• 16-10-2025, 16:20:23
    #1
    MODERATÖRLERE HİTABEN: KONU SİYASİ YA DA İLAÇ TAVSİYESİ DEĞİLDİR.

    Gerçekten merakımdan soruyorum. Türkiye'de üretilip, yurt dışına gönderilen bir ilaç var.

    Ronocit 1000 mg
    Etkin madde Sitikolin Sodyum
    Türkiye fiyatı 4746,53 TL
    5 ampül içeriyor.
    SGK tarafından da karşılanmadığı notu yazmışlar.

    Birebir aynı üreticinin, aynı ilacının yurt dışı fiyatı 241 TL, pahalı yerlerde 271 TL.
    Buraya kadar okuduğunuz her şey 5 günlük ürün kullanımı için.

    X marka, %100 aynı şeyi, ilaç olarak değil, takviye edici gıda olarak, 30 kapsül / 389 TL'ye Türkiye'de satıyor.

    Özetle:
    1 günlük yurt dışı doz fiyatı: 48 TL
    1 günlük yurt içi doz fiyatı: 949 TL
    1 günlük yurt içi yan ürün doz fiyatı: 12 TL
    Bu ürünlerin tamamı 1gr (1000 mg) Sitikolin içerir.

    Amaç ilaçları pahalı göstermek mi? Devleti mi soymak? Sigorta şirketlerini mi soymak? Halkı mı soymak?

    Tamamen forum kuralları içerisinde görüşlerinizi paylaşabilirseniz, ciddi anlamda anlamak için soruyorum. İlaç Türk ilacı diye Türkiye fiyatına bakayım derken denk geldiğim, şaşkınlığımı gizleyemediğim bir hadise.
    Hiçbir kontrol, denetim yokmuş giibi, sanki herkes tutturabildiğine bir şeyler satıyor.

    EKLEME: Buranın altına ekleme yapılmıştır.


    Türkiye - Türkiye Üretim - 5 günlük - 949 TL / Gün - World Medicine İlaç San. ve Tic. A.Ş.


    Azerbaycan - Türkiye Üretim birebir aynı ürün ve üretici - 5 günlük - 102 TL / gün - World Medicine İlaç San. ve Tic. A.Ş.


    Rusya - Türkiye Üretim - birebir aynı üretici, ürünün oral versiyonu - 10 günlük - 72,2 TL / gün - World Medicine İlaç San. ve Tic. A.Ş.


    Türkiye - Türkiye Üretim - Birebir aynı madde, aynı doz, farklı marka, takviye olarak satışı - 30 günlük - 12.99 TL / gün


    Polonya - Polonya Üretim - Birebir aynı madde, Aynı doz, farklı marka. 30 günlük - 24 TL / gün


    ABD - ABD Üretim - Birebir aynı madde, aynı doz, farklı marka. 40 günlük - 23.52 TL / gün
  • 16-10-2025, 16:34:08
    #2
    İlaçta düşük kur uygulaması ve ödemelerin aylar sonra topluca yapılması yüzünden ilaç firmaları da acımasızca zam yapıyor. kar edelim derken Dünyanın hiçbir yerinde elde edemeyecekleri kârları elde ediyorlar. Devletin bu işi acil düzenlemesi şart. Gerçi bununla da kim uğraşacak. Kıytırık bir vekilin bile dişi ağrısa yurtdışına tedaviye gitse tedavi masrafını da yol masrafını da otelde içtiği içkinin masrafını da yüce Türk milleti üstleniyor. Vekillerin ilaç derdi mi var?
  • 16-10-2025, 16:48:43
    #3
    Doktora gidin ama kolay kolay ilaç kullanmayın. Sağlık sistemi siz hariç herkese kazandırıyor. Sadece maddi anlamda değil. Bu güne kadar atalarımız nasıl geldiyse bitkisel ürünlerle bizde gelebiliriz. Şahsen benim uyguladığım tarife bu.
  • 16-10-2025, 18:17:43
    #4
    APT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    MODERATÖRLERE HİTABEN: KONU SİYASİ YA DA İLAÇ TAVSİYESİ DEĞİLDİR.

