Yıllardır tekkede hizmet eden bir derviş, yeni gelen birinin kısa sürede feyz alıp parladığını görünce içlenir: Ben bunca zamandır buradayım, neden hâlâ bu hâl? diye sorar. Şeyh tebessüm eder: Evladım, herkesin kabı başka. Onun kabı küçüktü, tez doldu; seninki geniş, derin. Dolması zaman ister ama içine aldığı deryâ da o kadar büyük olur.
Buradaki derviş kimdir duyan bilen var mı?
Bir derviş hikayesindeki dervişin ismini arıyorum.
8
●188
- 16-07-2025, 11:00:23
- 16-07-2025, 14:39:35chatgpt bir şeyler çıkardı:
Bir gün Şems-i Tebrîzî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmîye sorar:
"Söyle bana, Hazret-i Muhammed(sav) mi daha büyük, yoksa Bayezid-i Bistâmî mi?"
Mevlânâ bu soruya şaşırır ve şöyle cevap verir:
"Elbette Peygamber Efendimiz daha büyüktür."
Şems tebessüm ederek der ki:
"Ama Peygamber, 'Ya Rabbi seni hakkıyla bilemedik,' diyerek tevazu gösterirken, Bayezid 'Ben Sultanlar Sultanıyım; hırkamın içinde Allahtan başka varlık yok,' diyerek yüksek bir iddiada bulunuyor."
Bunun üzerine Mevlânâ derin bir nefes alır ve şöyle açıklar:
"Herkesin gönlü bir kap gibidir. Peygamber Efendimiz'in gönül kabı o kadar genişti ki, ne kadar ilahî aşk ile dolarsa dolsun daima daha fazlasını arzuladı, hiç tam olarak dolmadı, sürekli susuz kaldı. Bayezid'in gönlü ise küçük bir kap gibiydi; ilahî aşktan küçük bir yudum alınca hemen dolup taştı, kendinden geçti."
Bu zarif açıklama karşısında Şems hayranlık ve coşkuyla yere düşer, baygınlık geçirir. O günden sonra Mevlânâ ile Şems arasında hiç kopmayacak derin bir dostluk ve sevgi bağı kurulur. - 16-07-2025, 16:28:13Üyeliği durduruldu
- 16-07-2025, 17:14:17olmak için ölmek lazım...angelicmoon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
hocam attın oku gittin - 16-07-2025, 17:17:05Üyeliği durdurulduremzikapan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Alan Sensin, Veren Sensin, Kılan Sen!.. Ne Verdinse Odur. Dahî Nemiz Var


