• 07-10-2025, 03:01:22
    #10
    firatcelikdev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Soluksuz okudum, teşekkür ederim. İnanın çok haklısınız. Artık mücadele edecek motivasyonumun dahi kalmadığını düşünüyorum. Bahsettiğiniz çocuklardan birisiyim. Bende Z kuşağıyım, 13 yaşında kendi parasını kazanmaya başlayan, aile eline bakmaktan çekinen bir insanım. Ancak artık her sabah bir düşünceyle uyanmak gerçekten çok yordu. İmkansızlarla boğuşmak, free olarak sürekli iş arama derdi, kendi projeni bul, geliştir, üret, potansiyel müşteri bul vsvs sürekli bir olur mu olmaz mı düşüncesi, karamsarlıklar...

    Son 2 aydır çok negatif bir insanım, sadece olumsuzlukları görebiliyorum başka birşey değil. Sanki hayatımda olumlu bir gelişme olmuyor uzun zamandır, aynı çarkta dönüp duruyoruz.

    Fikirleriniz çok değerli, önce mentali toparlamak lazım.
    Bu galiba her insanın belli bir döneminde yaşadığı ve yaşaması gereken bir şey aynı durumu ben de işimi batırdıktan sonra 2 sene hiç bir şey yapmadan yatarak yaşamıştım.
    Ama insanı yavaş yavaş farketmesen bile bitiren bir şey.

    Nasıl kurtulunur bilmiyorum gerçekten ben bilgisayarı öcü gibi görüp elimi dokunmuyordum 2 sene sonra oyun oynarım vs diye bilgisayarı açtığımda (normalde 7 gün uyumadan bilgisayarda oyun oynadığımı ve çalıştığımı hatırlarım) 1 saat oynayamadığımı ya da bilgisayarın başında duramadığımı farketmiştim.

    Sonra bir kaç iş alıp o işleri yapıp tekrar para kazandığımda o hevesim gelmişti bu da çok eski bir zaman değil bu arada , küçük işler olsa bile sırf bilgisayar ile çalışıp başında durmaya alışmak amaçlı yaptığım bir şeydi.
    Galiba bu durumdan çıkmanın tek yolu biraz akışına bırakıp aslında yapmak istediğin şeyi keşfetmek ki ben yine burayı seçtim belki sen seçmeye de bilirsin bu durum geçtiğinde başka işe de yönelebilirsin belli olmaz.
    Ben de 12 yaşımda başlamıştım mesela iş yapmaya reklam anlaşmaları bağlamaya o günden işleri batırana kadar da sürekli büyüterek devam etmiştim kazandığım parayı da bağlantılarımı da ama her şey bi anda yok oldu malesef.
    Yapacak bir şey yok önce kabullenmek lazım
  • 07-10-2025, 08:43:52
    #11
    Hem iş yok diyip hem de işe biçilen fiyatı beğenmemek?
  • 07-10-2025, 08:55:33
    #12
    Daha önceden de söyledim, yine söylüyorum, muhtemelen uzun süre boyunca söyleyeceğim. Türkiye'de ekonomik kriz yok, planlı fakirleştirme var. 100 yıllık ülke tarihinde en uzun ekonomik kriz 6 ay sürdü. Bugün yaşadığımız olay ekonomik kriz değil. Devran değişmedikçe her sektör kan ağlayacak malesef. Ama biz yine de bir şekilde yolumuzu bulabileceğimiz bir sektördeyiz. Dededen fakir hintliler bile teknoloji sayesinde yollarını buluyorlarsa biz daha iyisini yaparız. Teknoloji üzerinden para kazanmak için teknolojinin gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Şuan yapay zeka hype kazanmışsa onunla ilgili işler yapmak gerekiyor. Yarın birgün başka birşey olur ona yönelmek gerekir. Teknoloji işinde sürekli bir değişim ve yenilik var. Bunlara kapalı olan aç kalır, kendini geliştiren, yeniliklere açık olan, hızlı öğrenen ve öğrendiğini uygulayan kazanır.