    Gerçekten merakımdan soruyorum. Türkiye'de üretilip, yurt dışına gönderilen bir ilaç var.

    Ronocit 1000 mg
    Etkin madde Sitikolin Sodyum
    Türkiye fiyatı 4746,53 TL
    5 ampül içeriyor.
    SGK tarafından da karşılanmadığı notu yazmışlar.

    Birebir aynı üreticinin, aynı ilacının yurt dışı fiyatı 241 TL, pahalı yerlerde 271 TL.
    Buraya kadar okuduğunuz her şey 5 günlük ürün kullanımı için.

    X marka, %100 aynı şeyi, ilaç olarak değil, takviye edici gıda olarak, 30 kapsül / 389 TL'ye Türkiye'de satıyor.

    Özetle:
    1 günlük yurt dışı doz fiyatı: 48 TL
    1 günlük yurt içi doz fiyatı: 949 TL
    1 günlük yurt içi yan ürün doz fiyatı: 12 TL
    Bu ürünlerin tamamı 1gr (1000 mg) Sitikolin içerir.

    Amaç ilaçları pahalı göstermek mi? Devleti mi soymak? Sigorta şirketlerini mi soymak? Halkı mı soymak?

    Tamamen forum kuralları içerisinde görüşlerinizi paylaşabilirseniz, ciddi anlamda anlamak için soruyorum. İlaç Türk ilacı diye Türkiye fiyatına bakayım derken denk geldiğim, şaşkınlığımı gizleyemediğim bir hadise.
    Hiçbir kontrol, denetim yokmuş giibi, sanki herkes tutturabildiğine bir şeyler satıyor.
    Bu yaziyi okuyunca aklima su geldi. Emin degilim ama asiri mantikli soyleyeceklerim seyler.
    Ureticisi TR gibi olsa patenti yurtdisinda olabilir hocam.
    Mesela Dankek kek dimi Ulker uretiyor ama patenti yurtdisinda, her satiskan kar aliyorlar.

    Ayrica Siz ilacla ile takviye gidayi kiyasliyorsunuz. Evet ayni maddeyi ayni miktarda kullaniyor olabilir ama atladiginiz birsey var.
    Takviye ilaci gelistirmek satisa sunmak kolaydir. Ilac gibi degildir. Ilacta gelistirme asamasi yillar surebilir.

    Ben patente bagli oldugunu dusnuyorum.
  • 16-10-2025, 18:33:52
    #5
    Messi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu yaziyi okuyunca aklima su geldi. Emin degilim ama asiri mantikli soyleyeceklerim seyler.
    Ureticisi TR gibi olsa patenti yurtdisinda olabilir hocam.
    Mesela Dankek kek dimi Ulker uretiyor ama patenti yurtdisinda, her satiskan kar aliyorlar.

    Ayrica Siz ilacla ile takviye gidayi kiyasliyorsunuz. Evet ayni maddeyi ayni miktarda kullaniyor olabilir ama atladiginiz birsey var.
    Takviye ilaci gelistirmek satisa sunmak kolaydir. Ilac gibi degildir. Ilacta gelistirme asamasi yillar surebilir.

    Ben patente bagli oldugunu dusnuyorum.
    İlaçla, takviyenin arasında elbette farklar var. Ancak, yurt dışındaki ürün ilaç,, takviye değil.
    İlaç, lisanslama açısından daha pahalıdır. Daha fazla izin gerektirir. Daha sıkı ve üst düzey bir üretim gerektirir. Bu açılardan, takviyeye göre, bedelinin %50-80 daha fazla olması normal. Hatta abartalım 2 kat olsun.

