Yazacaklarımın siyasetle alakası yoktur. Etimle kemiğimle nefret ettim bu sistemden de düzenden de hocam.
Depremin 2. günü gece sahşi aracımızla Antakya merkezdeydim , sabahın ilk ışıkları ile gördüğüm manzara çok kötüydü gece korku filmi gibiydi. 7. gün gece döndüm orada bulunduğum sürece enkazlarda yardım ettim 5. günden sonra yemek dağıttım köylere gittim elimden ne geldiyse yaptım. Konyaya geldiğimde artık eski ben diye birşey yoktu. Depremden önceki ve sonraki ben vardı , psikolojim hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak sanırım. Bakın ben depremde yakınlarımı kaybetmedim ailemden sülalemden kimse ölmedi geldiğimden beri oradaki insanların yaşadıklarını bağıra bağıra öldüklerini anlattım. Çok büyüktü deprem dediler geçtiler sadece. Gene r10da olan aynı şehirde yaşadığımız arkadaş sandığım kişilerle depremden aylar sonra yüzyüze konuşurken bana şey dedi. "Oraya gittinde ne oldu biz bilgisayar başından iş yapan kişileriz ne faydan oldu faydadan çok zararın oldu kalabalık yaptınız anca." Bu arkadaşta konyada tırlara birkaç erzak topladı sadece o tırları orada karşılayacak kimsenin olmadığından organizasyonluğun sıfır olduğundan tırların malzemeleri atıp gittiğinden haberi yok tabi o gece ticaretimide bitirdim arkadaşlığımıda. Şimdi yeniden düşündüğümde orada gördüğüm manzaralar , çaresizlik ve üzerine bu tür insanlar yüzünden sadece yaşayacaklarımın fragmanını görseydim gitmezdim herhalde. Halbuki ceset torbası vermekten bile aciz olunduğunu gördüm orada. Battaniye bulduğumuzda seviniyorduk. Arama kurtarma ekibine yazılmıştım profesyonel olarak yardımcı olmak için , ama istanbul depreminin daha kötü olacağını bildiğim için kaydımı sildirdim. Kaldırabileceğimi düşünmüyorum çünkü beni affedin ben yokum dedim. Düzen böyle sanırım deprem olmaması ve bağıra bağıra ölmekten başka çaremiz yok. Oysa önlem alınsa , organize olunsa , liyakat sahibi yöneticiler koordine etse çok insanın yaşayacağınıda biliyorum. Depremde ölenlerin sayısınında 50 bin*3 olduğunu düşünüyorum , ki ben sadece antakya merkez ve samandağını gördüm 11 ilden bahsediyoruz.