• 03-07-2023, 02:30:53
    #1
    Senin hakkında o kadar çok şey biliyorum ki, sırf sohbet ederiz diye her detayını öğrendim senin. En sevdiğin yemek içli köftedir. En sevdiğin renk yeşildir; en sevdiğin diziler eski türk tarihi dizilerdir ve favorin de Diriliş Ertuğrul'tur eski bölümleri denk geldiğinde hala izlersin. En sevdiğin şarkı Selvi Boylum Al Yazmalım'dır. En sevdiğin sanatçı Neşet Ertaş'tır. En sevdiğin çocuk ablamdır. Biraz mesleğinden dolayı geç uyanmayı seversin, uyurken en ufak sesten çok rahatsız olursun. Çayı çok demli içmeyi seversin. Çocuklari da çok seversin (ben hariç). En büyük hayalin büyüdüğün köyde bir evinin olmasıydı. En çok almak istediğin araba Ford Focus Titanium paket. Annem senin sigara içtiğini bilmiyor ama ben biliyorum, stepnenin arkasıma sakladığın sigara paketini ve o kokunu. Senin hakkında daha neler neler biliyorum. Bu bildiğim şeyleri senle konuşmadan öğrendim, oturup anlatsam sana şaşar kalırsın.

    Ama sen en çok kendini seversin biliyor musun? En sevdiğin şeyleri sorsak aklının ucuna gelmem onu da biliyorum. Beni sevmek bu kadar zor olmamalıydı bence. Hangi rengi sevdiğimi sorsam bilmezsin, oysa bir çok eşyam siyah; ne tarz müzik sevdiğimi sorsan geçiştirmek için rap falan dersin belki; oysa ben en çok slow şarkılar, pop müzikler dinlerim evde sabahtan akşama kadar. en sevdiğim yemeği sorsam onu da bilmezsin; annem kısır sarma yaptığında nasıl mutlu olduğumu fark etmemişsindir çünkü. En sevdiğim kitabı sorsam bilmezsin ki; nerden bilesin James Dashner'ın Labirent serisini çok sevdiğimi, 5 günde bitirdiğimi ve tekrar okumaya kıyamadığımı.

    Benim hakkımda hiçbir şey bilmemek nasıl bir duygu? Beni sevmemek nasıl bir duygu? 18 yaşına geldim, bu yaşımda her şeyi yaşadım, her türlü zorluğa, acıya dayanmaya çalıştım ama bir yerde iyi anlaşan baba ve çocuk görünce kalbim acıyor. Senin sayende sigaraya başladım :) Senin sayende haksızlığa tahammül edemiyorum, senin sayende haklı olsam kendimi ifade edemiyorum :) Çünkü hep susturdun, hep dövdün beni. Bir kere de benim fikrimi sormadın. Saçımı ne tarafa tarayacağıma bile swn karar vermek istedin. Senin sayende birileri beni takdir etsin onaylasın diye çırpınıyorum.

    Neden mi gecenin ikisinde uyumadım. Senin yüzünden. Bana hiç destek olmadın, hiç inanıp güvenmedin. Hep özgüvenimi kırdın. Hep beni erteledin. Bir tane hediye almadın. Eve onlarca madalya plaket getirdim bir aferin demedin bana. Bir aferin demek çok mu zordu? Ya da sen ne düşünüyorsun demek. O attığın dayaklar adam edemedi beni. Sövmen de işe yaramadı. Tehditlerin de. Ama artık bunları sana söylemem, söyleyemem. Çünkü son kavgamızdan sonra artık senden beklentimi kestim. Üzülmeyi bıraktım artık. Senin sevgisizliğin beni üzmüyor, içimde kocaman bir boşluk var onu biliyorum sadece. O boşluğu da ne en yakın arkadaşım, ne sevgilim ne de başka birisi dolduramıyor.

