• 30-06-2025, 22:02:35
    #1
    Ben mi delirdim yoksa millet mi anlamıyorum, millet acayip şeylere sevinir olmuş, kimisi araba aldım size de kısmet olur belki diyor, kimisi atanmış çalışırsanız siz de başarabilirsiniz diyor, ev almış herkesin gönlüne göre versin bir gün siz de sahip olursunuz diyor, her şey herkes normalleşmiş,

    bunun daha alt seviyesi ne olabilir mesela, cep telefonu aldım, aylarca çalıştım birikim yaptım, emin olun birim yaparak zorlanmadan elde edebilirsiniz, başarmanın yarısı inanmaktır dostlar veya daha da alt seviyesi bugun karnımı doyurdum siz de şanslı gününüzdeyseniz doyurabilirsiniz mi olcak yani🤔
  • 30-06-2025, 22:04:26
    #2
    İnsanların suçu yok ki. Bir öğretmen atanıp 1+1 ev kiralayabildiği için çok mutluysa bunun sorumlusu o paylaşımı yapan öğretmen midir yoksa atanmanın o ülkede mucize gibi olması mıdır?
  • 30-06-2025, 22:07:22
    #3
    Yeşil SEO İnt. Hiz.
    Yeni evlenenler de darısı başına diyor.

    hahaha
  • 30-06-2025, 22:10:22
    #4
    nasirjones adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanların suçu yok ki. Bir öğretmen atanıp 1+1 ev kiralayabildiği için çok mutluysa bunun sorumlusu o paylaşımı yapan öğretmen midir yoksa atanmanın o ülkede mucize gibi olması mıdır?
    Bana tuhaf geldi, bilmiyorum artık zaten konuyu da bu yüzden açtım, youtube yorumlarında karşılıyorum daha çok, bu sizin dediginiz 1+1 ev tutma mutluluguyla ilgili en az 100 yorum okudum, konuya eklemeye unuttum siz hatırlatmış oldunuz, bana tuhaf gelen kısmı mutluluk kısmının hep dillendirilmesi, sebepler sonuçlar kimsenin umrunda değil, normalleşmiş çünkü.
  • 30-06-2025, 22:14:08
    #5
    Ya kafan güzel olacak ya da kaderin nazdrovya
  • 30-06-2025, 22:15:22
    #6
    Yesil SEO adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yeni evlenenler de darısı başına diyor.

    hahaha
    Evet ama o kültürümüzde olan bir şey, çok eskiden beri vardı, ben daha sonradan eklenip normalleşmiş kısımlara takıldım, anlamayanlar için chatgpt editi yapalım:

    Bu yazıda yazar, toplumda başarı ve mutluluk ölçütlerinin sığlaştığını ve tuhaflaştığını sorguluyor. Özellikle sosyal medyada sıkça gördüğümüz "başardım, siz de başarabilirsiniz" tarzı paylaşımların içi boş geldiğini ifade ediyor.

    Yazar, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamayı bile büyük bir başarı gibi sunmaya başladığını ve bu durumun aslında toplumsal çöküşün veya normalleşmiş yoksulluğun bir yansıması olduğunu düşündürüyor.

    Son kısımda ise bu durumun ne kadar absürtleşebileceğini ironik bir şekilde gösteriyor:

    "Bugün karnımı doyurdum, siz de şanslı gününüzdeyseniz doyurabilirsiniz..."

    Bu ifadeyle, insanların çok temel şeylerle övünür hale gelmesinin eleştirisi yapılıyor. Yani yazar, “ben mi yanlış düşünüyorum, yoksa gerçekten toplumda değerler mi değişti?” diyerek kişisel bir yabancılaşma hissini de dile getiriyor.

    Özetle:
    Yazar, insanların artık çok sıradan şeylerle övünmesini ve bunu başarı gibi sunmasını eleştiriyor; bu durumu sorgularken hem ironi yapıyor hem de kendi anlam arayışını ortaya koyuyor.
  • 30-06-2025, 22:24:30
    #7
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    nesil geçişi eskiden biri araç alınca kuyruğunu düzeltelim derdi işte adetti ozamanlar o nesil sorgulamıyor du geçis dönemi.
  • 30-06-2025, 22:32:02
    #8
    trk2019 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben mi delirdim yoksa millet mi anlamıyorum, millet acayip şeylere sevinir olmuş, kimisi araba aldım size de kısmet olur belki diyor, kimisi atanmış çalışırsanız siz de başarabilirsiniz diyor, ev almış herkesin gönlüne göre versin bir gün siz de sahip olursunuz diyor, her şey herkes normalleşmiş,

    bunun daha alt seviyesi ne olabilir mesela, cep telefonu aldım, aylarca çalıştım birikim yaptım, emin olun birim yaparak zorlanmadan elde edebilirsiniz, başarmanın yarısı inanmaktır dostlar veya daha da alt seviyesi bugun karnımı doyurdum siz de şanslı gününüzdeyseniz doyurabilirsiniz mi olcak yani🤔

    Basitçe açıklayayım kardeşim.
    İnsanlar sosyal varlıklardır ve insanlar haz alma şekillerine göre 2 türe ayrılır.

    Birinci grup bir başarı elde etmekten, bir kazanç sağlamaktan, bir değer elde etmekten büyük haz duyar.
    İkinci grup ise sosyal olarak onaylanmaktan büyük haz duyar.
    Yani bazı insanlar için bir başarıya nail olmanın kendisi büyük haz verirken bazı insanlar için bu başarı toplum içinde takdir edilmiyorsa başarıdan haz almak mümkün değildir.
    Yani birileri aferin delisidir ve kardan, paradan, başarıdan bağımsız olarak aferin ile motive olurlar.