    Anormal olan şey şu:
    Birebir aynı şirket, birebir aynı ilacı, birebir aynı marka olarak "Ronosit" adı altında, yurt dışına satıyor. Yurt dışından kastım, tek bir ülke değil. Geniş bir pazardan bahsediyorum. Bunlar içerisinde Türk dostu olan ülkelerde var. Azerbaycan gibi. Detaylıca araştırdım çünkü. Hiçbirinde böyle bir satış bedeli yok. Tekrar tekrar Türkiye'de baktım acaba fiyat yanlış mı yazılmış diye. Bayağı her yerde aynı belirtiliyor.

    Patent konusu olsa, her ülkeye etki eder.
    Farklı ilaç markası olsa, aynı şirket tarafından satılıyor bile olsa, birine "premium" diğerine "normal" der geçersiniz. Marka değeri sonuçta.

    Ancak, ortada bir marka değeri yok. İkinci bir marka da yok.

    Gelelim bu maddeye uygun takviye ve ilaç farkına.
    İlaç: Oral içilebilir formu, sıvı olduğu için emilimi hızlı. İğne formu, injekte edilebildiği için daha hızlı. 1 ayda toplam faydayı görecekseniz, bu takviyede değişmez.
    Takviye: Kapsül olduğu için aldığınız gibi hissetmezsiniz. 1 ayda toplam faydayı görecekseniz, bu ilaçta değişmez.

    Aradaki fiyat farkı, ne Türkiye takviye versiyonu, ne de yurt dışı orjinal versiyonu ile uzaktan yakından uyumlu değil.

    Yurt dışında üretip, üzerine Türkiye yazıyor olsalar bile, yurt dışında yine pahalı olur.
  • 21-10-2025, 07:47:39
    #6
    Buna açıklama yapabilecek delikanlı yok.

    İlaç ödemeleri vadeli ama en düşük kar marjı % 60.000 ( ALTIYÜZBİN ) den fazla daha muafiyetler vs. hesaba dahil değil.
  • 21-10-2025, 09:48:33
    #7
    Dengesizliği boş verin. Bu SGK denen ucube kurum neden bu ilaç karşılamaz ? Oy toplamak için 10 yıl 15 yıl erken emekli yapıp paralarımızı hiç ederler. Kendi yaptıları hatanın bile faizini bize ödetirler. Oy toplamak için geçmiş borçları silerler. Ama düzgün bağkurunu ödeyen vatandaşa sıra gelince bu ilacı karşlamıyoruz. Neden ?
  • 21-10-2025, 10:03:21
    #8
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dengesizliği boş verin. Bu SGK denen ucube kurum neden bu ilaç karşılamaz ? Oy toplamak için 10 yıl 15 yıl erken emekli yapıp paralarımızı hiç ederler. Kendi yaptıları hatanın bile faizini bize ödetirler. Oy toplamak için geçmiş borçları silerler. Ama düzgün bağkurunu ödeyen vatandaşa sıra gelince bu ilacı karşlamıyoruz. Neden ?
    Benim ilk kariyer hayatımın başladığı dönemde emekliler ücretsiz bakılırdı, hiçbir ilaç parası ödemezlerdi. İlaç karşılanmıyorsa, %10'u yansıtılırdı. Çalışanlara ise %20 yansıtılırdı. Gizli muayene ücreti yoktu.

    Önce, hiçbir şey karşılanmamaya başlandı.
    Sonra gizli muayene ücreti geldi. Emekli & çalışan fark etmeksizin herkes her ücretsiz muayenesi için eczanelerde ilaçlara giydirilmiş muayene ücreti vermeye başladılar. Pilot uygulama 12.5 TL ile başlamıştı çok uzun yıllar önce. Ve ilk eczane ziyaretinizde sizden ilaçlarla birlikte tahsil ediliyordu.
    Ardından GSS getirdiler. Paran olsa da olmasa da, sigortan olsa da olmasa da devlete borçlan diye. Nitekim, 10 yıl sigorta yapamıyorsan, 10 yıl boyunca hastanede bakılamıyorsun. Ancak, geçmişe yönelik 10 yıl bakılmışsın gibi devlete borçlandırılıyorsun. Madem zoraki vatandaştan haraç alacaksın, bari izin ver tedavi olabilisin. Zaten ücretsiz değil, sonrdan faiziyle tahsil ediyorsun.

