• 05-02-2024, 18:59:39
    #1
    6 Şubatta nerede olduğumuzu evvela aşağıya bırakıyorum ve onun hemen altına aile grubunda yeni yazılan bir yazışmayı da ekliyorum. Ben siyasi bir tartışma için değil yemin ederim ki bize sahip çıkılmadı onu göstermek istiyorum.



  • 05-02-2024, 19:02:02
    #2
    Ne söylüyelim hocam? Bir depremzede olarak aynı şeyleri hatırlatmak sadece acı verir. Bunlara ah etmek yerine tedbir aksiyon almalı.
  • 05-02-2024, 19:02:23
    #3
    " siyasi bir tartışma için değil " maalesef acı gerçekler aslında tamamen siyasetle alakalı bir durum ama siyasi tartışma amaçlı değil diye ibare eklemek zorunda kalmanız bile acı bir gerçek.
  • 05-02-2024, 19:04:15
    #4
    suitasarim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    " siyasi bir tartışma için değil " maalesef acı gerçekler aslında tamamen siyasetle alakalı bir durum ama siyasi tartışma amaçlı değil diye ibare eklemek zorunda kalmanız bile acı bir gerçek.
    Yemin ediyorum ki şuan ağlıyorum. İnsanlar ölülerini sırtlarında taşıdılar. Kimse yoktu. Ablamlar yarım ekmek bulmuşlardı, yeğenler küçük onlara verdiler kendileri aç kaldılar. Yıkılsın ne varsa...
  • 05-02-2024, 19:11:57
    #5
    Ben Çanakkale den sadece iki üç çorap alarak gönüllü şekilde depremin 3. Günü oraya ulaştım. Ve kesinlikle orda millet tek başına savaşıyordu. Mülteciler yağmalamalar yapıyordu. Yerel halk çok ağır bir psikolojide en kaz altındaki tanıdıkları için ne yapacağını düşünüyordu. Orda dışarıda betonda yatıp kalkmıştım ve her gece soğukta betonda uyuyan bebeklerin hastalanmasını ve ağlamasını halen unutamıyorum. Çok zordu ve çok haklısın.
  • 05-02-2024, 19:22:24
    #6
    Yazacaklarımın siyasetle alakası yoktur. Etimle kemiğimle nefret ettim bu sistemden de düzenden de hocam.
    Depremin 2. günü gece sahşi aracımızla Antakya merkezdeydim , sabahın ilk ışıkları ile gördüğüm manzara çok kötüydü gece korku filmi gibiydi. 7. gün gece döndüm orada bulunduğum sürece enkazlarda yardım ettim 5. günden sonra yemek dağıttım köylere gittim elimden ne geldiyse yaptım. Konyaya geldiğimde artık eski ben diye birşey yoktu. Depremden önceki ve sonraki ben vardı , psikolojim hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak sanırım. Bakın ben depremde yakınlarımı kaybetmedim ailemden sülalemden kimse ölmedi geldiğimden beri oradaki insanların yaşadıklarını bağıra bağıra öldüklerini anlattım. Çok büyüktü deprem dediler geçtiler sadece. Gene r10da olan aynı şehirde yaşadığımız arkadaş sandığım kişilerle depremden aylar sonra yüzyüze konuşurken bana şey dedi. "Oraya gittinde ne oldu biz bilgisayar başından iş yapan kişileriz ne faydan oldu faydadan çok zararın oldu kalabalık yaptınız anca." Bu arkadaşta konyada tırlara birkaç erzak topladı sadece o tırları orada karşılayacak kimsenin olmadığından organizasyonluğun sıfır olduğundan tırların malzemeleri atıp gittiğinden haberi yok tabi o gece ticaretimide bitirdim arkadaşlığımıda. Şimdi yeniden düşündüğümde orada gördüğüm manzaralar , çaresizlik ve üzerine bu tür insanlar yüzünden sadece yaşayacaklarımın fragmanını görseydim gitmezdim herhalde. Halbuki ceset torbası vermekten bile aciz olunduğunu gördüm orada. Battaniye bulduğumuzda seviniyorduk. Arama kurtarma ekibine yazılmıştım profesyonel olarak yardımcı olmak için , ama istanbul depreminin daha kötü olacağını bildiğim için kaydımı sildirdim. Kaldırabileceğimi düşünmüyorum çünkü beni affedin ben yokum dedim. Düzen böyle sanırım deprem olmaması ve bağıra bağıra ölmekten başka çaremiz yok. Oysa önlem alınsa , organize olunsa , liyakat sahibi yöneticiler koordine etse çok insanın yaşayacağınıda biliyorum. Depremde ölenlerin sayısınında 50 bin*3 olduğunu düşünüyorum , ki ben sadece antakya merkez ve samandağını gördüm 11 ilden bahsediyoruz.
  • 05-02-2024, 20:02:06
    #7
    O günü asla unutmam sabah depremden tam 5 dk önce kardeşim kalktı bende istemsizce ınu takip ettim salona geçtik ve ona çök diye bağırdığımı hatırlıyorum duvarımızdan bunun suratına hafif hafif duvar parçası düşünce hemen yanıma gel dedim elini tuttum tam 65 saniye sonra durdu ama annem fena bağırmıştı çok korkmuştu. O panikle aşağı indik ne mont ne battaniye direkt aşşağı indik merdivenlerden asansör bozuk ve kopmaya gelmiş kapıları açık. Aşşağı indik felaket kar yağıyor. Arayabildiğim tüm tanıdıklarımı aradım herkesi öğrenmeye çalıştım. O an aşşağıda bir deprem daha oldu ama dışarda olduğumuzdan biz hissetmedik. Geri içeri girdik o panikle donuyorduk. Eve gittik babam çay doldurdu içtik o an muhtar aradı kütüphaneyi açıyoruz herkes gelsin diye.

