Hocam sizin dinden soğumaya bahane arayışınız var demek ki. Ya bi insan dinden neden soğur dinin ne suçu var?
Bunca parayı kötüye kullanan adam var ama paradan soğumuyorsunuz.
Bunca kötü doktor var ama hasta olunca doktordan gitmeye çekinmiyorsunuz.
Din bu siyasi sebeplerden yada insanların kötü olmasından dolayı nasıl soğuyabilir insan? Neden ben daha güzel müslüman olup insanlara örnek bir müslüman olayım demek yok mesela?
Ben böyle düşünen insanların zaten dinle alakası olmayıp bahane olarakta bu insanları öne sürüp vicdanını rahatlatmaya çalıştığını düşünüyorum
Para da, doktor da araçtır. İnsanların kötüye kullanımı o araçların doğasını sorgulatmaz. Ama din öyle değil. Din, hem kutsal hem de topluma yön veren bir inanç sistemi. Eğer bu sistem, sürekli olarak cehaletle, çıkarcılıkla, dogmalarla temsil ediliyorsa insanlar sisteme olan güvenini kaybeder. Yani mesele sadece bireyler değil, temsil şekli.
Bir doktor hatalıysa başka bir doktora gidersiniz. Ama dinin yanlış temsil edildiği her yerde aynı zihniyeti görüyorsanız nereye gideceksiniz?
Ayrıca, bu “dinden soğuyan zaten inanmıyordu” savunması, konuyu tartışmak yerine insanları ötekileştirmek oluyor. Bu da insanları daha da uzaklaştırıyor. Kişinin vicdanıyla kurduğu ilişkiyi hafife almak, samimi sorgulamaları “bahane” diye küçümsemek çok yüzeysel bir yaklaşım.
Dinen hassas konuların bile akılla, bilimle çeliştiği yerde ısrarla savunulması, örneğin meteoroloji günler önceden yağmuru haber vermişken topluca yağmur duasına çıkılması inancı değil, aklı yorar. İnsanlar sorgular. Bu sorgulamada inancı suçlamaz, ama sistemin nasıl temsil edildiğine bakar. Ve evet, soğur.
Dine gerçekten değer veriyorsanız, onu bilimle barıştırarak, ahlaki temellerle, örnek davranışlarla temsil etmeye çalışırsınız. İnsanlara “sen zaten inanmıyordun” demekle değil.