• 15-12-2024, 11:56:59
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Real freedom is only in your head!


    Batı medeniyetleri tüketimi eğlenceyi laubaliliği ve başıboşluğu ÖZGÜRLÜK adı altında pazarladı. İnsanların ciddi bir çoğunluğu da bu aldatmacaya inandı. İçki uyuşturucu fuhuş zina prngrf kumar vb eğlence alanları ile insanlara sahte keyifler dolu bir eğlence dünyası yarattılar.

    Bu sahre renkler ve ışıklar altında insanlar şehir denilen açık hapishanelerinde gönüllü olarak yaşamayı kabul etti. Doğadan koparılmış şehir hapishanelerinde mutlu yaşamak için de zamanlarını, beyinlerini ve bedensel kuvvetlerini ipotek ettirdi.

    Yaşadıkalrı hayatı hiçbir şekilde sorgulamayan insanlar, dünyanın her yerinde hemen hemen aynı işleyen sistemin içinde çarkın bir dişlisi olmaya çabaladı.

    ***

    Düşünün, yaptığınız işte sadece bir gün işe gitmeseniz tüm sistem zarar ediyor. Ancak siz canınız istediğinizde bir gününüzü ailenize sağlığınıza vs ayıramıyorsunuz.

    En iyi sosyal hakların verildiği işletmelerde bile önceden izin alıp belli bir süre içinde işinizi halledip , bağlı olduğunuz makineye geri dönmeniz gerekiyor. Sosyal hakalrın gaspedildiği işyerlerine hiç değinmiyorum bile...

    ...


    Bugün dünyada refah düzeyi en yüksek ülkeler avrupa ve amerikada. Ancak onlarda da mutluluk için ciddi bir performans sergilemeniz ve zamanınızı satmanız gerekiyor. performanıs yeterli olmayanlar ise sokaklarda evsiz veya madde bağımlısı olarak, bir hayvan kadar değeri olmadan yaşayıp gidiyor.


    ***


    Yani nerde olursanız olun mutluluk için tüm hayatınızı emeğinizi gücünüzü aklınızı ipotek etmeniz gerekiyor.

    Bugün öğle yemeğinde bazıları lüks restoranda pahalı yemekler yiyecek, bazıları ise kuru ekmek bulduğuna şükredecek. Ancak çoğunluğumuz sistemin bir kölesi olarak yaşamaya devam edecek!...
  • 15-12-2024, 12:04:09
    #2
    anlayana değerli bir yazı olmuş. teşekkürler
  • 15-12-2024, 12:22:55
    #3
    Vay be. Bunları düşünmeye başladığımda, daha doğrusu aydınlandığım günden bir sonraki gün bölge müdürlüğüne terfi almıştım. ne kadar rahatsız olmuştum. Gecemi günümü sevmediğim para için kölelik yaptığım bir markaya hayatımı adayacaktım. Üstünden 8 sene geçmiş. Terfi sonrası işimi bırakıp sevdiğim mesleği, web tasarım uzmanlığını seçtiğim o gün benim saçmaladığımı söylemişti herkes, ailem dahil. Ne iyi etmişim. Son 2 senedir de güneyde ormanda şehirden uzak yaşadım. Şimdi mecburen şehire döndüm ama Artık İstanbuldan kaçabileceğimi de tecrübe etmiş oldum. Evet özgürlük zihindedir hatta daha doğrusu hayat dediğimiz şey de zihinde ve insanın içindedir. Bunu tecrübe etmeden hayatımın son bulmayacağını bilmek bile özgür hissettiriyor
  • 15-12-2024, 23:14:33
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Muteber adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    anlayana değerli bir yazı olmuş. teşekkürler
    Teşekkür ederim.

    onuralcay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Vay be. Bunları düşünmeye başladığımda, daha doğrusu aydınlandığım günden bir sonraki gün bölge müdürlüğüne terfi almıştım. ne kadar rahatsız olmuştum. Gecemi günümü sevmediğim para için kölelik yaptığım bir markaya hayatımı adayacaktım. Üstünden 8 sene geçmiş. Terfi sonrası işimi bırakıp sevdiğim mesleği, web tasarım uzmanlığını seçtiğim o gün benim saçmaladığımı söylemişti herkes, ailem dahil. Ne iyi etmişim. Son 2 senedir de güneyde ormanda şehirden uzak yaşadım. Şimdi mecburen şehire döndüm ama Artık İstanbuldan kaçabileceğimi de tecrübe etmiş oldum. Evet özgürlük zihindedir hatta daha doğrusu hayat dediğimiz şey de zihinde ve insanın içindedir. Bunu tecrübe etmeden hayatımın son bulmayacağını bilmek bile özgür hissettiriyor
    Tebrikler, insanların çoğu statüyü putlaştırırken; çok azı gerçek mutluluğun sevdiği bir işi yaparken, kendi işini yaparken ve doğayla daha içiçe yaşarken geldiğini anlayamıyor.
    Ömrümüzü boş yere tüketiyoruz.