• 14-08-2024, 02:36:52
    #55
    Hani bir misafirliğe gittiğinde tuvalete gidersinde yaptığın gitmez sifona basarsin yine o ordadır. Eve her geldiğimde o tedirginliği yaşiyorum her akşam gerisini sen anla işte
  • 14-08-2024, 07:47:04
    #56
    28 yaşındayım benim yaşımda evli olup üstelik çoluk çocuğa karışmış olan arkadaşlarım var onların dediğine göre evlilik muazzam bir şey herkes evlenmeli

    yanlış anlama seni tanımıyorum sende beni tanımıyorsun.

    ekonomik özgürlüğün yoksa evlenme
  • 14-08-2024, 08:30:19
    #57
    Hocam evde asla tadilat işleri bitmiyor, sürekli bir şeyler alma çabasında oluyorsun, önümüzdeki 3 aylık maaşı şimdiden harcıyorsun, istekleri asla bitmiyor, valla göründüğü kadar toz pembe bir şey değil evlilik, özgürlüğün kısıtlanıyor, çalışmama gibi bir lüksün olmuyor, birçok şey var ya, akıllı bir adam erken evlenmez.
  • 14-08-2024, 09:48:34
    #58
    Tek kötü yanı Okey'e gidemiyorsun
  • 14-08-2024, 10:44:49
    #59
    Söylediklerinizde genel olarak haklısınız. Çünkü bizde genellikle aşık oldum da evlendim olayı var. Aşık olma süremizde 3 dakika.
    Sonra bir ömür dert çekiyoruz.

    Benim diyeceğim; gerçekten seviyor musunuz? yoksa bağımlı mısınız? bunu iyi anlayın.
    Eğer bağımlı iseniz; oturun konuşun, güzelce birbirinizden hızlıca uzaklaşın.
    Herkes biraz sızı çeksin. Sonra şükredip hayatına devam etsin.

    Eğer bağımlılık değilde sevgi ise; yine direkt evlenmeyin. Özetle birbirinizin özellikle kötü huylarını iyi tanıyın. Aynı ev içine girince asıl tanışma başlayacak ama ben bu 2. madde için çok yorum yapamıyorum. Standartlara pek uymuyor, olay sapıyor.

    Bağımlılık olayına dikkat.
    Hayat karartır.
  • 14-08-2024, 11:23:43
    #60
    MercanTelekom adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Söylediklerinizde genel olarak haklısınız. Çünkü bizde genellikle aşık oldum da evlendim olayı var. Aşık olma süremizde 3 dakika.
    Sonra bir ömür dert çekiyoruz.

    Benim diyeceğim; gerçekten seviyor musunuz? yoksa bağımlı mısınız? bunu iyi anlayın.
    Eğer bağımlı iseniz; oturun konuşun, güzelce birbirinizden hızlıca uzaklaşın.
    Herkes biraz sızı çeksin. Sonra şükredip hayatına devam etsin.

    Eğer bağımlılık değilde sevgi ise; yine direkt evlenmeyin. Özetle birbirinizin özellikle kötü huylarını iyi tanıyın. Aynı ev içine girince asıl tanışma başlayacak ama ben bu 2. madde için çok yorum yapamıyorum. Standartlara pek uymuyor, olay sapıyor.

