• 09-10-2024, 08:34:09
    #28
    Güzel anlatınımlar için teşekkür ederim.
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sebep kesinlikle aynı değil. Bahsedilen şey kuşak çatışması değil.
    Yeni neslin büyüklerinin yanında bacak bacak üzerine atmasından bahsedilmiyor.

    Yeni nesilde daha önce hiç bir nesilde görülmeyen organize suç potansiyeli var.

    Yeni nesil özgürce aile ve toplum baskısını önceki kuşaklardan az hissederek büyüyor.

    Ama uyuşturucu, fuhuş, tасiz тесаvüz organize bir şekilde görülüypr.
    Elbette gençlerin çoğunluğu suça karışmıyor. Ama azınlık içinde organize suça karışanların sayısı çok fazla.

    Sosyal platformlarda organize olup tehdit hakaret saldırı taciz çok ciddi suçlar ortaya çıkıyor.

    Bunların hiç biri önceki nesiller ile karşılaştırılamaz bile.

    İnternet insanı bilgiye bağlayacak sanıyorduk.
    Ama sonuçte internet insanı insana bağlayan bir noktaya geldi.

    Akıl hastaları organize olup dünya düzdür diyor ve milyonlarxa takipçiye ulaşıyorlar.
    Suçlular, karaktersizler kendi gibileri bulup hızla organize şekilde hareket edebiliyorlar.

    Ülke varoş kültürün esiri oldu. Ve varoş ergenlerinin etik değerleri sınırları çok zayıf. Ergenlerin ruh sağlığı zaten çok iyi değildir. Ama bu çağda ergenler daha önce hiç görülmemiş hesapsız bir özgüvene ve dürtüselliğe sahipler. Bu durum binlerce yıldır devam eden kuşak çatışmasının çok ötesinde.
    racnoss adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Elimizin altında yatan teknoloji, cehaletin ve cahilliğin istikrarı ve ayriyatten yozlaşma için kullanılıyor toplumumuz tarafından. Geriye geriye gitmek için yani. Bir nevi örgütlenmek için kullanılıyor ki, şu an cehaletin ve cahilliğin en örgütlü haliyle karşı karşıyayız. Teknoloji bir noktada, suistimal ve istismar için mükemmel bir araç olmaya başladı. Sosyal medyadan para kazanma eğilimi bile konuya dahil edilebilir.

    Yoksulluk ve yoksunluk fakirlik gibi sıkıntılar, her ne kadar toplumlarda etiken ve ahlaken çözülmeye neden olsalarda, bu denli bir sıkıntı ancak varoş kültürüyle açıklanabilir. Yoksulluk ve yoksunluk çeken veya fakir olan insanlar, pekala ahlaklı ve etik sahibi iyi insanlar olabilir. İyicil olabilirler ve iyilik yapan güzide insanlar olabilirler.

    Fakat uzun süren yoksulluk ve fakirlik dönemlerinde, cehalet/cahillik ve yozlaşmadan mustarip olan toplumlarda maalesef varoşluk görülür. Varoşluk, suistimal ve istismar üzerine şekillenen bir toplum anlayışını beraberinde getirir. Toplumda gelişen pratikler rutinler davranışlar ve eylemler vesaireler ona göre şekillenir.

    Çirkeflik şirretlik kötücül olmak kurnaz olmak suçlu/sabikalı olmak kötü olmak vesaire vesaire gibi vasıflar ve nitelikler, ayıp veya kusur olarak görülen ve ayrıca onaylanmayan bu nitelikler/vasıflar, artık toplumun o toplum içerisinde yaşayan herkesten talep ettiği elzem şeyler haline dönüşür.