    Kısaca, bahsettiğiniz konu SGK değil. Devletin kendisi.

    Buyrun devletimiz:



    2026'da öngörülen yer gri olarak gösteriliyor. Hiç paramız olmasaydı, 0 olurduk. 0 olmak için bile çok para vermemiz gerek.



    Buyrun bu da diğer bir tablo. Var olan Hükümetin bütçesinin GDP'ye oranı, negatif. Hükümet her yıl vatandaşa borçlanıyor. Bu borcu ödeyebilmek için vatandaşı borçlandırıyor. Finalde herkes herkese daha çok borçlu, borcun faizinin faizi, verginin vergisinin vergisinin vergisi var.

    Uzun lafın kısası, SGK'yı boşverin. İlaç şirketleri bile denetim altında değil. Yoksa bu açtığım konunun yaşanma ihtimali olmazdı.

    SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlıdır. O da doğrudan var olan hükümetin kontrolündedir.
  • 21-10-2025, 10:09:11
    #9
    APT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Benim ilk kariyer hayatımın başladığı dönemde emekliler ücretsiz bakılırdı, hiçbir ilaç parası ödemezlerdi. İlaç karşılanmıyorsa, %10'u yansıtılırdı. Çalışanlara ise %20 yansıtılırdı. Gizli muayene ücreti yoktu.

    Önce, hiçbir şey karşılanmamaya başlandı.
    Sonra gizli muayene ücreti geldi. Emekli & çalışan fark etmeksizin herkes her ücretsiz muayenesi için eczanelerde ilaçlara giydirilmiş muayene ücreti vermeye başladılar. Pilot uygulama 12.5 TL ile başlamıştı çok uzun yıllar önce. Ve ilk eczane ziyaretinizde sizden ilaçlarla birlikte tahsil ediliyordu.
    Ardından GSS getirdiler. Paran olsa da olmasa da, sigortan olsa da olmasa da devlete borçlan diye. Nitekim, 10 yıl sigorta yapamıyorsan, 10 yıl boyunca hastanede bakılamıyorsun. Ancak, geçmişe yönelik 10 yıl bakılmışsın gibi devlete borçlandırılıyorsun. Madem zoraki vatandaştan haraç alacaksın, bari izin ver tedavi olabilisin. Zaten ücretsiz değil, sonrdan faiziyle tahsil ediyorsun.

    Kısaca, bahsettiğiniz konu SGK değil. Devletin kendisi.

    Buyrun devletimiz:



    2026'da öngörülen yer gri olarak gösteriliyor. Hiç paramız olmasaydı, 0 olurduk. 0 olmak için bile çok para vermemiz gerek.



    Buyrun bu da diğer bir tablo. Var olan Hükümetin bütçesinin GDP'ye oranı, negatif. Hükümet her yıl vatandaşa borçlanıyor. Bu borcu ödeyebilmek için vatandaşı borçlandırıyor. Finalde herkes herkese daha çok borçlu, borcun faizinin faizi, verginin vergisinin vergisinin vergisi var.

    Uzun lafın kısası, SGK'yı boşverin. İlaç şirketleri bile denetim altında değil. Yoksa bu açtığım konunun yaşanma ihtimali olmazdı.

    SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlıdır. O da doğrudan var olan hükümetin kontrolündedir.
    Çürümeyen kurum mu var hocam. Bir çok alanda yapısal reform lazım. Ama sorun şu reformu yapacaklar zaten çürümeyi yaratanlar değil mi ?