• 10-03-2025, 23:51:18
    #1
    Herkese iyi geceler, farklı bir beyin fırtınası için forum ruhuna uymadığını düşünebileceğiniz, muhtemelen uzun uzun okumayacağınız bir konu ile gecenizi meşgul edeyim dedim.

    Konumuz Hadisler
    Öncelikle LÜTFEN hakaret, aşağılayıcı ve küçümseyici cümleler... Kısacası insanlık sınırları dışında kalan yorumlar yapmayalım. Konu bilgi vermek, yönlendirme yapmak veya bilgileri yanlışlamak amacıyla değildir, farklı fikirleri gözlemlemek ve düşünceleri tartmak içindir. Dolayısıyla konuda yer alan her cümle yanlışlanabilir veya düzeltilebilir.

    Öncelikle bir kaç kaba bilgi verelim.
    1) Genel kabul görür hadis yazarları İslam'ın gelişinden yaklaşık 250-300 sene sonra yaşamıştır.
    2) Bu insanlara ait eserlerin orijinalleri yoktur, örnekleri kendilerinden yüzyıllar sonrasına, İslam'ın gelişinden ise en az 500 sene sonrasına aittir.
    3) Toplam hadis sayısı yüz binlerle ifade edilirken (tekrarlar ve farklı rivayetlerle birlikte), sahih hadis sayısı ise 10.000-20.000 civarındadır. Tahmini olarak %5 bile değil.
    4) Hadisleri desteklediği, doğruladığı düşünülen tarihi kaynaklar hadislerle aynı döneme ait olup yine hadislerin gölgesinde yazılmıştır. Kendi dönemine ait yazılı eser nerdeyse yok denecek kadar azdır
    5) Kur'an bir çok yerde, Kur'an'ın yeterli olduğunu, eksik olmadığını ve insanın Kuran'dan sorumlu olacağını söyler.


    Özetleyelim ve sorularımıza geçelim.
    Hadislerin sözlü aktarım yoluyla 500+ yıl boyunca korunduğu iddiası, insan hafızasının ve aktarım süreçlerinin doğası gereği tutarsız ve imkansızdır.

    Yüzbinlerce hadis arasından sadece "kulağa hoş gelen" veya belirli bir amaca hizmet edenlerin seçilmiş olması, hadislerin güvenilirliğini zedeler. Bu durum, hadislerin objektif bir şekilde değerlendirilmediğini, aksine öznel yargılarla filtrelendiğini gösterir.

    Tarihsel olaylarla hadislerin uyumlu olup olmadığını değerlendirmek ise, tarihsel kaynakların da güvenilirliği sorununu beraberinde getirir. Tarihsel kaynakların çoğu, hadislerin yazıya geçirildiği dönemde veya sonrasında oluşturulmuştur. Bu nedenle, tarihsel olayların hadislerle uyumlu olup olmadığını değerlendirmek, döngüsel bir mantığa yol açar. Güvenilir olmayan bu kaynakların kullanımı doğal olarak hadislerin güvenilirliğini belirleme konusunda yetersiz kalır.

    Hadisler olmadan Kur'an eksik kalır mı ?
    Evet eksik kalır ve eksik kalması gereklidir.
    Herhangi bir konuda belli başlı sonuçlara ulaşmak için hadise bakmamız zorunlu ise biz Kur'an'ı açıklamaya değil hadisleri Kuran'da aramaya çalışıyoruz demektir. Örneklendirmek gerekirse oruç ibadetini ele alalım. Sadece Kur'an'a bakan biri orucunu günümüzdeki şekliyle tutamaz, çünkü bunu açıklayacak hadislere, rivayetlere ve diğer kaynaklara ihtiyaç duyar.
    Peki yanlış olan şey Kuran'da bugün tutulan orucun yer almıyor, açıklanmıyor olması mı yoksa orucun yanlış anlaşılmış olması mı ?
    Ya Kuran'da zaten olmayan bir şeyi arıyorsan ?
    Ya hadisleri Kuran'da arayıp bulamayınca hadislere ihtiyaç var diye düşünüyorsan ?


    Peki o halde oruç nedir nerden bileceğiz ?
    Oruç denilen eylem nasıl yapılır, neye yarar nerden bileceğiz ? Kimden nerden öğreneceğiz orucu ?

    En'am Suresi, 114. Ayet:"
    "Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size kitabı açıklanmış olarak indirmiştir."

    İsra Suresi, 12. Ayet:
    "Biz her şeyi apaçık bir kitapta sayıp yazmışızdır."

    Fussilet Suresi, 3. Ayet:
    Bu, bilen bir kavim için ayetleri açıklanmış bir kitaptır."

