Söylediklerinizde genel olarak haklısınız. Çünkü bizde genellikle aşık oldum da evlendim olayı var. Aşık olma süremizde 3 dakika.
Sonra bir ömür dert çekiyoruz.
Benim diyeceğim; gerçekten seviyor musunuz? yoksa bağımlı mısınız? bunu iyi anlayın.
Eğer bağımlı iseniz; oturun konuşun, güzelce birbirinizden hızlıca uzaklaşın.
Herkes biraz sızı çeksin. Sonra şükredip hayatına devam etsin.
Eğer bağımlılık değilde sevgi ise; yine direkt evlenmeyin. Özetle birbirinizin özellikle kötü huylarını iyi tanıyın. Aynı ev içine girince asıl tanışma başlayacak ama ben bu 2. madde için çok yorum yapamıyorum. Standartlara pek uymuyor, olay sapıyor.
Bağımlılık olayına dikkat.
Hayat karartır.
Ben zaten oldukça ağırdan alıyorum çünkü gerçekten tanımak gerekiyor zamanla... annesi de oldukça ısrarlı bir an önce adını koyun diyor... hala daha çok görüşüyorsunuz diye baskı yapıyor...
En ufak bir tartışma olduğunda da hayat arkadaşım hatasını hiç kabul etmiyor ve hep sen haklısın her zaman sen haklısın diye dinlemeden karşı savunmaya geçiyor sürekli...
Bariz hatalar yapıyor ve bunun sonucunda da hiç gönül alma olayı yok... nedenini açıklıyor neden olduğunu sonra konu kapansın istiyor. senin kalbin kırılmış üzülmüşsün...
Gönül alayım olayı yok... sürekli her konu da savunmaya geçiyor... en başında sakince anlatıyorum... ve daha sonra öyle anlamsız cümleler kuruyor savunmaya geçiyor ki bu sefer de ben sinirlenince...
sen sinirlendin şöyle böyle dedin oluyor... bu olmaması için tartışma olduğun da sakinliğimi koruyorum bilerek... bu sefer de hemen savunmaya geçiyor... dün gene tartıştık hatasını anlatana kadar canım çıktı...
sabah gene kaç defa özür diledi... ama gönül alma olayı var mı yok. açıkçası böyle gidecekse bu ilişkinin beni yoracağını düşünüyorum ben de hemen evleneceği mi zannetmiyorum.