Daha önceden de söyledim, yine söylüyorum, muhtemelen uzun süre boyunca söyleyeceğim. Türkiye'de ekonomik kriz yok, planlı fakirleştirme var. 100 yıllık ülke tarihinde en uzun ekonomik kriz 6 ay sürdü. Bugün yaşadığımız olay ekonomik kriz değil. Devran değişmedikçe her sektör kan ağlayacak malesef. Ama biz yine de bir şekilde yolumuzu bulabileceğimiz bir sektördeyiz. Dededen fakir hintliler bile teknoloji sayesinde yollarını buluyorlarsa biz daha iyisini yaparız. Teknoloji üzerinden para kazanmak için teknolojinin gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Şuan yapay zeka hype kazanmışsa onunla ilgili işler yapmak gerekiyor. Yarın birgün başka birşey olur ona yönelmek gerekir. Teknoloji işinde sürekli bir değişim ve yenilik var. Bunlara kapalı olan aç kalır, kendini geliştiren, yeniliklere açık olan, hızlı öğrenen ve öğrendiğini uygulayan kazanır.
Evet sektörde gereksiz bir yazılımcı bolluğu da var. Fiyatların düşmesinde bunun da etkisi var malesef. Her sene birsürü genç mezun oluyor ve kendilerine yazılımcı diyorlar. Halbuki bunların yarısı en fazla sanayide çırak olabilir ama adam kendine yazılımcı diyor. Hem arz-talep dengesinden dolayı hem de fırsatçıların ölücülük yapmasından dolayı fiyatlar iyice dibe çekiliyor. Bu durumdan kurtulabilmek için de yine sektörün gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Klasik php'ciler, python'cular, wordpressçiler aç kalmaya mahkum. Görüntü işlemeci pythoncular, yapay zeka apilerini kullanabilen php'ciler, yapay zekaya mcp bağlayan adamlar ekmek yer, diğerleri trene bakar gibi bakar.
Planlı fakirleşme yok hocam.
Plansız fiyatlama ve harcama var.
Ekonomik bozulma sadece hükümet politikaları ile olmuyor.
Doyumsuz, aç gözülü, empati yoksunluğu olan halkımız sayesinde her geçen gün fakirleşiyoruz.
Düşünün 1 senede aynı dairenin kirası 1000 TL'den 10000 TL'ye çıkıyorsa bunun adı fırsatçılıktır.
Bu dediğim de 6 şubat depreminden önce.
Emlakçılarımız sağolsun, sarı siteden önce kendi fiyatlarını yukarı çektiler, sonra tek tek ilan sahiplerini arayıp fiyatlarınızı yükseltin dediler.
Çevredeki fiyatların yükseldiğini görenler kendi dairelerini de fahiş fiyata kiralamaya başladı.
Bazen sosyal medyada yada haberlerde ahırdan bozma evlere 20-30 bin TL isteyen ev sahipleri var.
Tamam, enflasyon arttı ama 1 senede 10 kat mı arttı?
Bugün maaşın en fazla gittiği kalem ev kirası oluyor.
2250 TL asgari ücret alan adam 1000 TL ev kirası veriyordu.
Yani asgari ücretin yarısından biraz az.
Şimdi en kötü daireler 15-20 bin TL'ye kiraya veriliyor.
Ev kiraları artınca dükkan kiraları arttı, dükkan kiraları artınca ürün ve hizmet maliyetleri arttı.
Kimisi mecburi fiyat artırdı, kimisi fırsatçılık yaptı.
Araçlar içinde aynısı oldu.
Yine çıban başı sarı sitede 2. el fiyatları aldı başını gitti.
Devlet ise serbest piyasa deyip eli böğründe bekledi.
Yüzüne bakmayacağınız tofaşlar sıfır araç fiyatına satılmaya çalışıldı.
Yani sözün özü mesele ekonomik sorunlar değil, toplumsal çürüme.