    O yüzden şirketlerde ayın elemanı diye bir uygulama vardır.
    Çünkü prim ile para ile performansı artmayan kitlenin performansını arttırmanın yolu onları sosyal olarak takdir etmektir.

    İnsanların hedefleri ve kapasiteleri farklı seviyelerde olduğu için kendi seviyelerine göre bir başarıya ulaştıklarında takdir istiyorlar.
    Bu forumda bir ton alırım bir hayırlı olsun konusu bulabilirsiniz.
    Ya da şu telefonu aldım, şu bilgisayarı aldım, şu arabayı aldım, çalışma masamızı paylaşalım, anlık alalım gibi diğer insanların yorumlarını isteyen konular açıyorlar.
    Amaç birileri hayırlı olsun desin, çok güzelmiş desin, aferin desin.
    Çünkü o aferini, o hayırlı olsunu almadan sosyal tabiri ile hava atmadan o başarının tadını alamıyor kendilerini motive edemiyorlar.

    Bir fıkra ile özetleyeyim.
    Bir erkek ile Monica Belluci bir uçak kazasından kurtulup ıssız bir adada mahsur kalmışlar.
    Bir kaç hafta içinde aralarında bir yakınlık olmuş ve birlikte olmaya başlamışlar.
    Bir kaç ay sonra erkek çok mutsuz olmaya başlamış.
    Monica Belluci sormuş neden bu kadar üzgünsün seni mutlu etmek için ne yapabilirim diye.
    Adam Monica Belluci'ye sen bir oyuncusun bir kaç saat bir erkek taklidi yapabilir misin benimle erkek gibi konuşabilir misin demiş.
    Monica Belluci de kabul etmiş ve KANKA NABER NELER YAPIYORSUN? demiş.
    Adam hemen yanıt vermiş, KANKA İNANMAYACAKSIN AMA 1 AYDIR HER GÜN MONİCA BELLUCİ İLE YATIYORUM.

    Yani bazı insanlar için kimsenin görmediği spor araba, kimsenin bilmediği güzel sevgili, kimsenin duymadığı lüks ev, kimseye söyleyemediği bol para ve başarı keyifli değil.
    O hayırlı olsunu, aferini, takdiri, gıptayı görmeden mutlu olamıyorlar.
    Ve toplumda bu tarz insanların sayısı daha fazla.
  • 30-06-2025, 22:45:43
    #9
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Basitçe açıklayayım kardeşim.
    İnsanlar sosyal varlıklardır ve insanlar haz alma şekillerine göre 2 türe ayrılır.

    Birinci grup bir başarı elde etmekten, bir kazanç sağlamaktan, bir değer elde etmekten büyük haz duyar.
    İkinci grup ise sosyal olarak onaylanmaktan büyük haz duyar.
    Yani bazı insanlar için bir başarıya nail olmanın kendisi büyük haz verirken bazı insanlar için bu başarı toplum içinde takdir edilmiyorsa başarıdan haz almak mümkün değildir.
    Yani birileri aferin delisidir ve kardan, paradan, başarıdan bağımsız olarak aferin ile motive olurlar.

    O yüzden şirketlerde ayın elemanı diye bir uygulama vardır.
    Çünkü prim ile para ile performansı artmayan kitlenin performansını arttırmanın yolu onları sosyal olarak takdir etmektir.

    İnsanların hedefleri ve kapasiteleri farklı seviyelerde olduğu için kendi seviyelerine göre bir başarıya ulaştıklarında takdir istiyorlar.
    Bu forumda bir ton alırım bir hayırlı olsun konusu bulabilirsiniz.
    Ya da şu telefonu aldım, şu bilgisayarı aldım, şu arabayı aldım, çalışma masamızı paylaşalım, anlık alalım gibi diğer insanların yorumlarını isteyen konular açıyorlar.
    Amaç birileri hayırlı olsun desin, çok güzelmiş desin, aferin desin.
    Çünkü o aferini, o hayırlı olsunu almadan sosyal tabiri ile hava atmadan o başarının tadını alamıyor kendilerini motive edemiyorlar.

    Bir fıkra ile özetleyeyim.
    Bir erkek ile Monica Belluci bir uçak kazasından kurtulup ıssız bir adada mahsur kalmışlar.
    Bir kaç hafta içinde aralarında bir yakınlık olmuş ve birlikte olmaya başlamışlar.
    Bir kaç ay sonra erkek çok mutsuz olmaya başlamış.
    Monica Belluci sormuş neden bu kadar üzgünsün seni mutlu etmek için ne yapabilirim diye.
    Adam Monica Belluci'ye sen bir oyuncusun bir kaç saat bir erkek taklidi yapabilir misin benimle erkek gibi konuşabilir misin demiş.
    Monica Belluci de kabul etmiş ve KANKA NABER NELER YAPIYORSUN? demiş.
    Adam hemen yanıt vermiş, KANKA İNANMAYACAKSIN AMA 1 AYDIR HER GÜN MONİCA BELLUCİ İLE YATIYORUM.

    Yani bazı insanlar için kimsenin görmediği spor araba, kimsenin bilmediği güzel sevgili, kimsenin duymadığı lüks ev, kimseye söyleyemediği bol para ve başarı keyifli değil.
    O hayırlı olsunu, aferini, takdiri, gıptayı görmeden mutlu olamıyorlar.
    Ve toplumda bu tarz insanların sayısı daha fazla.
    insan doğasıyla ve toplum yapısıyla açıklayıp asıl sorunu yine yeniden normalleştirmişsiniz 👍 suçu topluma atarak sistematik çürümeyi sorgulamak yerine alışmayı savunuyorsunuz, ben zaten konuyu bu yüzden açmıştım.