24 yaşındayım. Hayatımda hiç fiziksel gereksinim gerektiren hiçbir işte çalışmadım. (2 senelik bir haber sitesi editörlüğü yaptım. Evden çalışarak.) Liseyi bitirince hayatımın büyük bir kısmını evde geçirdim. Sadece dışarıya berbere, markete veya sahile kafa dinlemek için çıkıyorum. Hiçbir arkadaşım yok. Para çok harcamıyorum. Hayatımdan genel olarak memnunum. Yaşamaktan zevk alıyorum eğer bu sistemden devam edersem.
Dışarıdaki insanları gözlemliyorum. Onlara karşı empati yapınca başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissediyorum.
Beyaz yakalılar sabahın köründe işe gitmek için uyanıyorlar ve servis bekliyorlar. Sabah 9 ve akşam 5 çalıştıklarını hatırlayınca kafayı yiyecekmiş gibi oluyorum.
Hele bir de şu inşaat işçileri yok mu? 40 derece sıcağın altında işkence gibi çalışıyorlar. Bir de kocaman, yüksek binalarda çalışıyorlar. Dehşete düşüyorum onları dışarıdan izleyince. Bu insanlar bunlara nasıl katlanıyorlar?
Keşke bunlara hiç şahit olmasaydım. Dünyaya gelmeseydim. Bu dünya ve bu kapitalist sistem öyle iğrenç bir şey ki kelimelerle anlatamıyorum.