Hayali, ütopik ya da masalsı bir hayattan bahsetmiyorum.
Gerçekten yaşayabileceğiniz hayat manzarası ortaya koyacağım.
Belki birilerinde farkındalık oluşur.
Ben fethiye'de yaşıyorum.
2019'da İstanbul'daki hayatımı bıraktım ve kendimi emekli ettim.
Benim tuzum kuru lakin tuzu kurutana kadar çok nem aldık.
Yani tuzu yaş olarak vakit geçirdim, kendiliğinden kurumuyor o yaş.
Konuyu tuzu yaş kafasında yazdığımı belirtmek isterim.
Size Fethiyeye 20 dakikalık mesafeden ev kiralarından bahsedeyim.
2+1 sıfır apartman dairesi 1. 2. katlar 12.000 TL 14.000 TL arası kira ücreti var.
Müstakil havuzlu, 1 2 dönümlük bahçesi olan bir villanın aylık kirasıysa yerine göre 28 ila 38 bin TL arasında.
Evlisiniz ve eşinizle asgari ücretle uzaktan çalışıyorsunuz diyelim.
45 bin TL girdiniz var.
Tamam, Villa sizin için uygun değil lakin çok güzel bir tatil bölgesinde büyük şehirden çok daha konforlu yaşayabilirsiniz.
Trafik yok, park yeri sorunu yok, en revaçta olan AVM nin bile otoparkında ikinci turu atmıyorsunuz park için.
Zeytinyağı litresi 200 220 TL, Sebze meyve büyük şehirden çok daha uygun.
Tatil masrafınız yok çünkü Türkiye'nin en güzel sahilleri 20 dakika 45 dakika arasında uzaklıkta olur.
Kışın doğalgaz masrafınız yok çünkü kış dediğiniz 2 ay hadi çok hassasınız soğuğa karşı 3 ay olsun.
Geri kalan yaz.
Ha, canınız startup kahve markalarını mı çekti?
Merak etmeyin hepsi var.
İsterseniz deniz kenarında lattenizi alıp oturup içebilirsiniz.
Yani İstanbul dışında hayat yok gibi düşünmeyin. Daha güzel hayatlar kurulabilir.
Kendi işletmelerimden biliyorum çalışacak insan bulmak gerçekten çok zor.
Gençler iş beğenmiyor, çıkart telefonu diyen dayı değilim

Benim yazdığım bölgesel bir gerçeklik.
Tatil bölgesi illerde sadece büyük şehirden geldiğiniz için bile iş bulursunuz çünkü burada işletmelerin çoğunluğu yerel halk için değil tatile gelen insanlara yöneliktir.
Yabancı/Yerli turisttir yani asıl kitle. Bunun dışında dışarıdan gelip yerleşenler ikinci kitledir. Bölge halkı son sırada yer alır.
Sırf bu yüzden iletişim kurabilen, konuşmasını ve büyükşehir jargonunu bilen insan bulmak gerçekten çok zor.
İstanbul'da kıymetsiz olan bu özellik İstanbul dışında o kadar çok kıymetli ki...
İnsanların büyükşehirlerde deprem korkusu, konforsuz evlerde konforsuz bir yaşam sürmesini şahsen dert ediyorum.
Herkes mutlu olsun isterim zira mutluysan bu mutluluğu yine mutlu insanlarla paylaşabilirsin.
Elbette büyükşehir koşuşturmasını, o hareketliliği ve kaosu seven insanlar var.
O insanlar konunun dışında zira benim anlattığım en güzeli diye bir iddiam yok.
Her insan nerede nasıl bir yaşam sürerek mutlu olacağını bilir ve mutluysan doğru olan senin yaptığındır.
Ben sadece böyle niyeti olan ama bir miktar cesaret edemeyen arkadaşlara yazmak istedim.
İnanın büyükşehirlerde yaşamak kadar zor değil.
Düşünün, aklınıza düşsün, kanınıza gireyim diye yazmak istedim.
