Herkese iyi geceler, farklı bir beyin fırtınası için forum ruhuna uymadığını düşünebileceğiniz, muhtemelen uzun uzun okumayacağınız bir konu ile gecenizi meşgul edeyim dedim.

Konumuz Hadisler
Öncelikle LÜTFEN hakaret, aşağılayıcı ve küçümseyici cümleler... Kısacası insanlık sınırları dışında kalan yorumlar yapmayalım. Konu bilgi vermek, yönlendirme yapmak veya bilgileri yanlışlamak amacıyla değildir, farklı fikirleri gözlemlemek ve düşünceleri tartmak içindir. Dolayısıyla konuda yer alan her cümle yanlışlanabilir veya düzeltilebilir.

Öncelikle bir kaç kaba bilgi verelim.
1) Genel kabul görür hadis yazarları İslam'ın gelişinden yaklaşık 250-300 sene sonra yaşamıştır.
2) Bu insanlara ait eserlerin orijinalleri yoktur, örnekleri kendilerinden yüzyıllar sonrasına, İslam'ın gelişinden ise en az 500 sene sonrasına aittir.
3) Toplam hadis sayısı yüz binlerle ifade edilirken (tekrarlar ve farklı rivayetlerle birlikte), sahih hadis sayısı ise 10.000-20.000 civarındadır. Tahmini olarak %5 bile değil.
4) Hadisleri desteklediği, doğruladığı düşünülen tarihi kaynaklar hadislerle aynı döneme ait olup yine hadislerin gölgesinde yazılmıştır. Kendi dönemine ait yazılı eser nerdeyse yok denecek kadar azdır
5) Kur'an bir çok yerde, Kur'an'ın yeterli olduğunu, eksik olmadığını ve insanın Kuran'dan sorumlu olacağını söyler.


Özetleyelim ve sorularımıza geçelim.
Hadislerin sözlü aktarım yoluyla 500+ yıl boyunca korunduğu iddiası, insan hafızasının ve aktarım süreçlerinin doğası gereği tutarsız ve imkansızdır.

Yüzbinlerce hadis arasından sadece "kulağa hoş gelen" veya belirli bir amaca hizmet edenlerin seçilmiş olması, hadislerin güvenilirliğini zedeler. Bu durum, hadislerin objektif bir şekilde değerlendirilmediğini, aksine öznel yargılarla filtrelendiğini gösterir.

Tarihsel olaylarla hadislerin uyumlu olup olmadığını değerlendirmek ise, tarihsel kaynakların da güvenilirliği sorununu beraberinde getirir. Tarihsel kaynakların çoğu, hadislerin yazıya geçirildiği dönemde veya sonrasında oluşturulmuştur. Bu nedenle, tarihsel olayların hadislerle uyumlu olup olmadığını değerlendirmek, döngüsel bir mantığa yol açar. Güvenilir olmayan bu kaynakların kullanımı doğal olarak hadislerin güvenilirliğini belirleme konusunda yetersiz kalır.

Hadisler olmadan Kur'an eksik kalır mı ?
Evet eksik kalır ve eksik kalması gereklidir.
Herhangi bir konuda belli başlı sonuçlara ulaşmak için hadise bakmamız zorunlu ise biz Kur'an'ı açıklamaya değil hadisleri Kuran'da aramaya çalışıyoruz demektir. Örneklendirmek gerekirse oruç ibadetini ele alalım. Sadece Kur'an'a bakan biri orucunu günümüzdeki şekliyle tutamaz, çünkü bunu açıklayacak hadislere, rivayetlere ve diğer kaynaklara ihtiyaç duyar.
Peki yanlış olan şey Kuran'da bugün tutulan orucun yer almıyor, açıklanmıyor olması mı yoksa orucun yanlış anlaşılmış olması mı ?
Ya Kuran'da zaten olmayan bir şeyi arıyorsan ?
Ya hadisleri Kuran'da arayıp bulamayınca hadislere ihtiyaç var diye düşünüyorsan ?


Peki o halde oruç nedir nerden bileceğiz ?
Oruç denilen eylem nasıl yapılır, neye yarar nerden bileceğiz ? Kimden nerden öğreneceğiz orucu ?

En'am Suresi, 114. Ayet:"
"Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size kitabı açıklanmış olarak indirmiştir."

İsra Suresi, 12. Ayet:
"Biz her şeyi apaçık bir kitapta sayıp yazmışızdır."

Fussilet Suresi, 3. Ayet:
Bu, bilen bir kavim için ayetleri açıklanmış bir kitaptır."

Nahl Suresi, 89. Ayet:
"Biz bu kitabı, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara bir hidayet, rahmet ve müjde olarak indirdik."