    Bağımlılık olayına dikkat.
    Hayat karartır.
    Ben zaten oldukça ağırdan alıyorum çünkü gerçekten tanımak gerekiyor zamanla... annesi de oldukça ısrarlı bir an önce adını koyun diyor... hala daha çok görüşüyorsunuz diye baskı yapıyor...
    En ufak bir tartışma olduğunda da hayat arkadaşım hatasını hiç kabul etmiyor ve hep sen haklısın her zaman sen haklısın diye dinlemeden karşı savunmaya geçiyor sürekli...
    Bariz hatalar yapıyor ve bunun sonucunda da hiç gönül alma olayı yok... nedenini açıklıyor neden olduğunu sonra konu kapansın istiyor. senin kalbin kırılmış üzülmüşsün...
    Gönül alayım olayı yok... sürekli her konu da savunmaya geçiyor... en başında sakince anlatıyorum... ve daha sonra öyle anlamsız cümleler kuruyor savunmaya geçiyor ki bu sefer de ben sinirlenince...
    sen sinirlendin şöyle böyle dedin oluyor... bu olmaması için tartışma olduğun da sakinliğimi koruyorum bilerek... bu sefer de hemen savunmaya geçiyor... dün gene tartıştık hatasını anlatana kadar canım çıktı...
    sabah gene kaç defa özür diledi... ama gönül alma olayı var mı yok. açıkçası böyle gidecekse bu ilişkinin beni yoracağını düşünüyorum ben de hemen evleneceği mi zannetmiyorum.
  • 14-08-2024, 11:47:33
    #61
    OzanPsd adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben zaten oldukça ağırdan alıyorum çünkü gerçekten tanımak gerekiyor zamanla... annesi de oldukça ısrarlı bir an önce adını koyun diyor... hala daha çok görüşüyorsunuz diye baskı yapıyor...
    En ufak bir tartışma olduğunda da hayat arkadaşım hatasını hiç kabul etmiyor ve hep sen haklısın her zaman sen haklısın diye dinlemeden karşı savunmaya geçiyor sürekli...
    Bariz hatalar yapıyor ve bunun sonucunda da hiç gönül alma olayı yok... nedenini açıklıyor neden olduğunu sonra konu kapansın istiyor. senin kalbin kırılmış üzülmüşsün...
    Gönül alayım olayı yok... sürekli her konu da savunmaya geçiyor... en başında sakince anlatıyorum... ve daha sonra öyle anlamsız cümleler kuruyor savunmaya geçiyor ki bu sefer de ben sinirlenince...
    sen sinirlendin şöyle böyle dedin oluyor... bu olmaması için tartışma olduğun da sakinliğimi koruyorum bilerek... bu sefer de hemen savunmaya geçiyor... dün gene tartıştık hatasını anlatana kadar canım çıktı...
    sabah gene kaç defa özür diledi... ama gönül alma olayı var mı yok. açıkçası böyle gidecekse bu ilişkinin beni yoracağını düşünüyorum ben de hemen evleneceği mi zannetmiyorum.
    Bu tür konulara yorumların dışarıdan yapılması aslında biraz sıkıntılı. Anlattığınız bu durumu; 100 evli arkadaşa sorsak, sanırım 95 i, aynı benimde öyle der.
    Ama aslında herkesin olayı çok farklı.
    Evlilikten mutlu olanlarda benzer şeyler söyleyecektir. Aynı evde yaşayan 2 insanın çatışması kadar doğal bir şey yok.
    Mesele çatışmaların önlenmesi, önlenemeyenlerin, çatışma sonrası düzenlenebilmesi.
    Düzenlenemiyorsa sıkıntı, düzenlenmeyip üzeri kapatılıyorsa sıkıntı, taraflardan biri daima suçu üstüne alıyorsa sıkıntı, iki tarafta kendini sorgulayıp hatasını anlayıp, anlatmıyorsa sıkıntı.

    Sıkıntıdan kastım; çok büyük sıkıntı.
    Sanki sizi de sıkıntılı günler bekliyor gibi ama inşallah uzaktan görüldüğü gibi değildir. 😊
  • 14-08-2024, 12:13:03
    #62
    Yakın çevremde gördüklerime dayanarak bir kaç açıklama yapmak istiyorum. Doğru kişi ile yapılırsa tahmin edilmeyecek noktalara getirebilir. Nasıl ? Yakın akrabam kendiyle birebir uyumlu biriyle evlendi ve yakında çocukları olacak. Evlenmeden önce kendisi dahi bu derece değişeceğini tahmin edemiyordur. İt kopuk diyeceğiniz kişi evden işe işten eve giden, işinde başarılı ve kariyer olarak yükselmiş sorumlu bir aile insanı oldu. Çevreme bir evlilik olacaksa böyle olmalı diye örnek verdiğim bir çift. Gerek karakter olarak gerekse de bir aile olarak büyüyorlar. Bu iyi örnek.

    Bir diğer açıdan kötü iki örnek vermek istiyorum. Eşine güvenmediği ve kıskandığı için onun çalışmasını istemeyen, yurtdışı iş fırsatları olduğu halde göndermeyen ve sefalet içinde yaşayan bir çift var. Bir diğeri de varlık içinde yaşıyorlar zamanla zenginleştiler fakat erkek olan mecbur kaldığı için eve gidiyor iletişim neredeyse yok ya da çok az. Torun sahibi ve işinde başarılı bir iş insanı.

    Hangisi olacağınıza siz ve partneriniz karar verecek. Hayatta verilecek en büyük karardır evlilik. Cennetini de cehennemini de kendin inşa edersin.
  • 14-08-2024, 14:45:53
    #63
    zor birşey