- Sabit kur politikası uygularım. Dolar ve euro kurunu kademeli olarak belirli bir seviyeye düşürür ve orada tutarım.
- Bu süreçte ticaret ile uğraşanların zararını kapatmak için hazineden bütçe ayrılır. Bu durum istenilen kur seviyesine gelene kadar sürer.
- Serbest piyasa olmaz, piyasa ürünlerine alt ve üst sınır koyarım.
- Karaborsa gibi durumların önüne geçmek için daha sert kararlar çıkarırım.
- İthalat ve ihracat ile uğraşanlar veya müşteriler için ekonomik durumuna göre döviz alım satım limiti eklerim. Yani ekonomisi güçlü olanın döviz alım satım limiti daha yüksek olur.
Alım gücünü yükseltmek için tavsiyeler
12
●422
- 02-08-2023, 12:54:58Hangi ülke olursa olsun bir ülkede ekonomik refahı getirmek için yapılması gereken pek çok şey vardır. Ben olsam ne yapardım? Size onları anlatacağım.
- 02-08-2023, 13:01:27şu son 2 yılda rusya ve ukrayna savaşı var.
savaş halinde olan ukraynanın bile para değeri tl karşısında artıyor.
ben ukraynada yaşadığım sıralarda 1 tl 5 grivna idi. şuan kafa kafayalar.
rusya,
savaş başladığında dolar ruble karşısında bi ara fırladı, şuan yanlış hatırlamıyorsam savaş öncesinden iyi durumdalar.
hiç bir şeyin fiyatına zam gelmedi. devlet sürekli denetimde. serbest piyasa diye birşey yok. kimse istediği gibi at koşturamıyor.
ben olsaydım yapacağım ilk iş, mecliste mikrofonda Allah din iman diyeni görevinden alır yargılardım.
bilmem anlatabildim mi ? - 02-08-2023, 13:01:43Alım gücünüzün artmasını istiyorsanız hep birlikte üreteceğiz. Ne ürettiğimizin önemi yok üreteceğiz ve ihraç edeceğiz. Başka şansımız yok.
Bir ülkede mevduat faizleri %30-40 bandında gezerse. Ev-araba gibi alınan şeyler yatırım aracı olup kısa sürede para kazandırırsa kimse üretmez. Herkes betona arabaya parayı gömer.
Eğer bu bahsettiğim şeyler yatırım aracı olmazsa insanlar parasını değerlendirmek için borsayı seçecek veya üretim yapan firmalara yatırım yapacak. Ancak bu şekilde alım gücümüz yükselir.
Tüketerek alım gücünün yükselmesi sadece hayal olur. - 02-08-2023, 13:11:20bu ülkede 1 e 1.5 kazanmadan kimse kılını kıpırdatmaz.ShakiraTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
fabrika kuracağıma gayrimenkul alayım, faize koyayım onu yapayım bunu yapayım derdinde millet. ticaret ahlakıyla oynandı bu ülkede.
yurtdışına duvar kağıdı üretip satıyoruz.
çin fabrikaları 7 dolara satıyor aynı gramaj aynı tarz ürün.
bizim en dip fiyatımız 12.5 dolar.
çin de kar ediyor bizde. aradaki farkı siz düşünün. şuan yurtdışında yok gibi birşeyiz bu sektörde. neden acaba ?
nedeni basit,
bulunduğum bölge için konuşuyorum,
babaları dedeleri toprak ağası,
zamanla arkadan gelen erkek çocukları uğraş arayışına girer,
o der ben kauçuk fabrikası açayım zaman geçsin
diğeri der duvar kağıdı fabrikası açayım zaman geçsin.
vizyon sıfır
bilgi sıfır
hedef yok
ben ihracat müdürüyüm. bu fabrikada 3 aydır bu görevdeyim.
toplamda 22 bin rulo yurtdışından sipariş topladım. yaklaşık 350 bin dolar değerinde. 3 ay içerisinde 22 bin rulo sipariş toplamak türkiyede bu sektörde hiç bir adamın yapabileceği iş değil. bu sektörde çok eskiyim. müşteri portföyüm çok sağlam. benim için de kolay olmadı ama başardım.
