• 13-05-2024, 10:08:00
    #28
    Açılın ben doktorum!
    Arkadaşlar Muğla'da Fethiye-Kaş arasında bir köyde ormanın içinde konteynırda yaşıyoruz nişanlımla. Lütfen beni yanlış anlamayın tabi ki her şey öğrenilebilir ben de hala öğrenme yolundayım ama doğa ile beraber yaşamak gerçekten çok zor iş. lütfen bir heves gitmeyin, araştırın önce. Doğa acımasızdır çünkü. şehirde yağmurdan kaçmak için bir apartmanın girişine sığınıyorsunuz ya? otobüs durağına vb. doğada o yağmur birden bastırırsa kurtarmanız gereken o kadar çok şey olacak ki, kaçmak için bir fırsatınız olmayacak aksine savaşmak zorunda kalacaksınız. sürekli mevsimsel değişiklikleri ezberlemek, öğrenmek hatta aylar öncesinden önlem almanız gereken bir hayattan bahsediyoruz. lütfen keyif olarak bakıp sonra hüsrana uğramayın Gerçi her şeyi yerli yerinde üşenmeden ertelemeden yaptığınızda aldığınız keyif hiç bir şehirde yok maalesef
    şu an İzmir'de kışlık evdeyiz ama insan bir kere toprağa basmayı öğrenince çok özlüyor özünü. Buraya gelmeden son gün; Tavuklardan yumurta, küçük bostanımızdan domates ve biber alıp menemen hazırlamıştım. henüz bir taş fırınım yok ama yapacağım, ekmek için uğraşıyorum bakkal çok uzak
  • 13-05-2024, 10:10:06
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Aynen doğru hocam. Ancak ciddi maddi birikiminiz olması gerekiyor. Köyde yaşamak için eğer tarım hayvancılık yapacaksanız gideri masrafı emeği çok, kazancı yok denecek kadar az.

    Gerçekten kazanan çiftçiler var. Onlar ciddi büyük arzilere traktörlere vs sahip insanlar. Düzenli sistemli ve yoğun çalışarak kazanıyorlar. Öbür trülü kendi emeğinizle eve yetecek kadar yapayım derseniz olur. Ancak sattığınız zaman emeğiniz hep zarar.

    Bakın ben üzüm yaprağı topladım, yaklaşık 4 saat emek harcadım. Bunun geliri en fazla 100 tl.
    Asgari ücretle kıyaslarsanız köyde birçok iş böyle, günde 20 saat çalışsan bile zarardasın.

    İşte bu yüzden insanlar 60 yıldır köyü terkedip şehre yerleşiyor.
  • 13-05-2024, 10:21:03
    #30
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynen doğru hocam. Ancak ciddi maddi birikiminiz olması gerekiyor. Köyde yaşamak için eğer tarım hayvancılık yapacaksanız gideri masrafı emeği çok, kazancı yok denecek kadar az.

    Gerçekten kazanan çiftçiler var. Onlar ciddi büyük arzilere traktörlere vs sahip insanlar. Düzenli sistemli ve yoğun çalışarak kazanıyorlar. Öbür trülü kendi emeğinizle eve yetecek kadar yapayım derseniz olur. Ancak sattığınız zaman emeğiniz hep zarar.

    Bakın ben üzüm yaprağı topladım, yaklaşık 4 saat emek harcadım. Bunun geliri en fazla 100 tl.
    Asgari ücretle kıyaslarsanız köyde birçok iş böyle, günde 20 saat çalışsan bile zarardasın.