    Toplumda tezatlık vuku bulur, örneğin iyi olmak iyicil olmak ve iyilik yapmak, iyi bir insan olmaya çalışmak vesaire vesaire gibi şeyler, toplum içerisinde bir kusur ve ayıp haline gelir. Bu vasıflara sahip olan iyi insanlarda, toplumdan dışlanır ve barınamazlar. Misal bunun davranışsal açıdan kültüre yansıması şöyle olabilir : Enayi, Süzük, Saftirik, Mankafa, Akılsız gibi gibi. Dur şu enayiyi kerizi bir yolayım aparayım koparayım gibi gibi. Dur şununla dalga geçeyim vesaire vesaire gibi. Şu salağı bir yolayım ya sende bu kadar salak olmasaydın gibi gibi, örnekler sayısız olacak şekilde uzatılabilir.

    Bu yüzden iyi vasıflara sahip olan iyi insanlar, suistimal/istismar edilirler aşağılanırlar dışlanırlar ve hor görülürler. Toplum bir nevi iyi olan bir insanı, kötü bir insan olmadığı için cezalandırır ve terbiye eder. Kötü bir insan olmadığı için onu ıslah etmeye çalışır ve onu kötü bir insan yapmak için uğraşır.

    Sosyal medya olsun geleneksel medya olsun, bunların çok daha organize ve isabetli şekilde, ayrıca örgütlü olarak yapılmasını sağlıyor. Bunun altında grupçuluk yatıyor maalesef. Yozlaşmadan ve cehaletten cahillikten mustarip olan insanlarda bu amaçlar doğrultusunda fayda görmek için kullanıyor teknolojiyi. O yüzden ülkemizde ve toplumumuzda maalesef, cehalet/cahillik ve yozlaşma belası bir türlü def edilemiyor. Zira toplum bundan kazanç elde ediyor ve fayda görüyor. Sizde diyelim bir kesik parmağa işediniz, bir yaraya merhem oldunuz, bir iyilik ve güzellik yaptınız, illaki topluma aykırı gitmiş oluyorsunuz ve bir noktada birisinin birilerinin ayağına basmış oluyorsunuz. Birilerinin kazancına ve faydasına vesaire engel teşkil etmiş oluyorsunuz. Haliyle sırıttığınız ve parladığınız içinde, toplum tarafından size yapılan şiddetli bir ıslaha ve terbiye girişimine maruz kalıyorsunuz.

    Bu yüzden, on yılda yirmi yılda otuz yılda ve yüz yılda şahit olacağınız bu toplumsal çürümeler, bir kaç ayda ve bir kaç yılda karşınıza çıkıveriyor. Gündelik hayatın olağan akışı içerisinde de sürekli olarak, bu travmaları yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Bu travmaları yaşamamak için giriştiğiniz her davranış ve eylemde, beraberinde toplum tarafından size yapılan şiddetli bir ıslahı ve terbiyeyi getiriyor. Giriştiğiniz bu eylem ve davranışlarda sonuçsuz kaldığı gibi, üstüne çok ağır zararlara uğruyorsunuz. Telafisi ya olmuyor yada çok zor ve külfetli oluyor. Toplumun bizzati kendisi, mukavemete mukavemet ediyor yani. Bu denli organize ve örgütlü bir kötülük karşısında da, iyilik pekala cılız kalıyor. Haliyle iyicil ve iyi olan ayrıca iyilikler yapan bir insanda, iyilik yapmaktan imtina ediyor. Bu da kötü olan herhangi bir şeye karşı beraberinde sessizlik sarmalını getiriyor. Toplum içerisinde oldukça dezavantajlı hale geliyorsunuz şayet iyiliği tercih edersiniz.

    İyilik ve iyicil olma durumu oldukça külfetli/maliyetli hale geliyor, oldukça meşakketli hale geliyor, göze alınamaz ve maliyeti/külfeti karşılanamaz bir hale geliyor, bir de toplum tarafından karşılığında fütursuzca terbiyeye ve ıslaha maruz kalınca da, ister istemez imtina ediyorsunuz. Çünkü ağır travmalara maruz kalıyorsunuz. İyilikten yana tercihinizi kullanırsanız şayet, toplum içerisinde oldukça dezavantajlı bir konumda buluyorsunuz kendinizi. Bu dezavantaj ise üstünüze yapışıyor bir nevi.

