İyi niyetle yazmışsın değerli kardeşim ama sen olayın özünü hiç anlamamışsın.
Afrikadaki susuzluğun senin su israfınla hiç bir alakası yok.
Öncelikle şehirlerde kullanılan su toplam su tüketiminin %10-12si kadardır. Suyun %70i tarımda %18-20si de sanayide kullanılır.
İsrafın büyük bölümü de tarımda gerçekleşir. Türkiyede tarımda kullanılan suyun %60ı israf ediliyor. Şehirde damla su kullanmasan bile tarımda tasarruf edilen suyun 3-4 katı israf gerçekleşiyor.
Ayrıca suya ödediğin para da suyun kendisine ödenmiyor. Suyun barajlar ve boru hatları ile kullanıcılara ulaştırılmasında harcanan enerjiye ve kurulan altyapıya ödeniyor.
Afrikada her köye her eve su ve kanalizasyon altyapısı kurmak ve su pompalamak için trilyonlarca dolar harcamak lazım. Bu mümkün olmadığı için kuyular açılıyor ama kuyular da kuruduğunda başka bir alandan su nakli mümkün olmuyor.
Yani evde sifonu daha az çekerek Afrikalılara yardımcı olacağın, geleceği kurtaracağın, daha iyi bir insan olacağın düşüncesi sana yutturulan bir olta.
Uluslararası şirketler dünyanın içine ederken suçu kendilerinden alıp bireylere yıkmaya çalışıyorlar. Buna yeşile boyama deniyor. Karbon ayan izi zırvalığı ile suçlunun tüketiciler ve bireyler olduğu propogandası yapılıyor. Bazı bireyler karbon ayak izini azaltmaya çalışırken, daha az sifon çekip vicdanını rahatlatıp iyi insan olduğuna kendini ikna ederken büyük sermaye grupları madencilik ile enerji üretimi ile doğayı kirleten üretimleri ile gezegeni mahvediyor.
Sen istediğin kadar su tasarrufu yap. Çiftçiler su tasarrufu yapmadığı sürece su kaynakları azalacak. İstersen haftada bir duş alıp kokarak gez, bir
çiftçi yüzey sulaması ile bir mahallede israf edilen suyun 10 katını israf edecek. Sen ne kadar az sifon çekersen çek Afrikadaki insanlar yüksek katma değerli üretim yapıp zenginleşip tüm ülkeyi saran altyapı yatırımları kuramadıkları sürece kurallıkla susuzlukşa ve kıtlıkla mücadele edecekler.