    Evet sektörde gereksiz bir yazılımcı bolluğu da var. Fiyatların düşmesinde bunun da etkisi var malesef. Her sene birsürü genç mezun oluyor ve kendilerine yazılımcı diyorlar. Halbuki bunların yarısı en fazla sanayide çırak olabilir ama adam kendine yazılımcı diyor. Hem arz-talep dengesinden dolayı hem de fırsatçıların ölücülük yapmasından dolayı fiyatlar iyice dibe çekiliyor. Bu durumdan kurtulabilmek için de yine sektörün gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Klasik php'ciler, python'cular, wordpressçiler aç kalmaya mahkum. Görüntü işlemeci pythoncular, yapay zeka apilerini kullanabilen php'ciler, yapay zekaya mcp bağlayan adamlar ekmek yer, diğerleri trene bakar gibi bakar.
  • 07-10-2025, 08:58:30
    #13
    HizliResim.Net
    Teknolojiye ve çağa ayak uydurmak zorundasınız.

    Örnekler
    Dünya devi KODAK gibi bir firma yok oldu

    Neden ?
    Teknolojiye ayak uydurmadı kendini geliştirmedi


    NOKİA

    Noldu bir zamanlar herkesin elinde Nokia vardı şimdi nerde ?

    Teknolojiye ayak uydurmadı.


    Bizler gelişen teknoloje ayak uydurmak zorundayız, kendimizi geliştirmek yenilemek zorundayız.
  • 07-10-2025, 09:16:56
    #14
    Karamsar olmayı doğru bulmuyorum fakat bazı şeyleri de öngörebilmek güzel bir şey. Bir şey den çekilmenin zamanı geldiğine inanıyorsan o anda çekilmek alınacak en mantıklı karar. Fakat hep böyle gidecek diye düşünmek çok doğru bir düşünce değil. Bana göre yapay zekanın bu kadar ilerlediği bir zaman dilimin de yazılımcıya çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Kendini geliştiren üzerine katan daha fazla kazanacak. Bu durumdan farkı olarak ustalık gerektiren işleri ben her dönemde daha kazançlı bulurum. Öyle bir imkanın varmış değerlendirmek istemişsin hakkında hayırlısı olsun hocam.
  • 07-10-2025, 11:41:46
    #15
    bundan 3-4 önce 1.000.000 yazılımcı diye proje yapmışlardı. aklı başında olanlar bu ülkenin 1 milyon yazılımcıya ihtiyacı olmadığını biliyordu. belki de 1 milyon yazılımcının gerçekten uzman olmayacağını da düşündükleri için ses çıkarmadılar.
    devlet dediğimiz organizasyon aklı ve mantığı bir kenara bıraktığı için bugünleri yaşıyoruz. her şey plansız, programsız, kervan yolda düzülür kafasıyla yapılıyor. bireysel olarak bu mantıkla hareket edilebilir elbette fakat devlet bu işlere kaynak ayırıyor. Yani senin benim vergimi bu tarz saçmalıklara harcıyor. Fizibilite yapılmıyor yapılsa dikkate alınmıyor.

    Türkiye'de olan sektörleri, emek arz ve talebini inceleyin mesela 20 yıl sonra yaşlı bakım hizmetleri, yaşlı insanların ihtiyaçları (ilaç, bez vs) inanılmaz talep olacak. Mühendislik yerine yaşlı bakım sertifikası veya diploması almak daha fazla para kazandırabilir.
  • 07-10-2025, 13:10:41
    #16
    multiwhatsapp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Daha önceden de söyledim, yine söylüyorum, muhtemelen uzun süre boyunca söyleyeceğim. Türkiye'de ekonomik kriz yok, planlı fakirleştirme var. 100 yıllık ülke tarihinde en uzun ekonomik kriz 6 ay sürdü. Bugün yaşadığımız olay ekonomik kriz değil. Devran değişmedikçe her sektör kan ağlayacak malesef. Ama biz yine de bir şekilde yolumuzu bulabileceğimiz bir sektördeyiz. Dededen fakir hintliler bile teknoloji sayesinde yollarını buluyorlarsa biz daha iyisini yaparız. Teknoloji üzerinden para kazanmak için teknolojinin gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Şuan yapay zeka hype kazanmışsa onunla ilgili işler yapmak gerekiyor. Yarın birgün başka birşey olur ona yönelmek gerekir. Teknoloji işinde sürekli bir değişim ve yenilik var. Bunlara kapalı olan aç kalır, kendini geliştiren, yeniliklere açık olan, hızlı öğrenen ve öğrendiğini uygulayan kazanır.