    Nahl Suresi, 89. Ayet:
    "Biz bu kitabı, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara bir hidayet, rahmet ve müjde olarak indirdik."
  • 11-03-2025, 00:07:49
    #2
    Not=Konudaki iddaa ile alakalı yorum yazmadim.
    Tüm dinler ve dinler tarihi ile alakalı kısa bir bilgi paylaşmak istedim. Antik çağlarda yalan bilginin nasil hızlıca yayılabildiği ile alakalı.

    Telegramdan bir arkadaş bana hadisler 200 yıl sonra yazıldı. Çok kısa bir zaman demişti 200 yıl. O zaman aklıma bu konuda bir düşünce gelmemişti.
    Ondan sonra bir video izledim.
    2000lerin başında Kuran yırtan kız maymuna dönüştü şeklinde dilden dile yayılan yalan bir hikaye vardı.
    Ve bu hikaye çok kısa sürede tüm dünyada infial yaratmış, tüm Müslüman alemi inanmıştı.
    Durum bu olduğuna göre günümüzde bu zamanda bile böyle yalan bir bilgi yayılıyor ise, İnternetin olmadığı izbe zamanlarda yalan bilginin ne derece hızlıca yayılabileceğini daha iyi anladım.

    Anlattiğimin Tüm detaylar bu videoda

    https://youtu.be/b4LYdmsUJ2o?si=wa3D-m8wAYX198pX
  • 11-03-2025, 00:08:13
    #3
    Özet geçeyim: Kuranda olmayan orucu neden tutalım (denilmek istenmiş)
  • 11-03-2025, 00:11:12
    #4
    Onur89TR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Özet geçeyim: Kuranda olmayan orucu neden tutalım (denilmek istenmiş)
    Okumamanız normal ama okumadan "Özet geçmek" normal değil
  • 11-03-2025, 00:20:27
    #5
    Kur'an-ı Kerim'de oruç yok mu ?
    En önemli ve açık ifade eden ayetler Bakara Suresi’nin 183-185. ayetleridir. Özellikle oruç ibadetinin emredildiği ayet şudur:
    Bakara Suresi, 183. ayet:

    "Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz (takvaya ulaşırsınız)."
    Devamındaki 184 ve 185. ayetlerde ise orucun süresi, Ramazan ayının önemi, oruç tutamayanların durumu ve kolaylıklar açıklanmaktadır:
    • Bakara Suresi, 184. ayet:
    "(Oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruç tutmaya güç yetiremeyenler ise fidye olarak bir yoksulu doyurur. Her kim gönüllü olarak fazlasını yaparsa, o kendisi için hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."
    • Bakara Suresi, 185. ayet:
    "Ramazan ayı öyle bir aydır ki, onda insanlara yol gösterici, doğru yolu ve hakkı batıldan ayıran belgeler olarak Kur’an indirilmiştir. Sizden kim bu aya erişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı yüceltmenizi ister; umulur ki şükredersiniz."
    Ancak Kur'an bu ayette tam olarak kaç gün olduğunu doğrudan belirtmemiş, bunu Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadisleriyle netleştirmiştir.


    Buradan net olarak anlaşılan şudur:
    • Kur'an'da oruç tutulması gereken günler, Ramazan ayı olarak belirtilmiştir.
    • Ramazan ayı, İslami takvime göre hilalin görülmesiyle başlayıp bir sonraki hilalin görülmesine kadar sürer.
    • Bu süre, yaklaşık olarak 29 veya 30 gündür.
  • 11-03-2025, 01:12:30
    #6
    Değişik değişik iddaalar. Garip.


    https://www.youtube.com/watch?v=BHynHXWoYkY
  • 11-03-2025, 01:59:23
    #7
    Hadisler olmadan Kuran eksik kalıyor.
    Kalıplaşmış olarak bana Kuran yeter diyenler var fakat en basiti ibadetleri bile hadisler sayesinde uygulanıyor.

    Hadis meselesi tam bir karmaşa , mantıklı olan var olmayan var , kimini kabul ediyorlar kimini etmiyorlar.

    Günümüze uymayan Hadis varsa direk reddediyorsun.
    200 yıl önce kabul gören hadis bugün reddedilebiliyor.

    Mesele din olduğunda inanç adı üstünde mantık aranmıyor.
    Zaten dinlerde aileden aktarıldığı için mecburen ister istemez kabul ediliyor.

    Azınlık bir kesim mantığının sesini susturamıyor ve sorguluyor.

    İnsanoğlu on binlerce yıl şimşek tanrısı , x tanrı b tanrı diye bir çok dine tanrıya inanmış. Bu sürekli devam etmiş bir tanrı yok olmuş diğeri gelmiş.
    Bu insanların torunlarının torunları .... yazdığı Hadisler gerçekten ne kadar güvenilir.