Herhangi bir şık işaretlemedim çünkü harama inanmadığım kadar helal kavramına da inancım yok, o yüzden nötr durumdayım. Ayrıca ekonomiler 1,400 sene öncenin çöl kanunlarına göre yönetilemez, kişiler kendi birikimlerini istediği gibi değerlendirmekte özgürdür, isteyen istediği hassasiyete göre davranabilir. Devletlerin dinleri olamayacağı için herhangi bir faiz hassasiyetleri de olamaz. Ayrıca kar payı diyerek aynı şeyin lacivert halini övmek de doğru değil. Enflasyon yazınca birileri kuduruyor, ee ne yapalım enflasyon yokmuş gibi mi davranalım? Faize para yatıracak kadar zengin değilim, olsaydı da yine temettü hisseleri, Amerikan hisseleri, emtia fonları gibi yerlere yatırır enflasyon altında kalan faizle yine uğraşmazdım. Ayrıca aklıma şimdi gemi var gemicik var sözünden türettiğim bir tabir geldi. Faiz var, kar payı var, birde enflasyon payı var. Bankaların verdiği faiz değil anca " enflasyon payı " olabilir. Bugün 10,000 TL ye alabileceğin ekran kartını 365 gün sonra 23,000 TL den alacaksan banka senin 10,000 TL birikimine yıllık %60 verse paran 16,000 TL olsa bile " zenginleşmemişsindir " aksine para kaybetmişsindir. 7. yüzyıl da çöllerde konmuş olan faiz kanunu " zenginleşme " anlamına gelir çünkü Arapça kısır bir dil olduğu için her tabir için ayrı ayrı anlam taşıyan kelimeler kullanmazlar, eskiden bu daha barizmiş hatta. Sonradan bu dili zenginleştirmeye çalışmışlar, harf sayısını arttırmışlar ama faiz tabiri yerinde kalmış.
Çöllerde 50 deve verip senesine 52 deve almak faizdir bunu burada da 30 kere yazdım, bu bir zenginleşmedir. Fakat 50 deve alacak paranı faize yatırıp senesine 35 deve bile alamıyorsan bu faiz yemek değil olsa olsa fakirleşmektir, enflasyona yenilmektir. Ayrıca herkes işine geldiği gibi bakıyor, faize para koymayayım sorun yok demekle olmuyor. İban'ın var mı? Eee tamam o zaman günahkarsın zaten bitti o iş, faiz gelirleri ile kurulmuş banka ile yaptığın herhangi bir ticarete faiz bulaştı zaten kaçarı yok, hatta bankada çalışanların aldıkları maaş bile faiz gelirleri sayesinde dediğimde bir banka çalışanı küsmüştü, ne yapalım tek kelimeye takılıp dolaylı faizleri görmezden gelip içinizi mi rahat ettirelim. Diyanet'e ayrılan bütçe de faizde tutuluyor, o halde tüm ülkenin tüm imamları, din görevlileri ve Camii lerin tüm ihtiyaçlarına faiz karışıyor. Böyle bir hassasiyeti olanların kredi çekip dükkan açan bakkaldan, pos cihazı kullanan esnaftan alışverişte yapmaması lazım. Ne güzel iş, faizde param yok o halde dinen herhangi bir sıkıntı yaşamam, o kadar basit mi? Kar payı dağıtan bankalar aynı zamanda müşterilerine kredi yani faizli borç veriyor mu vermiyor mu? Forumda yüzlerce kez tartışıldı bu konular, 7. yüzyılda o dönemin bilgisi ile yazılmış bir kitaba ekonomi kitabı muamelesi yapıp faiz hakkında gerekli tüm bilgiler mevcut diyenler var yahu. Yok efendim haram değil şıkkını işaret edenler şöyleymiş böyleymiş, herkes kendine baksın, herkes kendi kapısının önünü süpürsün.