ama adamlara siparişinin faturasını gönderince cevap bile vermiyorlar. ha bu böyle devam eder bir süre daha, sonra ihracat müdürümüz satış yapamıyor diyip işten çıkarırlar ve bu düzen böyle devam eder. çuvaldızı kimse kendine batırmaz. - 02-08-2023, 13:43:49Bu ülkeden surilerin gitmesi gerek. Net olarak söylüyorum. Aniden ülkede 12 milyon kişinin 3 milyonluk ev kapladığını düşünürsek 3 milyon daire boş kalacak. 3 Milyon az bir rakam değil. Ayrı olarak ülkemizin nüfusu da gerçekten çok aşırı fazla. Nasıl bu kadar nüfusa sahip olabiliyoruz bunu anlamış değilim tabii ki. Çocuk bizler için bir nimet bundan kaynaklı olabilir.
Ne yapılırsa yapılsın suri, paki, afgan gibi zararlıların gitmesi gerekiyor. Öyle ya da böyle gönderilmeli. Orada savaş var, burada şeriat var, şurada askere alınıyorum. Bunlar bizim derdimiz olmamalı.
Aynı duruma düşmüş olsak eminim ki hiçbiri umursamayacaktı, bize ne Türklerin ne olacağından diyeceklerdi.
Vallahi de billahi de vatanı parsel parsel satıyorlar arkadaşlar, yakında İstanbul'da Türk istemiyoruz mitingleri düzenlenirse şaşmayın. - 02-08-2023, 14:01:24Bencelerim.
- Sabit kur politikası uygularım. Dolar ve euro kurunu kademeli olarak belirli bir seviyeye düşürür ve orada tutarım. (Sadece Yurt içinde bunu uygulayabilirsin amerikaya almanyaya vs.vs. ben senin paranı sabitledim diyemessin. Yurt içi uygulamakta yabancı yatırımcı kaybına yol açar.)
- Bu süreçte ticaret ile uğraşanların zararını kapatmak için hazineden bütçe ayrılır. Bu durum istenilen kur seviyesine gelene kadar sürer. (Ticaret riskdir her zaman bazen ülkenin ekonomik durumuna görede haraket etmek gerekiyor. Hazine fazladan yük demek.)
- Serbest piyasa olmaz, piyasa ürünlerine alt ve üst sınır koyarım. (Yabancı yatırımcı girişi sıfıra düşer)
- Karaborsa gibi durumların önüne geçmek için daha sert kararlar çıkarırım. (Daha kaçak yayını engelleyemiyorlar çok zor bir durum)
- İthalat ve ihracat ile uğraşanlar veya müşteriler için ekonomik durumuna göre döviz alım satım limiti eklerim. Yani ekonomisi güçlü olanın döviz alım satım limiti daha yüksek olur.
Halk olarak vergilerimizi düzgün ödesek bence tüm sorun çözülür gibi geliyor. Ödedikçe de halkın üzerindeki vergi yükü azalır. Bence en önemlisi bu. - 02-08-2023, 14:11:45Geçen bir dökümcü de bana aynı şeyi söylüyor. Bizim malzeme fiyatına çinli dökülmüş işlenmiş malzeme veriyor diye. Bunun sebebi adamlar üretimde sistematik. Birim zamanda daha fazla üretecek sistemler üzerine kafa yoruyor. Sizlerin duvar kağıdında maliyeti düşürmek adına yapacağınız şey birim zamandaki üretim miktarını arttırmak. Bu da yatırım ile olur pratik bilgi ile olur. Makineleşme işe yatırım yapma ama sonra çin üretiyor diye ahlan vahlan bu tam bizim türk iş adamlarına özgü bir durum. Ha çinden kalite ile sıyrılırsın o da ayrı bir konu. O yüzden size sonuna kadar katılıyorum.By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 02-08-2023, 15:48:15Sabit kur diyenler olmuş, sabit kur demek yangına körükle gitmek.
Bu ülkenin yapması gereken şey belli. Üretim üretim üretim. Katma değer üretmediğin müddetçe bu olacak. İçe kapanmamız gerekiyor. Bizim hayatlarımız yandı artık gelecek nesiller için sert kararlar ile üreterek içe kapanmamız lazım.