• 03-06-2025, 02:08:14
    #1
    Selam olsun,

    Bazen kendi başıma çalışma odamda yazıp çizerken birden dünyadan koptuğumu hissediyorum ve Atatürk'ü düşünürken buluyorum kendimi.
    Bir Atatürkçü olarak kimsenin Atatürk'ü sevmesini ya da saygı duyması gerektiği gibi şeylere pek önem vermem.
    Herkes kendi bilgi, kültür, değer yargıları, kapasitesiyle orantılı bir düşünceye sahip olacaktır.

    Hayatında 4.000 den fazla kitap okumuş, bir ülke kurmuş, zaferler kazanmış ve devrimler yapmış biri için ömründe cin ali ve okuma fişleri dışında kitap okumamış birinin ne düşündüğü pek önemli değildir.
    Kitap okumaya takılıyor bazı arkadaşlar, okumuyorum ama diye giriyor konuya ama mesela kitap okumak değil, kendini bilimsel ve beyin olarak geliştirmekten bahsediyorum. Kah kitap okuyarak kah fikir alışverişi yaparak insan kendisini geliştirebilir illa kitap değil yani. Elbette kitap bu işin bence en kolay ve mantıklısı ama kişiden kişiye değişebilir zira kimisi gerçekten okuyamıyor. Başka şekilde geliştirebilir kendisini.

    Düşünüyorum...

    Millet arkamda, komutanlar arkamda bir devlet kurmuşum ve saltanat teklif edilmiş...
    Buna hayır demek için nasıl birisi olmak gerektiğini ayrıca düşünüyorum.
    Eminim ki çoğumuz buna evet diyecektir ama Atatürk neden hayır dedi?
    Hilafet, saltanat bunlar bir insanın hayır diyeceği makamlar değil zira bir insan için en büyük makamlardır.

    Mustafa'yı Atatürk yapan etkenleri ve süreçleri iyi bilmek gerekiyor.
    Hepimiz gibi sıradan bir çocuk olan Mustafa ne oldu, neler yaşadı, nelere tanık oldu ve nasıl kendisini geliştirdi ki Atatürk oldu?
    Bu soru uzun süredir peşinden koştuğum bir sorudur ama birçok cevabı kendimce bulsam bile tam olarak bu denklemi çözdüm diyemem.

    Atatürk gibi binlerce kitabı sayfalarına notlar alarak okuyan, araştıran ve sorgulayan birinin ortaya attığı fikirlere sığ şekilde bakılamaz. Elbette bazıları bakmak isteyebilir ama bu bakışlarının bir değeri olmaz.

    Güneş Dil Teorisi, Türk Tarih Kurultayları, Mu kıtası, Şapka devrimi vb. girişimlerini örneğin şapka devrimi için "ne yani şapka takınca ne oluyor?" diye sorgulayanların varacağı bir nokta yoktur.
    Şapka devriminin dünyada simgelediği bir mana vardır, bu tip devrimlerin bir gerekçesi vardır. Bunları bilmeden "ne yani" diye cümle kurmak sizi tatmin etse bile aklı başında insanlar için pek önemli olmaz.

    Mu kıtası ya da güneş dil teorisi gibi konularda araştırmalar yaptırmasının ya da Türk tarih kurultaylarının belirli amaçları vardı.
    Tek tek ele alınca kendince bölük pörçük düşünceler olabilir ama bunların neden konu edildiğini ya da neye dayanarak konu edildiği üzerine bilginiz yoksa bu konular hakkında bir anlama ya da değerlendirme şansınız yoktur.
    Atatürk'ü anlamak için öncelikle Atatürk'ü tanımak gerekiyor.

    Bilmekten bahsetmiyorum ya da sevmekten bahsetmiyorum.
    Bunlar güzel şeyler ama benim anlatmak istediğim şey anlamak.
    Mustafa'yı Atatürk yapan yaşanmışlıklar, süreçler, etkilendiği fikir ve yazarlar hakkında detaylı bilgiye ulaşmamız lazım.
    Mesela Atatürk'ün temel olarak en çok askeri lise ve yabancı romancılardan etkilendiğini yüzeysel olarak yazabilirim. Buna ilave olarak Selanik'te babasının uğradığı çete saldırıları ya da o dönem ki tarikat liderlerinin yaptıkları gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

    Atatürk'ü sevebilirsiniz, Atatürk'ü bilebilirsiniz, Atatürk'ü saygı ile anabilirsiniz ve bunlarla birlikte Atatürk'ü anlayabilirsiniz.
    Atatürk'ü anlamak için temel başlangıç noktası tekrar olacak ama Mustafa çocuğu Atatürk yapan süreci, olayları, etkilendiği kişileri ve doğrularını iyi idrak etmek gerekiyor.

    Atatürk ülkemizde sevilir ve sayılır.
    Bazı kişilerce bilinir ama Atatürk'ü anlama konusunda tıpkı Kurtuluş savaşlarındaki gibi bir avuç insan var diyebilirim.

    Rahmet ile anıyorum.
    Anlayamayarak ölsem bile en azından anlamaya yakınlaşmaya çalışmaktan büyük onur duyuyorum.

    Bu konuyu bir Atatürk sözüyle bitirelim...

    Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet, vatana ihanettir.
  • 03-06-2025, 02:19:42
    #2
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Konumuz Atatürk'ü, Mehmet'i ya da Dini kullanan siyasetçiler ya da kişiler değil.
    Atatürk'ü anlamak üzerine bir yazı sadece.
    Bahsettiğim kişilerin varlığını inkâr etmediğin için teşekkürler.
  • 03-06-2025, 02:23:43
    #3
    turbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bahsettiğim kişilerin varlığını inkâr etmediğin için teşekkürler.
    Bende osmanli gelecek diyen tayfadan nefret ediyorum
  • 03-06-2025, 02:24:13
    #4
    turbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bahsettiğim kişilerin varlığını inkâr etmediğin için teşekkürler.
    Selam olsun,

    İnkar edilecek bir şey değil ki, neden inkar edilsin.
    Bu ülkede Atatürk'ü, Türklüğü, İslam dinini, Ölmüş çoğu kişi ve kavramı sonuna kadar istismar eden, kullanan birçok insan var.
    Daha doğrusu sömürülecek konu hakkında kimin bilgisi yoksa onu kandıran bir kesim var.
    Atatürk hakkında bilgisi yoksa o damardan, Din hakkında bilgisi yoksa o damardan, Türklük hakkında bilgisi yoksa o damardan işleyerek kendilerine kalkan yapıyorlar.

    Bizi 3 damardan kandırdıklarına göre bu üç konu hakkında temel bilgimizin olması lazım ki bu istismarlar olmasın.
  • 03-06-2025, 02:28:14
    #5
    LyriC adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bende osmanli gelecek diyen tayfadan nefret ediyorum
    Selam olsun,

    Osmanlı tıpkı Göktürk gibi tıpkı Selçuklu gibi Türkiye gibi bizim devletimizdir.
    Türk devlet yapısında bir önceki devletin geri gelmesi gibi bir durum söz konusu değildir.
    Osmanlı yaptığı iyi ve kötü şeylerle doğru ve yanlışlarıyla tarihteki yerini almıştır.
    Osmanlı geri gelecek diyen kadar olmasa bile hala Göktürk devletini bekleyenler var.
    Bu kişiler hep olur ama Türk tarihini bilen herkes bilir ki Türkler asla önceye dönmez.
  • 03-06-2025, 02:42:59
    #6
    turbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu ülkede en nefret ettiğim insanlar. Atatürk maskesi takmış namussuz Şer...fsiz insanlardır. Bunların Jübilesini son dönemde bana bakan Atatürk'ü görür diyen karaktersizdir.
    Atatürk dini bir değer değildir, ulaşılamayacak imkansız bir karakter de değildir, bu yüzden kişinin kendini atatürke benzetmesi de kötü bir şey değildir bu bir. İkincisi bu ülkede herkes atatürk gibi olmak isteydi veya kendini atatürk gibi görüyor olsaydı şuan ki durumlardan bin kat daha iyi durumda olurduk. En azından kendini peygamber ilan etmiyor, allah benim canımı alsın ona versin, o mehdidir, o peygamberdir diyen cahil bir kitlesi de (Malum Parti) kadar yoktur. Tabi ki kötü kullanan var fakat inanın din kadar değil. Zaten sizi tanımıyor olamama rağmen sol görüşe olan nefretinizi ve bağnazlığınızı fark edebiliyorum. Üçüncüsü, İmam oğluna hakaret edereken kendinizi küçülttüğünüzün farkına varın, ha yok ben ederim diyorsanız ve tırnağım kadar cesaretiniz varsa aynı hakaretleri dini kullananlara da edin de görelim
    İyi geceler.
  • 03-06-2025, 02:45:21
    #7
    eycreative adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Atatürk dini bir değer değildir, ulaşılamayacak imkansız bir karakter de değildir, bu yüzden kişinin kendini atatürke benzetmesi de kötü bir şey değildir bu bir. İkincisi bu ülkede herkes atatürk gibi olmak isteydi veya kendini atatürk gibi görüyor olsaydı şuan ki durumlardan bin kat daha iyi durumda olurduk. En azından kendini peygamber ilan etmiyor, allah benim canımı alsın ona versin, o mehdidir, o peygamberdir diyen cahil bir kitlesi de (Malum Parti) kadar yoktur. Tabi ki kötü kullanan var fakat inanın din kadar değil. Zaten sizi tanımıyor olamama rağmen sol görüşe olan nefretinizi ve bağnazlığınızı fark edebiliyorum. Üçüncüsü, İmam oğluna hakaret edereken kendinizi küçülttüğünüzün farkına varın, ha yok ben ederim diyorsanız ve tırnağım kadar cesaretiniz varsa aynı hakaretleri dini kullananlara da edin de görelim
    İyi geceler.
    Seni ve senin gibileri tanıyorum. ZAFERE GİDEN HER YOL MUBAHTIR. diyenlerdensiniz.
  • 03-06-2025, 02:56:22
    #8
    Hocam turpbey midir nedir engelleyin gitsin gözünüzü seveyim. Şöyle bir konuda bile fitne çıkarma peşinde.
  • 03-06-2025, 03:00:36
    #9
    turbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Seni ve senin gibileri tanıyorum. ZAFERE GİDEN HER YOL MUBAHTIR. diyenlerdensiniz.
    Hoşunuza gitmeyecek ama

    "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"