Aynen öyle.
Hırsızlığın yatarı 2 yıl mesela. Adamın 22 dosyası var. 2 tanesi yargıtayda onaylanınca içeri alıyorlar sonra ardarda patlıyor ve 44 yıl yatar çıkıyor. Yani kimse "ön kapıdan giriliyor, arkadan çıkılıyor" zannetmesin.
Abla bu Mustafa gibi tiplerde şöyle bir zihniyet var. "Herkese yazarım, herkesten 100-200-500-1000 tokatlarım miktar düşük olduğu için kimse peşime düşmez" kafası. Bu çok yanlış ve cahilce. Senin de dediğin gibi dosyalar üst üste eklenir, miktara değil suçun unsurlarına bakılır. Kasıt varsa iş biter.
Bir kişiyi 1000 TL dolandırmasındansa 10 kişiyi 100 TL dolandırması daha kötü çünkü zincirleme suç olayı oluyor.
Tabii bunun olabilmesi için o 10 kişinin, oturma organını bilgisayarın başından kaldırıp savcılığa gitmesi lazım. Herkes giderse savcılar da suç kaydını (GBT) gördüklerinde nooluyo kardeşim diyip işi daha ciddiye alırlar. Adamın hakkında tek şikayet varsa çünkü, bazen hukuki ihtilaf deyip suç unsuru değildir şeklinde hareket ediyor. Genelde bilişimden anlamayan savcılar bunu yapar. Takipsizlik kararı çıkar.
Yani dolandırılan herkesin miktarın büyüğüne küçüğüne bakmadan gidip savcılığa şikayet etmesi gerekir. Seyyit Çağlı da çok rahattı. Şimdi kafasını cezaevinde duvardan duvara vuruyordur.
Bu Mustafa Düşünceli de konuya yazanlara selam göndermiş falan, koçum aynı yolun yolcususun, sonun farklı olmayacak. Bir gün farkına vardığında iş işten geçmiş olacak.