    Evet sektörde gereksiz bir yazılımcı bolluğu da var. Fiyatların düşmesinde bunun da etkisi var malesef. Her sene birsürü genç mezun oluyor ve kendilerine yazılımcı diyorlar. Halbuki bunların yarısı en fazla sanayide çırak olabilir ama adam kendine yazılımcı diyor. Hem arz-talep dengesinden dolayı hem de fırsatçıların ölücülük yapmasından dolayı fiyatlar iyice dibe çekiliyor. Bu durumdan kurtulabilmek için de yine sektörün gittiği yönü takip etmek gerekiyor. Klasik php'ciler, python'cular, wordpressçiler aç kalmaya mahkum. Görüntü işlemeci pythoncular, yapay zeka apilerini kullanabilen php'ciler, yapay zekaya mcp bağlayan adamlar ekmek yer, diğerleri trene bakar gibi bakar.
    Planlı fakirleşme yok hocam.
    Plansız fiyatlama ve harcama var.
    Ekonomik bozulma sadece hükümet politikaları ile olmuyor.
    Doyumsuz, aç gözülü, empati yoksunluğu olan halkımız sayesinde her geçen gün fakirleşiyoruz.
    Düşünün 1 senede aynı dairenin kirası 1000 TL'den 10000 TL'ye çıkıyorsa bunun adı fırsatçılıktır.
    Bu dediğim de 6 şubat depreminden önce.
    Emlakçılarımız sağolsun, sarı siteden önce kendi fiyatlarını yukarı çektiler, sonra tek tek ilan sahiplerini arayıp fiyatlarınızı yükseltin dediler.
    Çevredeki fiyatların yükseldiğini görenler kendi dairelerini de fahiş fiyata kiralamaya başladı.
    Bazen sosyal medyada yada haberlerde ahırdan bozma evlere 20-30 bin TL isteyen ev sahipleri var.
    Tamam, enflasyon arttı ama 1 senede 10 kat mı arttı?
    Bugün maaşın en fazla gittiği kalem ev kirası oluyor.
    2250 TL asgari ücret alan adam 1000 TL ev kirası veriyordu.
    Yani asgari ücretin yarısından biraz az.
    Şimdi en kötü daireler 15-20 bin TL'ye kiraya veriliyor.
    Ev kiraları artınca dükkan kiraları arttı, dükkan kiraları artınca ürün ve hizmet maliyetleri arttı.
    Kimisi mecburi fiyat artırdı, kimisi fırsatçılık yaptı.
    Araçlar içinde aynısı oldu.
    Yine çıban başı sarı sitede 2. el fiyatları aldı başını gitti.
    Devlet ise serbest piyasa deyip eli böğründe bekledi.
    Yüzüne bakmayacağınız tofaşlar sıfır araç fiyatına satılmaya çalışıldı.

    Yani sözün özü mesele ekonomik sorunlar değil, toplumsal çürüme.
  • 07-10-2025, 13:17:23
    #17
    constantine38 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Planlı fakirleşme yok hocam.
    Plansız fiyatlama ve harcama var.
    Ekonomik bozulma sadece hükümet politikaları ile olmuyor.
    Doyumsuz, aç gözülü, empati yoksunluğu olan halkımız sayesinde her geçen gün fakirleşiyoruz.
    Düşünün 1 senede aynı dairenin kirası 1000 TL'den 10000 TL'ye çıkıyorsa bunun adı fırsatçılıktır.
    Bu dediğim de 6 şubat depreminden önce.
    Emlakçılarımız sağolsun, sarı siteden önce kendi fiyatlarını yukarı çektiler, sonra tek tek ilan sahiplerini arayıp fiyatlarınızı yükseltin dediler.
    Çevredeki fiyatların yükseldiğini görenler kendi dairelerini de fahiş fiyata kiralamaya başladı.
    Bazen sosyal medyada yada haberlerde ahırdan bozma evlere 20-30 bin TL isteyen ev sahipleri var.
    Tamam, enflasyon arttı ama 1 senede 10 kat mı arttı?
    Bugün maaşın en fazla gittiği kalem ev kirası oluyor.
    2250 TL asgari ücret alan adam 1000 TL ev kirası veriyordu.
    Yani asgari ücretin yarısından biraz az.
    Şimdi en kötü daireler 15-20 bin TL'ye kiraya veriliyor.
    Ev kiraları artınca dükkan kiraları arttı, dükkan kiraları artınca ürün ve hizmet maliyetleri arttı.
    Kimisi mecburi fiyat artırdı, kimisi fırsatçılık yaptı.
    Araçlar içinde aynısı oldu.
    Yine çıban başı sarı sitede 2. el fiyatları aldı başını gitti.
    Devlet ise serbest piyasa deyip eli böğründe bekledi.
    Yüzüne bakmayacağınız tofaşlar sıfır araç fiyatına satılmaya çalışıldı.

