24 yaşındayım. Hayatımda hiç fiziksel gereksinim gerektiren hiçbir işte çalışmadım. (2 senelik bir haber sitesi editörlüğü yaptım. Evden çalışarak.) Liseyi bitirince hayatımın büyük bir kısmını evde geçirdim. Sadece dışarıya berbere, markete veya sahile kafa dinlemek için çıkıyorum. Hiçbir arkadaşım yok. Para çok harcamıyorum. Hayatımdan genel olarak memnunum. Yaşamaktan zevk alıyorum eğer bu sistemden devam edersem.
Dışarıdaki insanları gözlemliyorum. Onlara karşı empati yapınca başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissediyorum.
Beyaz yakalılar sabahın köründe işe gitmek için uyanıyorlar ve servis bekliyorlar. Sabah 9 ve akşam 5 çalıştıklarını hatırlayınca kafayı yiyecekmiş gibi oluyorum.
Hele bir de şu inşaat işçileri yok mu? 40 derece sıcağın altında işkence gibi çalışıyorlar. Bir de kocaman, yüksek binalarda çalışıyorlar. Dehşete düşüyorum onları dışarıdan izleyince. Bu insanlar bunlara nasıl katlanıyorlar?
Keşke bunlara hiç şahit olmasaydım. Dünyaya gelmeseydim. Bu dünya ve bu kapitalist sistem öyle iğrenç bir şey ki kelimelerle anlatamıyorum.
Dışarıdaki Çalışan İnsanlara Bakınca Dehşete Düşüyorum
12
●576
- 05-09-2025, 14:58:56Bize zor gelen ve bizi korkutan bütün gerçeklerle erkenden yüzleşip kabullenmemiz gerekir. Belki farklı bir örnek olacak ama örneğin vücudumuzda yaşadığımız bir sakatlık veya rahatsızlığın kalıcı olarak bizim hayatımızda var olduğunda hayat kalitemizi önemli derecede düşürüyor. Düşen bu hayat kalitesi ancak ve ancak kabullenerek aşabiliyorsunuz.
Ben çocuk hiç istemezdim çocuğu olan insanlara üzülürdüm, özgürlükleri elinden alınmış ne kadar zor durumdalar, çok büyük sorumluluk altına girmişler ve belki de evlenene kadar bu sorumluluk devam edecek diye düşünüp içimi karartırdım. Elendikten sonra çocuk yapmak için 6 sene bekledik, İlk 2 yıl benim için gerçekten çok zordu ancak onunla iletişim kurmaya başladıktan sonra anladım ki hayatımın altı üstünden daha güzelmiş.
https://youtu.be/nrm6Dd4xUfw?si=VgxdFUfQNUT1dtQA - 05-09-2025, 15:03:03Dünya vahşi bir arenadan ibarettir.
Adil değildir eşit hiç değildir.
yaşamak için mücadele etmek gerek mücadele etmeyen kişi toplum tarafından kabul edilme, ve yiyecek yemek bile bulamaz.
kimse kimseye yemek vermez,sağlık hizmeti zaten vermez. bunları kazanmak gerek bunlar için mücadele etmek gerekir o yüzden bu jenerasyon ile
daha önceki jenerasyonlar arasında fark var eski jenerasyon da hayat daha zordu interent vs yokdu çalışmak çabalamak zorundaydılar
ama şimdi o nesillerin çocukları rahatlar çünkü aileleri ben çok zorluk çektim çocuğum çekmesin dediler ( en azından diyenlerin çocukları )
ve tabi ki kapitalzm çok vahşileşti internette hep başkalarının hayatlarını görüyoruz youtuber ol,influcer ol enayi misin 10-12 saat çalışacaksın ?
e kolay yol varken kim zoru seçer ? sadece mecbur olanlar.
umarım sende mecbur kalmazsın.
evden free takıldığımız yıllar olsa keşke hep. sorumluluklar olmasa vs. o kadar yorucu ortamlarda değiliz şükür ama anlayabiliyorum birazda olsa.