Senin hakkında o kadar çok şey biliyorum ki, sırf sohbet ederiz diye her detayını öğrendim senin. En sevdiğin yemek içli köftedir. En sevdiğin renk yeşildir; en sevdiğin diziler eski türk tarihi dizilerdir ve favorin de Diriliş Ertuğrul'tur eski bölümleri denk geldiğinde hala izlersin. En sevdiğin şarkı Selvi Boylum Al Yazmalım'dır. En sevdiğin sanatçı Neşet Ertaş'tır. En sevdiğin çocuk ablamdır. Biraz mesleğinden dolayı geç uyanmayı seversin, uyurken en ufak sesten çok rahatsız olursun. Çayı çok demli içmeyi seversin. Çocuklari da çok seversin (ben hariç). En büyük hayalin büyüdüğün köyde bir evinin olmasıydı. En çok almak istediğin araba Ford Focus Titanium paket. Annem senin sigara içtiğini bilmiyor ama ben biliyorum, stepnenin arkasıma sakladığın sigara paketini ve o kokunu. Senin hakkında daha neler neler biliyorum. Bu bildiğim şeyleri senle konuşmadan öğrendim, oturup anlatsam sana şaşar kalırsın.
Ama sen en çok kendini seversin biliyor musun? En sevdiğin şeyleri sorsak aklının ucuna gelmem onu da biliyorum. Beni sevmek bu kadar zor olmamalıydı bence. Hangi rengi sevdiğimi sorsam bilmezsin, oysa bir çok eşyam siyah; ne tarz müzik sevdiğimi sorsan geçiştirmek için rap falan dersin belki; oysa ben en çok slow şarkılar, pop müzikler dinlerim evde sabahtan akşama kadar. en sevdiğim yemeği sorsam onu da bilmezsin; annem kısır sarma yaptığında nasıl mutlu olduğumu fark etmemişsindir çünkü. En sevdiğim kitabı sorsam bilmezsin ki; nerden bilesin James Dashner'ın Labirent serisini çok sevdiğimi, 5 günde bitirdiğimi ve tekrar okumaya kıyamadığımı.
Benim hakkımda hiçbir şey bilmemek nasıl bir duygu? Beni sevmemek nasıl bir duygu? 18 yaşına geldim, bu yaşımda her şeyi yaşadım, her türlü zorluğa, acıya dayanmaya çalıştım ama bir yerde iyi anlaşan baba ve çocuk görünce kalbim acıyor. Senin sayende sigaraya başladım :) Senin sayende haksızlığa tahammül edemiyorum, senin sayende haklı olsam kendimi ifade edemiyorum :) Çünkü hep susturdun, hep dövdün beni. Bir kere de benim fikrimi sormadın. Saçımı ne tarafa tarayacağıma bile swn karar vermek istedin. Senin sayende birileri beni takdir etsin onaylasın diye çırpınıyorum.
Neden mi gecenin ikisinde uyumadım. Senin yüzünden. Bana hiç destek olmadın, hiç inanıp güvenmedin. Hep özgüvenimi kırdın. Hep beni erteledin. Bir tane hediye almadın. Eve onlarca madalya plaket getirdim bir aferin demedin bana. Bir aferin demek çok mu zordu? Ya da sen ne düşünüyorsun demek. O attığın dayaklar adam edemedi beni. Sövmen de işe yaramadı. Tehditlerin de. Ama artık bunları sana söylemem, söyleyemem. Çünkü son kavgamızdan sonra artık senden beklentimi kestim. Üzülmeyi bıraktım artık. Senin sevgisizliğin beni üzmüyor, içimde kocaman bir boşluk var onu biliyorum sadece. O boşluğu da ne en yakın arkadaşım, ne sevgilim ne de başka birisi dolduramıyor.
Teşekkür ederim baba, iyi ki varsın.