    Teşekkür ederim baba, iyi ki varsın.
  • 03-07-2023, 02:31:31
    #2
    diyecek söz bulamadım.
  • 03-07-2023, 02:38:18
    #3
    Babanın açtığı yaralar, olgunlaştırır insanı. Anlar insan bazı şeyleri..
    Sizin yaralarınız da geçecek Allah'ın izniyle. Sadece biraz zaman verin.
    Her yara, duygusal da olsa, kabuk bağlar zamanla.
    Tecrübesi ise ömür boyu sizinle gelir.
    En önemlisi de, ileride çocuk sahibi olmak nasip olursa, onu normal babalara nazaran daha çok seversiniz. Çocuğum benim gibi hissetmesin istersiniz.
    Aslında mutsuz çocukluklar, mutlu evlilikler doğurur bir bakıma.
    Çünkü çiftler, kendi ailesinin yanlışlarını, yeni ailesine yansıtmama kararı alır içten içe.
    Çok güzel bir gelecek sizleri bekliyor Allah'ın izniyle.
    Olgunlaşmanın keyfini çıkartın, biraz acı yoldan da olsa tecrübe, tecrübedir...
  • 03-07-2023, 02:39:06
    #4
    Üzdün gece gece bizi
  • 03-07-2023, 02:42:47
    #5
    backlinkmatik.com
    dilerim yazdiklariniz kurgudur, yasamamissinizdir..

    baska da birsey diyemedim
  • 03-07-2023, 02:45:22
    #6
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    dilerim yazdiklariniz kurgudur, yasamamissinizdir..

    baska da birsey diyemedim
    Polis çocuğuyum, zaten babamla küçüklüğümdsn bu yana çok bir vakit geçirmedim. O yatardı ben okula giderdim ben gelirdim o göreve giderdi, en çok yemekte beraberdik onda da konuşmama izin vermezdi; bereketi kaçar diye yasaklamıştı. Çok normal geliyor artık bana.
  • 03-07-2023, 02:45:40
    #7
    Herkesin hayatı maalesef aynı ilerlemiyor , benzer bir konuyu bende açmıştım sonra sildim tabi . Bir şey desen yine üzülen sen olursun , her davranış yeni bir duygusal yara açıyor . Vefat etse haklı olmamıza rağmen hayatımızı pişmanlık içersinde geçiririz hep suçu kendimize yıkarız . Bazen insanları olduğu gibi kabul etmek gerekiyor , babalarımız kafamızda kurduğumuz “Baba” tanımına uymayabilir fakat bunun için elimizden hiçbir şey gelmez . Öyle büyütülmüş öyle görmüş , kişiliğini yaşadığı gördüğü şeyler oluşturmuş . Ne için yaşıyoruz ? Bu ekosistemde yerimiz neresi ? Hiçbir şeyiz . Herşeyi bir kenara bırakıp dün dünde kaldı diyip geri kalan hayatımızı ne istiyorsak onu yaparak geçirmemiz daha doğru olur . Benim hiç dedem olmadı bu duygu nedir bilmem çoğu kişinin eksik/hasarlı duyguları var , elden bir şey gelmez .
  • 03-07-2023, 02:52:59
    #8
    Dostum gençliğin, çocukluğun için gerçekten çok üzüldüm. Keşke hiç kimse böyle bir çocukluk yaşamasa.
    Ama bunu farkettiğin için de bir bakıma mutlu oldum çünkü sen bunu farkettin, ilerde kendi çocuklarına bunun tam tersini yaparsın. Bu yüzden en azından senin çocukların çok mutlu olur.
  • 03-07-2023, 02:54:10
    #9
    kriptokulu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dostum gençliğin, çocukluğun için gerçekten çok üzüldüm. Keşke hiç kimse böyle bir çocukluk yaşamasa.
    Ama bunu farkettiğin için de bir bakıma mutlu oldum çünkü sen bunu farkettin, ilerde kendi çocuklarına bunun tam tersini yaparsın. Bu yüzden en azından senin çocukların çok mutlu olur.
    Tek temennim bu desem yeridir.