    İşte bu yüzden insanlar 60 yıldır köyü terkedip şehre yerleşiyor.
    Hocam birde şöyle bir noktası var, ailem bir ilçede yaşıyor ve babam veteriner hekim, evlilik çağındaki bir erkek için konuşuyorum direkt birebir şahit olduğum bir durum, adamın çiftliği vardı manda çiftliği ve haftada bir İstanbul ve Ankaraya süt ürünleri gönderiyordu ve ciddi bir geliri vardı, belki patronlarınız kadar kazanıyordu ama çocuğun babadan atadan bu işle uğraşıyor, çekirdekten yetişme yani, ailesi bir tane kız buluyor köyde çocuk da beğeniyor falan neyse bu kısımları atlıyorum kızın babasının dediği laf şu kızım köyde yaşamayacak, büyükşehirde yaşayacak git gerekirse kapıcı ol ama büyükşehirde ol, çocuk herşeyini köyde kardeşine bıraktı ve kapıcı olarak büyükşehirde yaşamaya gitti, köyde yaşayan iyi bile kazansan emin olun artık hiç kimse köyde vs yaşamak istemiyor, erkek istese kadın istemiyor, kadın istese erkek istemiyor veya ilk başta bunlar sorun oluyor.
  • 13-05-2024, 10:24:09
    #31
    metetekin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam birde şöyle bir noktası var, ailem bir ilçede yaşıyor ve babam veteriner hekim, evlilik çağındaki bir erkek için konuşuyorum direkt birebir şahit olduğum bir durum, adamın çiftliği vardı manda çiftliği ve haftada bir İstanbul ve Ankaraya süt ürünleri gönderiyordu ve ciddi bir geliri vardı, belki patronlarınız kadar kazanıyordu ama çocuğun babadan atadan bu işle uğraşıyor, çekirdekten yetişme yani, ailesi bir tane kız buluyor köyde çocuk da beğeniyor falan neyse bu kısımları atlıyorum kızın babasının dediği laf şu kızım köyde yaşamayacak, büyükşehirde yaşayacak git gerekirse kapıcı ol ama büyükşehirde ol, çocuk herşeyini köyde kardeşine bıraktı ve kapıcı olarak büyükşehirde yaşamaya gitti, köyde yaşayan iyi bile kazansan emin olun artık hiç kimse köyde vs yaşamak istemiyor, erkek istese kadın istemiyor, kadın istese erkek istemiyor veya ilk başta bunlar sorun oluyor.
    valla öle hocam ama.

    köyden gelen parayı yicek ama şehirde. gelmesin bakalım napcak kapıcı maaşıyla.
  • 13-05-2024, 10:28:09
    #32
    arenpi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    valla öle hocam ama.

    köyden gelen parayı yicek ama şehirde. gelmesin bakalım napcak kapıcı maaşıyla.
    İşte şöyle bir durum var köyden parası da kesildi kardeşi ilgileniyor ve o alıyor parayı
  • 13-05-2024, 10:37:23
    #33
    arenpi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne zamandır para biriktirip görev yerimin ilçesinden ilden almaya param yetmedi küçük bir arsa aldım. 2 ay oldu. İşte sera yapmaya felan uğraşıyorum. bu süreçte gördüğüm şeyleri yazayım hemen size.
    Çilek aldım cumartesi günü kilosu 100 tl. Dün arsaya gidince komşular çağırdılar çilek yemeye ye allah ye bitmiyor. marul verdiler tanesini 20tl ye almıştım cumartesi. sonra süt verdiler sonra erik verdiler 60 a almıştım cumartesi. 300tl ye peynir almıştım. düşündüm şöyle ula köyde yaşasam ultra lüks herşey organik bir yaşam süreceğiz. kendimizi şehre ve köleliğe hapsetmişiz.

    Yani kısaca şehirde kendimize lüks saydığımız bir çok şeyi şehirde insan alamıyor. çilek, süt vs. köyde bedava abi. Şehirde köle gibi çalışıp 1 kilo çilek alamayan milyonlar var. Köyde bedava dayı. Et, süt, yumurta, peynir hakeza öle.