    Kütüphane bu size analtmak için söylüyorum

    Alt tarafı bomboş pazar yani üst kaldırım kütüphane ki ufak sarsıntıda çökme durumju olan yer. Aklınızda olsun.

    Kütüphaneye geçtik battaniyelerimizle o panikle içerde oturuyorduk dışarda kar durmak bilmiyor. Sonra öğlene doğru acıktık ve bir tane açık fırın haberi geldi dışarı çıktık aileme dedim ki şarjımı alayım bende maksat biterse habersiz kalmayalım kızsalarda şarjları bitmesin diye kabul ettiler. Ben şarjı almaya eve gittim. şarjı aldım çıktım ve tekrar kütüphaneye gittiğimde kütüphanenın camları sarsıntıda yüzümüze patladı (yrminle )o an herkes kaçarken bağırıyor ve bir (mal) geri girmeye çalışıyor ve büyük kavga koptu o an neyse dışarı attık . Babam arabayı getirdi ve ona binip orada boş arazide bir kafenin yanındaydık ara ara kardeşimle kafede çay felan içe kala dururken gece 11 gibi bir deprem daha koptu o panikle bagaja kaçtık ve ilk günüm böyleydi.

    3 gün biz belediye başkanımıza ulaşamadık. Tam 3 gün.

    Yeri geldi kuyu suyuyla çorba içtik yeri geldi aç kaldık ama Allaha şükür ki bugünler bitti ve kurtulduk.
  • 05-02-2024, 20:07:40
    #8
    @zorolan; hocamın bana o gün ne yapmamı istersiniz sorusu aklıma geldi şükürler olsun ki akrabamın bebek bezi sorunu vardı ulaşmasa bile adıma yollamışlardı sağolsun varolsunalr her zaman dua ediyorum size
  • 05-02-2024, 21:29:35
    #9
    bizzat olaya şahit olmayan,uzaktan takip edenleri geçtim.o gün benden daha beterini yaşayan bazı akrabalarıma dahi sabah akşam küfrediyorum 1 yıldır.yaşadıklarımı anlatırken küfür/hakaret kullanmadan anlatabilecegimi sanmıyorum şuan,bu yüzden detaya girmek istemiyorum ama anlamıyorum ben bu milleti arkadaş.insanın canından,kanından,evladından herşeyden nasıl daha degerli olur şu siyaset dedikleri pislik çukuru.