Kuran bir bilim kitabı değildir. Ancak onun içeriğinde yer alan birçok ifade, bilimsel veriler ışığında daha derin ve etkileyici şekilde anlaşılabilir. Çünkü Kuran, kainatı yaratan Allahın kelamıdır. O hâlde elbette tabiatın yasalarıyla çelişmez; aksine, onları işaret eder.
İkinci Kanıt: Her Canlının Lisanı ve İletişimi
Kuranda yer alan şu ayet, bu noktada dikkat çekicidir:
Göklerde ve yerde olanlar Onu tesbih eder. Ama siz onların tesbihlerini anlayamazsınız.
(İsra Suresi, 44)
Bu ayet ilk bakışta, yıldızların, dağların ya da hayvanların Allahı zikrettiğini mecazî anlamda anlatıyor gibi görünebilir. Ancak dikkatli bakıldığında burada çok daha derin bir mesaj vardır:
Her varlık bir tür iletişim hâlindedir. Bu iletişim de, aslında Allahın varlığına ve kudretine delildir.
Bilimin Yeni Keşfi: Atomlar ve Hücreler Konuşuyor
Modern bilim, özellikle 20. ve 21. yüzyılda, atomlar ve hücreler arasında gerçek bir
iletişim sistemi olduğunu ortaya koymuştur. Gelişmiş mikroskop teknolojileriyle yapılan çalışmalarda şu gözlemler yapılmıştır:
- Atomlar birbirine yaklaştırıldığında titreşimsel bir etkileşim gözlenmiştir.
- Hücreler, karşılaştıkları diğer hücrelere sinyal göndererek adeta Sen kimsin? sorusunu iletir.
- Diğer hücre ise bu sinyali bir alıcı gibi alır ve kimliğini tanıtacak yanıtı verir.
Eğer karşı hücre aynı organizmaya ait değilse, bu tanımlama bir
tehdit algısı oluşturur. O durumda ilk hücre, bağışıklık sistemini harekete geçirerek antikor üretimi başlatır. Alyuvarlar ve akyuvarlar, o bölgeye yönlendirilir ve yabancı hücre yok edilmeye çalışılır.
Bu olay,
askerî bir birliğin sınırlarını koruması gibi işler. Sınırı geçen şüpheli unsur tanımlanır, sorgulanır ve tehditse yok edilir. Tüm bu süreçlerde hücreler arası bir iletişim dili kullanılır.
Kuranın İşareti: Her Varlık Kendi Lisanıyla Konuşur
Kuran-ı Kerim bu sistemi asırlar öncesinden şu şekilde ifade etmiştir:
Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Ancak siz onların tesbihlerini anlamazsınız.
(İsra, 44)
Her biri kendi lisanıyla tesbih eder. (Nur, 41in tefsirlerinde bu mana genişletilir.)
Burada geçen
tesbih sadece Allahı yüceltmek değil, aynı zamanda varlığın kendi yaratılış diliyle iletişim kurması anlamına da gelir. Canlılar sadece bilinçli varlıklar değildir. Hücreler, sinirler, hatta atomlar bile
yaratılışlarının gereği olan bir iletişim sistemiyle birbirlerine mesaj gönderirler.
Kuran, 7. yüzyılda siz onların lisanını anlayamazsınız diyerek, bu iletişimin insana kapalı ama gerçek olduğunu bildirmiştir. Bilim ise bunu ancak yüzyıllar sonra, mikroskobik düzeyde gözlemleyebilmiştir.