    Bizlerin acilen köye dönmesi ve üretim ekonomisine geçmemiz gerekli.
    Bence en iyisi bir bahçe küçük kontteynerdan bir ev 2 tavuk 1 inek birkaç meyve ağacı, büyük şehirlere nazaran küçük bir şehir seçimi internetide ayarladıysan, birde içeriye güzelbir pc setup. Tadından yenmez.
  • 13-05-2024, 12:03:12
    #34
    benimde sahil kasabasına yerleşme hayalim var ama inek tavuk vb. hayvancılık yapma düşüncesi mantıklı gelmiyor. zamanında dayım köylüler iş yapmayı bilmiyor tarımdan hayvancılıktan anlamıyorlar diye gitti nerdeyse iflas ediyordu 2 tarlaya (kaç dönüm hatırlamıyorum) karpuz ekmişti önce istediği fiyata satamadı sonra fiyatlar düşünce mal elinde kaldı kimse almadı. o sene ailecek destek olup karpuz pekmezi yapıp bütün akrabalara pekmez satıp zarar etmesine engel olmuştuk. pasif gelir, kira geliri veya uzaktan çalışmayla elde ettiğin geliri yemek daha mantıklı geliyor. yeni bir teknolojik icat veya yaklaşım olmadan şehri bırakıp kırsalda tarım hayvancılığa bulaşmak büyük risk..
    bitki yetiştirme led ışıklarıyla sera kurma düşüncem var kışın çilek, karpuz kavun, böğürtlen, ahududu yetiştirmek istiyorum ama.. işte aması var..
  • 13-05-2024, 14:11:34
    #35
    arenpi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne zamandır para biriktirip görev yerimin ilçesinden ilden almaya param yetmedi küçük bir arsa aldım. 2 ay oldu. İşte sera yapmaya felan uğraşıyorum. bu süreçte gördüğüm şeyleri yazayım hemen size.
    Çilek aldım cumartesi günü kilosu 100 tl. Dün arsaya gidince komşular çağırdılar çilek yemeye ye allah ye bitmiyor. marul verdiler tanesini 20tl ye almıştım cumartesi. sonra süt verdiler sonra erik verdiler 60 a almıştım cumartesi. 300tl ye peynir almıştım. düşündüm şöyle ula köyde yaşasam ultra lüks herşey organik bir yaşam süreceğiz. kendimizi şehre ve köleliğe hapsetmişiz.

    Yani kısaca şehirde kendimize lüks saydığımız bir çok şeyi şehirde insan alamıyor. çilek, süt vs. köyde bedava abi. Şehirde köle gibi çalışıp 1 kilo çilek alamayan milyonlar var. Köyde bedava dayı. Et, süt, yumurta, peynir hakeza öle.

    Bizlerin acilen köye dönmesi ve üretim ekonomisine geçmemiz gerekli.
    Köye dönmemiz falan lazım değil, köyden tamamen dönmemiz gerek asıl. Adalet'in, Hukuk'un, insan haklarının, azınlık haklarının ne olduğunu öğrenmemiz gerek. Para nasıl daha iyi değerlendirilir, para nasıl yönetilir bilen yöneticilere ihtiyacımız var. 2011'den bu yana ne değişti sizce? Ne değişti de ülke ekonomisi bu duruma geldi? Üretim bu ülkede yapılıyor zaten, para yönetimi konusunda eksikliklerimiz var. Bunun dışında vergilendirmenin azaltılması ve girişim yapmak isteyenlerin, iş kurmak isteyenlerin önünü açmamız gerek.

    Sen bu ülkede serbest piyasayı etkin hale getir, devletin kısıtlamalarını azalt. İnsanlar üretim de yapar, parasının değerini korumak için de mücadele eder. Bilinçlenmek gerek, bilinçlenmekten kastım muhalif olmak değil. Muhalif olmak en önemli sorumluluğun zaten. Bilinçlenmekten kastım aynı durumların tekrar yaşanmasını engelleyecek potansiyelde olmak, insanları kayırmamak. Irkçılıktan, insan ayırt etmekten uzak durmak. İnsanların tercihlerine saygı duymak. İnsanların üzerindeki yükleri azaltmak.

    Avrupa'yı incelediğimiz zaman bizim kadar dahi üretim yapmadıklarını ancak insanların birbirlerine saygı içerisinde yaşamayı öğrendiğini görüyoruz. İnsanların ekonomik durumu bizimki kadar kötü değil, Avrupa'da oturan bir arkadaşım Apple'daki işini bırakıp bisikletçi kurma hayali ile yaşıyor. Bir çocuk sahibi olayım, ufak bir kasabada bisikletçilik yapayım diye gününü gün ediyor. O gelirin ona ve çocuğuna yeterli olacağını ve huzur içinde yaşacağını düşünüyor. Haklı da, insanların beklentileri minimize edilmiş durumda orada.

    Bugün bizim daha fazla girişimciye de ihtiyacımız yok, mevcut girişimcilere gerekli fırsatları ver; sana istihdam da, para da yaratsın.

    Köye dönmemiz gerek klişe bir laf, Youtube'daki Köy'e döndüm hayatım değişti videoları birer içerikten ibaret. Pandemi döneminde köye dönüp tavukçuluk yaptım, hayatıma bir katkısı olmadı. Onun yerine haftasonları gidebileceğin ufak bir evin olsun, mangal falan yap. Doğaya elin ayağın değsin. Ama insanları da köye yönlendirme. Ekonomiye katkıda bulunsunlar.
  • 13-05-2024, 14:29:11
    #36
    bakis adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Köye dönmemiz falan lazım değil, köyden tamamen dönmemiz gerek asıl. Adalet'in, Hukuk'un, insan haklarının, azınlık haklarının ne olduğunu öğrenmemiz gerek. Para nasıl daha iyi değerlendirilir, para nasıl yönetilir bilen yöneticilere ihtiyacımız var. 2011'den bu yana ne değişti sizce? Ne değişti de ülke ekonomisi bu duruma geldi? Üretim bu ülkede yapılıyor zaten, para yönetimi konusunda eksikliklerimiz var. Bunun dışında vergilendirmenin azaltılması ve girişim yapmak isteyenlerin, iş kurmak isteyenlerin önünü açmamız gerek.

    Sen bu ülkede serbest piyasayı etkin hale getir, devletin kısıtlamalarını azalt. İnsanlar üretim de yapar, parasının değerini korumak için de mücadele eder. Bilinçlenmek gerek, bilinçlenmekten kastım muhalif olmak değil. Muhalif olmak en önemli sorumluluğun zaten. Bilinçlenmekten kastım aynı durumların tekrar yaşanmasını engelleyecek potansiyelde olmak, insanları kayırmamak. Irkçılıktan, insan ayırt etmekten uzak durmak. İnsanların tercihlerine saygı duymak. İnsanların üzerindeki yükleri azaltmak.

    Avrupa'yı incelediğimiz zaman bizim kadar dahi üretim yapmadıklarını ancak insanların birbirlerine saygı içerisinde yaşamayı öğrendiğini görüyoruz. İnsanların ekonomik durumu bizimki kadar kötü değil, Avrupa'da oturan bir arkadaşım Apple'daki işini bırakıp bisikletçi kurma hayali ile yaşıyor. Bir çocuk sahibi olayım, ufak bir kasabada bisikletçilik yapayım diye gününü gün ediyor. O gelirin ona ve çocuğuna yeterli olacağını ve huzur içinde yaşacağını düşünüyor. Haklı da, insanların beklentileri minimize edilmiş durumda orada.

    Bugün bizim daha fazla girişimciye de ihtiyacımız yok, mevcut girişimcilere gerekli fırsatları ver; sana istihdam da, para da yaratsın.

    Köye dönmemiz gerek klişe bir laf, Youtube'daki Köy'e döndüm hayatım değişti videoları birer içerikten ibaret. Pandemi döneminde köye dönüp tavukçuluk yaptım, hayatıma bir katkısı olmadı. Onun yerine haftasonları gidebileceğin ufak bir evin olsun, mangal falan yap. Doğaya elin ayağın değsin. Ama insanları da köye yönlendirme. Ekonomiye katkıda bulunsunlar.
    tabi hocam patronlara köle lazım. yoksa niye üretelim.