Selam olsun,
Hepimiz o iyi olan insanlardanızdır illaki çünkü hiçbirimiz üstümüze almayacağız.
Afrika'da suya erişimi olmadığından ölen çocuklar ve yetişkinler... Susuzluğun neden olduğu hastalıklar ve ortalama yaşam süreleri 50 yılın altında inmesi.
Bütün Afrika'nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 50 milyon metreküp su.
Dünyada günlük israf olan su ise 4 milyar metreküp.
Yani 4 günlük su israfını engellesek ve Afrika'ya versek bir yıllık su ihtiyaçları karşılanır.
Günde sifona bir kez az bassak tüm Afrika'nın bir günlük su ihtiyacı karşılanır.
Afrikalı insanların 50 yıllık hastalıklı ve acı dolu yaşamlarını iyileştirmek hiçbirimizin derdi değil.
Onlar için üzülürüz, dua ederiz, küçük su kuyuları açar ve iyi bir insan oluruz, neden dertlenelim değil mi?
Bazen iyi insan / kötü insan yerine kötü dünya / mazlum dünya olduğunu düşünüyorum.
İyilik dediğimiz şey kendi vicdanımızı temizleme çabasına verilen bir kavram olmuş.
İsraf olan suyu iletebilsek dünyada susuzluktan kimse ölmeyecek, çoğu hastalık ortadan kalkacak.
Temiz su olmadığından içme/hijyene bağlı hastalıklardan çoğunluğu çocuk günlük 3.000 insan ölüyor.
Onların resimlerini çeken ve onlar için üzülen dünya ise sifona bir kez basıp o suyu onlara veremiyor.
Bireysel olarak yapılacak bir şey olmadığının farkındayım ama insanlar bu tip konuları yaşadıkları devletlerden talep etmeli.
Bizim israf ettiğimiz suyu versek yaşayacak olan her gün ölen 3.000 kişinin vebali üstümüzde değil sanabilirsiniz.
Sonuçta hepimiz iyi insanlarız.
Dünya değil insanlar kötü.
2
●186
- 04-11-2024, 22:49:40
- 04-11-2024, 23:49:23İyi niyetle yazmışsın değerli kardeşim ama sen olayın özünü hiç anlamamışsın.
Afrikadaki susuzluğun senin su israfınla hiç bir alakası yok.
Öncelikle şehirlerde kullanılan su toplam su tüketiminin %10-12si kadardır. Suyun %70i tarımda %18-20si de sanayide kullanılır.
İsrafın büyük bölümü de tarımda gerçekleşir. Türkiyede tarımda kullanılan suyun %60ı israf ediliyor. Şehirde damla su kullanmasan bile tarımda tasarruf edilen suyun 3-4 katı israf gerçekleşiyor.
Ayrıca suya ödediğin para da suyun kendisine ödenmiyor. Suyun barajlar ve boru hatları ile kullanıcılara ulaştırılmasında harcanan enerjiye ve kurulan altyapıya ödeniyor.
Afrikada her köye her eve su ve kanalizasyon altyapısı kurmak ve su pompalamak için trilyonlarca dolar harcamak lazım. Bu mümkün olmadığı için kuyular açılıyor ama kuyular da kuruduğunda başka bir alandan su nakli mümkün olmuyor.
Yani evde sifonu daha az çekerek Afrikalılara yardımcı olacağın, geleceği kurtaracağın, daha iyi bir insan olacağın düşüncesi sana yutturulan bir olta.
Uluslararası şirketler dünyanın içine ederken suçu kendilerinden alıp bireylere yıkmaya çalışıyorlar. Buna yeşile boyama deniyor. Karbon ayan izi zırvalığı ile suçlunun tüketiciler ve bireyler olduğu propogandası yapılıyor. Bazı bireyler karbon ayak izini azaltmaya çalışırken, daha az sifon çekip vicdanını rahatlatıp iyi insan olduğuna kendini ikna ederken büyük sermaye grupları madencilik ile enerji üretimi ile doğayı kirleten üretimleri ile gezegeni mahvediyor.
Sen istediğin kadar su tasarrufu yap. Çiftçiler su tasarrufu yapmadığı sürece su kaynakları azalacak. İstersen haftada bir duş alıp kokarak gez, bir
çiftçi yüzey sulaması ile bir mahallede israf edilen suyun 10 katını israf edecek. Sen ne kadar az sifon çekersen çek Afrikadaki insanlar yüksek katma değerli üretim yapıp zenginleşip tüm ülkeyi saran altyapı yatırımları kuramadıkları sürece kurallıkla susuzlukşa ve kıtlıkla mücadele edecekler. - 05-11-2024, 00:25:12Üyeliği durdurulduAfrika'daki iç savaşlar yolsuzluk ve yozlaşma, çoğu insanın bundan haberi yok Afrika ülkeleri her anlamda zengin kaynaklara sahiptir. Belki duyanlarınız vardır Mansa Musa'yı evet işte o dönemde olduğu gibi, günümüzde de Afrika'da ister altın deyin, ister kobalt deyin ister nikel bakır deyin ister elmas deyin her anlamda zengindir, ve hatta elektronikte kullanılan bir çok hammadde de buradan çıkar. Çin olsun Amerika olsun Fransa ve daha bir çok ülkenin sayılamayacak kadar çok maden şirketi madeni vardır Afrika'da.
Gelin görün Afrikalılar bir acayiptir maalesef, hem aşırı cahildir hem aşırı bağnazdır hem aşırı kurnazdır ve maalesef bu yüzden ellerindeki her şeylerden olurlar. Afrika'da iç savaş başkadır, acımasızlık sadistlik membağıdır. Zaten sayamayacağınız kadar çok diktatör ve general vardır ki tozu dumana katarlar Afrika'nın her yerinde. Sanılanın aksine Afrika yoksul falan değil, fakir de değil. İnsanı bizzat-i fakir ve fukara.
Hani şöyle ifade edeyim, denemesi bedavadır İç Afrika sahanlığına gidelim, bir yıl kalalım orada. Memlekete artık bacaklar kollar gitmiş mi dönersiniz, tek parça dönemezsiniz orası kesinde. Bu arada Türkiye'den bir kaç tane var böyle, Afrika'da madenleri falan olan. Hatta Afrika radikal islamıyla bile ünlüdür maalesef. İnsanı tozutunca neler olduğunun apaçık örneğidir Afrika.
Bizim insanımız da tozum tozum tozutmaya başladığına göre, Küçük Amerika'dan sonra Küçük Afrika diyebilir miyiz Türkiye'ye?
Afrika'dan farkı kalmıyor maalesef Türkiye'nin, yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz.
serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle