multiwhatsapp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Aynen öyle hocam sadece millet hatalı hükümet herşeyi çok doğru yapıyor. Bu hükümet bu ülkenin başına gelmiş en muhteşem hükümet. Hükümet herşeyi iyi denetliyor, vergi sistemi muhteşem, yol yapıyor, baraj yapıyor, ev yapıyor, mesela bak hatayda deprem oldu orda birsürü evler yaptılar. Allah razı olsun onlardan yıkılan evlerin enkazını bile kendi şirketlerine toplattılar. Ya toplamasalardı ne olurdu? Heryer yıkık dökük kalırdı değil mi? Ne güzel depremde ölmeyen insanların ayağına kadar hizmet götürdüler. Sonra ne bileyim mesela doların yükselmesi hükümetin suçu değil, dış güçlerin suçu. Allah belasını versin bu dış güçlerin. Bak doları ne hale getirdiler. Ama bizim kainat liderimiz var bunlarla mücadele ediyor. Boşuna mı irandan ucuza gaz almak varken amerikadan pahalıya gaz aldılar. Dış güçlerle mücadele etmek için işte. Amerikayı dış güçlerle savaşsın diye maşa olarak kullanıyor kainat liderimiz. Hüloooooooo
Benim söylediğim şeyden nasıl oldu da hükümeti övdüğümü düşündünüz acaba?
Sizinle aynı düşünmeyen, sizinle aynı görüşü paylaşmayan kişileri hemen kategorize etmeye bayılıyorsunuz.

Hadi yarın seçim oldu, x partisi geldi diyelim.
Giden hükümet seçmeni de beraberinde götürmüyor.
Yada seçmenin dünya görüşü bir anda değişmiyor.
Zaten bu noktaya gelmemize iktidarlar değil seçmenler sebep oluyor.
Sen destek vermezsen, sen koruyup kollamazsan ne iktidar ne muhalefet başına buyruk hareket edemez.

Burada amaç sorunun kaynağına ulaşmak mı yoksa günah keçisi aramak mı?
Eğer sorunu çözmek istiyorsak sorunun kaynağına inmemiz gerekiyor.
Depremden örnek vermişsiniz.
Bataklığa bina diken, deniz kumu kullanan, hurda demir kullanan, kullandığı demirin miktarını azaltan, eve erken gideyim diye betona su katıp dayanımı düşüren, işçisi, müteahhiti, belediyesi suçsuz mu?
Deniz kumunu getirip de müteahhit bununla yapacaksın bu binayı dediği zaman ses etmeyen işçi haklı mı oluyor?
Bugün İstanbul'un büyük bir çoğunluğu 80 ler de deniz kumu ve hurda demir ile yapılmış.
Allah korusun bir deprem de bu inşaat da çalışanlar da ölecek.

Yine aynı noktaya geliyoruz.
Toplumsal çürüme.
Toplum değişmeden sen başa istediğini getir hiç bir şey değişmez.
Sadece tabelalar değişir.