    Sonuçları itibariyle şu an dahi, şahit olduklarımız ve bildiklerimiz oldukça sınırlı. Ülkemiz ve toplumumuz sandığımızdan çok daha kötü bir durumda. Lakin Sosyal medya olsun geleneksel medya olsun, gözümüz kör ve kulağımız sağır olduğu için, buna rağmen bildiklerimiz ve şahit olduklarımız bize bunları söyletmeye yettiği için, varın siz düşünün gerisini. Şu konuştuklarımız bile buz dağının görünen kısmının da ufacık minnacık bir kısmı yani, varın siz düşünün gerisini.
  • 09-10-2024, 08:41:42
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Aslında benzetim olması açısından, simule edilmesi açısından, The Platform serisinin ikinci filmi çıkmış. Ne bileyim birincisini ikincisini bir izlerseniz pekala anlaşılır konu rahatlıkla. Gençler arasındaki Popülizm ve Liberalizm eğilimleri de bu yüzden. Mesnet arıyor gençler, lakin üzülerek söylüyorum mesnetsizler. Fakat sosyal medya olsun ve geleneksel medya olsun onlara tam da istedikleri bir gerçeklik yarattığı için, gençlere bir mesnet verdiği için, tuzağa düşüyorlar ve kullanılıyorlar maalesef.

    Geleneksel ve sosyal medya birlikte çalışarak, gençleri dikta ediyor ve yönlendiriyor. Şekillendiriyor ve kullanıyor fakat gençlik bunun farkında değil. Gençler sürekli birbirleri tarafından suistimal ve istismar edildiği içinde, çok kolay manipüle ediliyorlar dikta ediliyorlar ve yönlendiriliyorlar. Yaşları da müsait oluyor, algıları da kolayca şekillendirilebiliyor.

    Gençlere yönelik bu istismar ve suistimal maalesef, ülkemizin ve toplumumuzun şu an ki sıkıntılarına zemin hazırlayan şeylerden biri, yapıtaşlarından biri. Özellikle Türk medyası tümden gençlere ve çocuklara yönelik olarak, istismar ve suistimal amacıyla tasarlanmıştır diyebiliriz maalesef.

    Haliyle Türk medyasında tümden, görsel ve işitsel uyaranlar bu minvalde kurgulanarak servis edilir. Oldukça şiddetlidir bu uyaranlar, Tribalizm ve popülizm içerir yoğunlukla. Haliyle gençleri ve çocukları çok çabuk tesiri altına alırlar. Zaten o gençler ve çocuklar büyüdükleri ve yetişkin bir birey olduklarında da, amiyane tabir çocuk kalmaya o yaşlarda kalmaya devam ederler. Meleke sorunları yaşıyor insanımız bu yüzden maalesef. Muhakeme sorunları ve akıl zayıflığı vesaire vesaire. Haliyle tümden toplum, medya ile çok kolay bir şekilde manipüle ediliyor yönlendiriliyor şekillendiriliyor ve dikta ediliyor.
    farukturgut adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konuya hem katılıyorum hem katılmıyorum. Üniversite mezunu değilim belki bilgi olarak genel kültür olarak cahil olabilirim 24 yaşımda ilk tatilime gittim. Ailemden bir kişi asgari ücretle çalışıyordu dar gelirli bi aileydik fakat her zaman kendi paramı kendim kazandım. Her sektörde çalıştım her işte para kazandım kendi gelirimi küçük yaşta oluşturdum. Şöyle bi forum dışına bakın gençliğin hangi yüzdesi birşeyleri başarmak için çabalıyor? Hangi yüzdesi ailesinin arkasında manevi olarak durup nerelere gelenlere bakın. Evet umut önemli ama umut çoğu zaman yoktu.