Selam olsun,

Biliyorum şimdi okumaktan imtina eden arkadaşlarımız alternatiflerini yazar ya da farklı eleştiriler yapar.
Haklarıdır zira onları konu ediyorsam o eleştirileri yapmalarını istiyorumdur zaten, belki yazarken fark ederler.

Kitap dediğimiz şey kağıt üzerine çizilen şekiller ve karakterler değildir.
O kitabı yazan kişinin hayatında edindiği tecrübeyi, çeşitli olay ve kişilerle aktarmasıdır ya da bir bilgiyi, düşünceyi diğer insanlara aktarmaktır. Bunun gibi birçok tanım yapılabilir hepsi eksik ama hepsi doğrudur.

Kısaca kitap dediğimiz şey bizim başımıza gelen, içinde kaldığımız durumlar ve karşılaştığımız kişilerin hepsini her versiyonda daha önceden bize anlatan değerli bir kaynaktır.
Kitap okumayan insan eksikten kastıma gelirsek...
İnsan okumadığında başına gelen olayları, karşılaştığı kişileri ya da içinde kaldığı durumları ilk kez deneyimlediğinden okumaktan imtina ettiği kitaplarda yüzlerce kez anlatılmış olayları yaşayan bir karakter oluyor.

Daha önce deneyimlenmiş durumlardan bihaber olunca insan başına gelen her olayı ilk kez deneyimlediğinde çok basit ama ömrü boyunca izlerini taşıyacağı sonuçlarla karşılaşabilir.
Bir insanın 20 30 yıllık deneyimini, gözlemleriyle, düşünceleriyle ve sorgulamalarıyla size aktardığı bir kitap varken bundan uzak durup daha önce her varyasyonu yazılmış durumları en kötü senaryoda yaşamak bana pek mantıklı gelmiyor.

Elbette kitap okuyup hayatımızı o kitaptaki gibi yaşayalım gibi bir zırvadan bahsetmiyorum.
Hani biz insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerimizden olan bilgi, deneyim aktarımı var ya işte ondan bahsediyorum.
Ben bu tip konular açınca yargısı ön saflarda olan baĞzı arkadaşlar konuyu zeka, akıl, başarı gibi algılayıp gönül koyuyor.
Kitap okumayanlar zekasız, akılsız ve başarısızdır diye bir şey yazmıyorsam yazmaktan imtina ettiğim için değil öyle düşünmediğim içindir.
Benim size karşı düşünmediğimi siz kendinize karşı düşünmeyin.

Kitap okumayan insan zeki olabilir, akıllı olabilir, başarılı olabilir lakin binlerce yıllık insan deneyimini okuyarak elde etmek yerine 30 yıllık kişisel deneyimiyle yaşıyorsa en naif şekilde eksiktir.
Biliyorum "ben kitap okumadan şöyle yapıyorum" "illa kitap mı okumak lazım" gibi yanıtlar gelecek.
Gelsin.

Kitap ile kıyaslanan her şey temelde aynı değildir.
Video izleyerek, özet okuyarak bir şeyler öğrenilebilir ama kitap okumak biraz daha farklı bir şey.
Mesela Muhammed İkbal'in bir kitabını okursanız sadece kitapta yazılanları değil yazarın hakkında da bilginiz olur.
Yazarın hakkında bilginiz olduğunda o yazarın yazdıklarını çok daha iyi anlayabilirsiniz.
Sadece yazılanı değil yazılma nedenini, yazılma amacını yani işin deruni tarafına sirayet edebilir insan.

Mesela ben bu konuyu açtım ve üşenmeyip bu satıra kadar okudunuz.
Yazdıklarıma katılırsınız, katılmazsınız, eleştirirsiniz, takdir edersiniz, anlarsınız, anlamazsınız.
Ama bu konuyu neden açtığımı, neden bu tür konular açtığımı bilirseniz okuduğunuzda farklı bir manzara görebilirsiniz.
Bir özet, video size bunları veremez o yüzden kitap okumayan eksik kalır.

Videolar, özetler değersizdir gibi bir şey çıkmasın elbette değerlidir ve insana kattığı bir şey olur.
Ben sadece eksiktir yazmak istedim.
Okumak güzeldir, insan sağlığına zararı yok diye dışlamayın.
Sevilesi bir şey.