ve üşenmeyip bu satıra kadar okudunuz.
    Yazdıklarıma katılırsınız, katılmazsınız, eleştirirsiniz, takdir edersiniz, anlarsınız, anlamazsınız.
    Ama bu konuyu neden açtığımı, neden bu tür konular açtığımı bilirseniz okuduğunuzda farklı bir manzara görebilirsiniz.
    Bir özet, video size bunları veremez o yüzden kitap okumayan eksik kalır.

    Videolar, özetler değersizdir gibi bir şey çıkmasın elbette değerlidir ve insana kattığı bir şey olur.
    Ben sadece eksiktir yazmak istedim.
    Okumak güzeldir, insan sağlığına zararı yok diye dışlamayın.
    Sevilesi bir şey.
  • 19-11-2025, 03:30:06
    #2
    döktürmüşsünüz hocam
  • 19-11-2025, 03:31:44
    #3
    Kitap bitirmedim hiç hayatımda ama 30 tane @serterefendi; yazısı okudum çünkü daha sürükleyici bence
    • serterefendi
    serterefendi bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 19-11-2025, 03:39:33
    #4
    Saygılar hocam,
    Geçen günlerde bir ara aklıma düştü okumayı çok azalttığımı farkettim halbuki çocuk yaşta keyif alırdım okumaktan teknoloji hayatımıza o kadar adapte oldu ki fiziksel kitap okuma isteğimizi yitirdik diye düşünüyorum her gün bir şeylere maruz kalıp içi dolu boş bir sürü metin okuyoruz elimizdeki telefonlarla bilmiyorum siz ne düşünürsünüz?
    ​​​​​​​​​​
  • 19-11-2025, 03:46:55
    #5
    yunuscelebi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Saygılar hocam,
    Geçen günlerde bir ara aklıma düştü okumayı çok azalttığımı farkettim halbuki çocuk yaşta keyif alırdım okumaktan teknoloji hayatımıza o kadar adapte oldu ki fiziksel kitap okuma isteğimizi yitirdik diye düşünüyorum her gün bir şeylere maruz kalıp içi dolu boş bir sürü metin okuyoruz elimizdeki telefonlarla bilmiyorum siz ne düşünürsünüz?
    Selam olsun,

    Bunu dert emek ayrı bir meziyet.
    Ben yapı gereği bahanelerle haşır ve haliyle neşir olan biri değilim.
    Yani bir insan kitap okumuyorsa, okumamayı tercih etmiştir.
    Bugün teknoloji deriz, 20 sene önce vakit yok derdik, ondan önce başka bir şey.
    Bahane her zaman bir şekilde bulunur bence biraz insan kalkan yapıyor bahaneleri.

    Okumak isteyen telefonu kenara koyup kitabın kapağını açabilir yani teknik olarak bir engel yok
  • 19-11-2025, 03:55:46
    #6
    backlinkmatik.com
    Aklı selim kitap okuyan +10
    Okumayan 0
    Fesli mısır kitaplari okuyan -100

    Kısacası kitap okumaktan ziyade ne okuduğun da önemli
  • 19-11-2025, 04:18:37
    #7
    Başlığı görünce şöyle bir sahne canlandı gözümde nedense

  • 19-11-2025, 04:19:22
    #8
    Forumda ne zaman şiir gibi yazılmış bir mesaj görsem yorum sahibi siz oluyorsunuz ve artık bakmadan anlaşılabiliyor
    Değerli bilginize katılıyorum.

    Saygılarla
  • 19-11-2025, 07:11:40
    #9
    "bağzı" "bazan" gibi dil bilgisinde olmamasına rağmen kasıtlı olarak sokak ağzıyla yazılmış sözcükler görmeyeli sanki bir ömür geçmiş gibi. kitap okumayan insan eksiktir!.. bilemeyiz. bir karakterin iç sesi zihninde yankılanırken, hissederek o yolculuğa ortak mı değil mi bilemeyiz. tarihi bir kitap okurken zafer anında gururlanmıyorsa, bir yenilginin utancını sırtlayıp damarlarına pompalanan kan etini yakmıyorsa, geçmiş hatalardan ders çıkartıp kendinden sonrakilere daha iyi yarınları düşlerinde bile tasarlamıyorsa, kahramanlardan ilham alıp adaletsizliğe baş kaldırmıyorsa... insanı tamamlayacak şey yapay tecrübeler veya kolayca erişilmiş bilgi değildir. insanı tamamlayan şey sorgulamaktır; sorgulanmamış her tecrübe ve bilgi henüz kilidi çevrilmemiş hazine dolu bir sandık gibidir. sorgulanmamış her deneyim salt ve dogmatiktir. 13-20 yaş dönemlerimde günde 3 kitaba kadar okuduğum oldu. sizin bahsettiğiniz durum bende ters tepti. okudukça insanların ne kadar cahil olduğunu gördüm, okudukça insanların doğruya ulaşmak için değil doğru bildiklerini korumak için tartıştıklarını gördüm. gördüm ve okudukça eksildim. okumak bende bir şeylerin tamamlanmasına değil, rüzgarın kayadan aldığı tozlar gibi yavaş yavaş eksilmeme sebep oldu. "okumak" kelimesi bile anlamıyla tezat! okuyor musun? hayır öğrenci değilim. dediğiniz gibi, zekanın okumak ile alakası yok. muhtemelen bir insanın en zeki olduğu dönem 18-25 yaş aralığıdır, ancak o dönem de ne yazık ki tecrübe yoktur. inanılmaz bir zeka, sorgulanmamış bir hayatla boşa gidebilir. okumak, gördüğüm kadarıyla sizi de tamamlamamış. anlatmak istiyorsunuz, anlayacak kimseyi bulamıyorsunuz. sizde yazıp kendi kendinize anlatıyorsunuz, bir umut belki okuyanlardan biri anlar diyerek. okumak insanı diğerlerinin cahilliğiyle yaralar ve eksiltir.