    Yani sözün özü mesele ekonomik sorunlar değil, toplumsal çürüme.
    Aynen öyle hocam sadece millet hatalı hükümet herşeyi çok doğru yapıyor. Bu hükümet bu ülkenin başına gelmiş en muhteşem hükümet. Hükümet herşeyi iyi denetliyor, vergi sistemi muhteşem, yol yapıyor, baraj yapıyor, ev yapıyor, mesela bak hatayda deprem oldu orda birsürü evler yaptılar. Allah razı olsun onlardan yıkılan evlerin enkazını bile kendi şirketlerine toplattılar. Ya toplamasalardı ne olurdu? Heryer yıkık dökük kalırdı değil mi? Ne güzel depremde ölmeyen insanların ayağına kadar hizmet götürdüler. Sonra ne bileyim mesela doların yükselmesi hükümetin suçu değil, dış güçlerin suçu. Allah belasını versin bu dış güçlerin. Bak doları ne hale getirdiler. Ama bizim kainat liderimiz var bunlarla mücadele ediyor. Boşuna mı irandan ucuza gaz almak varken amerikadan pahalıya gaz aldılar. Dış güçlerle mücadele etmek için işte. Amerikayı dış güçlerle savaşsın diye maşa olarak kullanıyor kainat liderimiz. Hüloooooooo
  • 07-10-2025, 13:49:21
    #18
    multiwhatsapp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynen öyle hocam sadece millet hatalı hükümet herşeyi çok doğru yapıyor. Bu hükümet bu ülkenin başına gelmiş en muhteşem hükümet. Hükümet herşeyi iyi denetliyor, vergi sistemi muhteşem, yol yapıyor, baraj yapıyor, ev yapıyor, mesela bak hatayda deprem oldu orda birsürü evler yaptılar. Allah razı olsun onlardan yıkılan evlerin enkazını bile kendi şirketlerine toplattılar. Ya toplamasalardı ne olurdu? Heryer yıkık dökük kalırdı değil mi? Ne güzel depremde ölmeyen insanların ayağına kadar hizmet götürdüler. Sonra ne bileyim mesela doların yükselmesi hükümetin suçu değil, dış güçlerin suçu. Allah belasını versin bu dış güçlerin. Bak doları ne hale getirdiler. Ama bizim kainat liderimiz var bunlarla mücadele ediyor. Boşuna mı irandan ucuza gaz almak varken amerikadan pahalıya gaz aldılar. Dış güçlerle mücadele etmek için işte. Amerikayı dış güçlerle savaşsın diye maşa olarak kullanıyor kainat liderimiz. Hüloooooooo
    Benim söylediğim şeyden nasıl oldu da hükümeti övdüğümü düşündünüz acaba?
    Sizinle aynı düşünmeyen, sizinle aynı görüşü paylaşmayan kişileri hemen kategorize etmeye bayılıyorsunuz.

    Hadi yarın seçim oldu, x partisi geldi diyelim.
    Giden hükümet seçmeni de beraberinde götürmüyor.
    Yada seçmenin dünya görüşü bir anda değişmiyor.
    Zaten bu noktaya gelmemize iktidarlar değil seçmenler sebep oluyor.
    Sen destek vermezsen, sen koruyup kollamazsan ne iktidar ne muhalefet başına buyruk hareket edemez.

    Burada amaç sorunun kaynağına ulaşmak mı yoksa günah keçisi aramak mı?
    Eğer sorunu çözmek istiyorsak sorunun kaynağına inmemiz gerekiyor.
    Depremden örnek vermişsiniz.
    Bataklığa bina diken, deniz kumu kullanan, hurda demir kullanan, kullandığı demirin miktarını azaltan, eve erken gideyim diye betona su katıp dayanımı düşüren, işçisi, müteahhiti, belediyesi suçsuz mu?
    Deniz kumunu getirip de müteahhit bununla yapacaksın bu binayı dediği zaman ses etmeyen işçi haklı mı oluyor?
    Bugün İstanbul'un büyük bir çoğunluğu 80 ler de deniz kumu ve hurda demir ile yapılmış.
    Allah korusun bir deprem de bu inşaat da çalışanlar da ölecek.

    Yine aynı noktaya geliyoruz.
    Toplumsal çürüme.
    Toplum değişmeden sen başa istediğini getir hiç bir şey değişmez.
    Sadece tabelalar değişir.