Selamün Aleyküm. (BİLİMSEL KANIT 1)
Kuran, 1400 yıl önce evrenin sonsuz bir genişleme içinde olduğunu müjdelerken, bilim dünyası bu gerçeği ancak 1929 yılında Edwin Hubble sayesinde keşfedebilmiştir. Hubbleın yaptığı gözlemler, galaksilerin birbirinden uzaklaştığını ve evrenin sürekli genişlediğini ortaya koymuştur. Bu durum, Kuranın hak kitap olduğunun ve kaynağının doğru olduğunun ispatıdır.
(Zariyat Suresi, 51:47) Göğü Biz kuvvetli bir yapı ile inşa ettik; Biz şüphesiz genişleticiyiz.
ÖNEMLİ NOT ;
Dostlarım kolay gelsin öncelikle şunu belirtmek isterim (Burası asla tartışmak için açılan bir konu değildir inanmayanlar varsa bile biz saygı duyuyoruz inananlar için paylaşımlar yapıyoruz inanmayalar arkadaşlarımız varsa düşünmeye davet ediyoruz burada seri halinde paylaşacak olduğum Ayetler ve bilimsel ispatlar olarak ilerleyeceğiz) (Tekrar belirtiyorum tartışmak için asla yorum yazmayınız görüşmek isteyen olursa telefonda görüşe biliriz ve tartışıla biliriz ama biz inananlar olarak kendimizce böyle bir şey yapmak istiyoruz saygılarınız için teşekkür ederiz hepinize bol kazançlar dileriz.
Kuranın Bilimle Buluşması: Hak Kitabın Kanıtları 1
34
●724
- 28-05-2025, 14:12:18Tartışma amaçlı değil yanlış bilgiyi düzeltme amaçlıdır:
Zariyat Suresi 47. ayet Sümer tabletinde aynı kelimelerle yazıyor. Cümle birebir aynı. Yani bu bilgi Kur'an'a değil Sümerlilere aitmiş. Ankara Üniversitesi Sümeroloji bölümünde tabletin çevrilmişi vardı. Bilmeyenler için Sümerler İslam'dan binlerce yıl önce yaşamıştı.
Peki bunu İlahi bir bildirim olarak alırsak... Sümer tabletinin devamı yanlış. Sümer tabletinin devamında dünya silindir şeklindedir de diyor. - 28-05-2025, 14:14:37Biz böyle bir kaynağa rastlamadık araştırdık fakat böyle bir kaynak var ise bilmek isteriz yanlış bilgiyi düzeltme amaçlı yazmışsınız fakat yanlış bir bilgi yoktur sizden ricam böyle bir bilginiz var ise PM olarak ilete bilirsiniz veya cevap vermeden kaynağı direk alt tarafa bıraka bilirsiniz teşekkürler.phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 28-05-2025, 14:15:53Sizlere katılıyorum asla tartışmak için açılan bir konu değildir hepimiz bir birimize saygı duymayı öğrenmeliyizMisafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 28-05-2025, 14:19:13Guzel, O zaman sizi dusunmeye davet ediyorum.ayazbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Halbuki Kuranda "ilk" denilen bircok sey icin Sumerliler yuzyillar oncesinde zaten belirtmisler. Gok kubbe, yildizlar, dagitilmis/genisletilmis gibi terimler hepsi onlarda var.
Madem cok "bilimsel" arastirmalari seviyorsun, onlari da arastirmani davet ediyorum. - 28-05-2025, 14:19:21Kuran bir bilim kitabı değildir. Ancak onun içeriğinde yer alan birçok ifade, bilimsel veriler ışığında daha derin ve etkileyici şekilde anlaşılabilir. Çünkü Kuran, kainatı yaratan Allahın kelamıdır. O hâlde elbette tabiatın yasalarıyla çelişmez; aksine, onları işaret eder.ayazbey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İkinci Kanıt: Her Canlının Lisanı ve İletişimi
Kuranda yer alan şu ayet, bu noktada dikkat çekicidir:Göklerde ve yerde olanlar Onu tesbih eder. Ama siz onların tesbihlerini anlayamazsınız.
Bu ayet ilk bakışta, yıldızların, dağların ya da hayvanların Allahı zikrettiğini mecazî anlamda anlatıyor gibi görünebilir. Ancak dikkatli bakıldığında burada çok daha derin bir mesaj vardır: Her varlık bir tür iletişim hâlindedir. Bu iletişim de, aslında Allahın varlığına ve kudretine delildir.
(İsra Suresi, 44)
Bilimin Yeni Keşfi: Atomlar ve Hücreler Konuşuyor
Modern bilim, özellikle 20. ve 21. yüzyılda, atomlar ve hücreler arasında gerçek bir iletişim sistemi olduğunu ortaya koymuştur. Gelişmiş mikroskop teknolojileriyle yapılan çalışmalarda şu gözlemler yapılmıştır:
- Atomlar birbirine yaklaştırıldığında titreşimsel bir etkileşim gözlenmiştir.
- Hücreler, karşılaştıkları diğer hücrelere sinyal göndererek adeta Sen kimsin? sorusunu iletir.
- Diğer hücre ise bu sinyali bir alıcı gibi alır ve kimliğini tanıtacak yanıtı verir.
Bu olay, askerî bir birliğin sınırlarını koruması gibi işler. Sınırı geçen şüpheli unsur tanımlanır, sorgulanır ve tehditse yok edilir. Tüm bu süreçlerde hücreler arası bir iletişim dili kullanılır.
Kuranın İşareti: Her Varlık Kendi Lisanıyla Konuşur
Kuran-ı Kerim bu sistemi asırlar öncesinden şu şekilde ifade etmiştir:Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Ancak siz onların tesbihlerini anlamazsınız.
(İsra, 44)
Her biri kendi lisanıyla tesbih eder. (Nur, 41in tefsirlerinde bu mana genişletilir.)
Burada geçen tesbih sadece Allahı yüceltmek değil, aynı zamanda varlığın kendi yaratılış diliyle iletişim kurması anlamına da gelir. Canlılar sadece bilinçli varlıklar değildir. Hücreler, sinirler, hatta atomlar bile yaratılışlarının gereği olan bir iletişim sistemiyle birbirlerine mesaj gönderirler.
Kuran, 7. yüzyılda siz onların lisanını anlayamazsınız diyerek, bu iletişimin insana kapalı ama gerçek olduğunu bildirmiştir. Bilim ise bunu ancak yüzyıllar sonra, mikroskobik düzeyde gözlemleyebilmiştir. - 28-05-2025, 14:21:26Elhamdülillah. Bunu yazdığın için çok teşekkür ederiz. Bilimsel ispatlara devam edeceğiz PDF ve kitap halinde yayın evlerine sunacağız inşaALLAH (CC) birazdan ikinci seriyi paylaşıyorum bakmanızı rica ederiz.fyazilim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle