• 27-06-2023, 17:46:16
    #19
    royalenes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Fikrine saygı duyarım, fakat herkes en üst düzeyde olacak demedim.5
    Toplumda meslek grupları 5 e ayrılır, tarımdan başlar sanayiden devam eder en sonki yönetici sınıfa kadar.

    Sorgulamayan, ben böyle yaşarım diyenler asgari sınıfında olsun, veya bunun çevresinde.
    Fakat ülkemizde genel olarak sorgulama kapasitesi de düşük, fark ederseniz. Ki benim bahsettiğim kısım da bu kısım.

    Yoksa kendini veya düzeni sorgulamayanlar, bırakın gelişmesin zaten. Onlara lafım yok ki? Veya onlar da üst düzey kazansın mı dedim?

    Dediğim gibi muhaf tuttuğum yerlere saygım sonsuz, hiçbir şey söyleyemem.
    O zaman konunuz bir taraf şanslı zorlasınlar sefa sürsünler, bir taraf şanssız oldukları gibi kalsınlar sürünsünler şeklinde kalıyor.
  • 27-06-2023, 17:47:01
    #20
    iyisite.NET
    Öncelikle, her bireyin yaşam koşulları ve deneyimleri farklıdır. Belirli bir grup insanı muhaf tutmak yerine, toplumun tüm kesimlerini anlamaya ve desteklemeye odaklanmalıyız. Ailesinin durumu olmayanlar, kronik hastalığı olanlar, ailesinde kayıp yaşayanlar veya zorlu çalışma koşullarına maruz kalanlar da toplumun bir parçasıdır ve haklarına saygı duymak önemlidir.

    Ülkemizin durumu hakkındaki eleştiriler ve endişeler doğal ve önemlidir. Ancak, herkesin eğitim alamadığı veya yurtdışına çıkma fırsatı bulamadığı durumları dikkate almalıyız. Okumak ve kendini geliştirmek önemli olsa da, bazı insanlar için bu imkanlar sınırlı olabilir. Her bireyin yetenekleri, ilgi alanları ve yaşam koşulları farklıdır, bu nedenle herkesin aynı ölçüde kendini geliştirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.

    Özeleştiri yapmak, bireyin kişisel büyümesi için değerli bir adımdır. Ancak, herkesin kendi hayatında farklı zorluklarla karşılaştığını ve kendi yollarını bulduğunu unutmamalıyız. Herkesin kendini geliştirme hızı ve yöntemleri farklı olabilir. Önemli olan, başkalarına empati göstermek, birbirimize destek olmak ve olumlu değişiklikler yapmak için birlikte çalışmaktır.

    Yaşınıza ve kendinizi ileriye yönelik düşüncelerle motive etmenize saygı duyuyorum. Gelecek için plan yapmak ve kendinizi geliştirmek önemli adımlardır. Ancak, diğer insanların yaşam seçimlerini veya geçmişteki tercihlerini hafife almamalı ve onları eleştirmemeliyiz. Herkesin kendi yolunu bulması ve kendi hedeflerine odaklanması önemlidir.

    Ayrıca sanıyormusun ki, her okuyan insan gerçekten hak ettiği yerde ?

    Ben kimsenin devleti suçladığını düşünmüyorum. Elbette ki her bireyin kendine göre sorumlulukları var, lakin hükümet olmak, devletin başına geçmek basite indirgenecek bir iş değildir ve bazı şeyler ters gittiğinde elbette insanlar vatandaş olarak bununla alakalı karşıt görüş eleştirilerini yapıyorlar.

    Örnek olarak bugün aile içerisinde bile büyüklerimiz ya da kardeşlerimiz bir hata yaptığında bunun eleştirisini de yapıyoruz. Bu tarz siyasi ve yönetimsel eleştirilerin yapılmadığı bir yerde herkes herşeyi kabul etmiş olur ve yöneticiler hiç yanlış yapmadığını düşünür.

    Bir iş yeri için de düşünürsek, bir müdür atanır, müdür yanlış yaparsa silsileyi aşıp patrona kadar şikayet gider. Yani bir yerde her zaman ast, üstünün hatalarını eleştirir ve şikaetçi olabilir. Üst ise her zaman gücünü kullanır.

    İlerleyen süreçlerde düşüncelerin gelişecektir. Belki de değişecektir. Daha çok okumanı ve kendini daima geliştirmeni tavsiye ediyorum.
    Saygılar selamlar kardeşim.
    Hayatta başarılar dilerim.
  • 27-06-2023, 17:47:41
    #21
    Belki klişe olacak ama ülkemizde kendini ne kadar geliştirirsen geliştir, istersen 25 tane üniversite bitir. Ankara'da dayın yoksa istediğin yerlere gelmenin imkanı da yok. Kaç tane mezun öğretmen kardeşimiz atanamadığı için intihar etti. Onlarında hayalleri vardı, hakkıyla okudu mezun oldu ama atanamadı. Bu kimin suçu? Mülakat neden var bu ülkede? KPSS birincisi nasıl atanamadı? Sürekli çabalayacaksın ama dönüp arkana baktığında harcadığın zamanın ve emeğin karşılığını alamadığını gördüğünde zaten salacaksın kendini. Herkes için söylemiyorum..
  • 27-06-2023, 17:49:49
    #22
    Siz benim dediğimi tam olarak anlamadınız. Senin dediğin olay zaten bu ülkede var. 1000 kişiden birisi yolunu bulup bir yerlere geliyor.

    Benim söylemek istediğim şey bu ülkenin bir kapasitesi var. Herkes payına düşüne alıyor.

    Herkes kendini geliştirse dahi , senin bu ülkedeki alabileceği pay belli.
    Örnek : 85 milyon insanın 80 milyonu kendini çok geliştirip 5 dil bilseydi sonuç ne olurdu ?

    İş veren bu kişileri ayırmak için farklı bir beklenti içine girerdi. 5 Dil bilmek seni bir yere getirmezdi. Bu bir kriter bile olmazdı.

    Yani kendini geliştirmen seni öne çeker ama kendini geliştiren kişi sayısı artarsa senin kazanacağın para düşer

    Çünkü ülke sana iş olanağı çok fazla sunamıyor , kazanç düşük , yatırım yok , paran değersiz.

    Bu şekilde dediğimi daha iyi anlamışsındır herhalde.





    royalenes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Fikrine saygı duyarım, fakat herkes en üst düzeyde olacak demedim.
    Toplumda meslek grupları 5 e ayrılır, tarımdan başlar sanayiden devam eder en sonki yönetici sınıfa kadar.

    Sorgulamayan, ben böyle yaşarım diyenler asgari sınıfında olsun, veya bunun çevresinde.
    Fakat ülkemizde genel olarak sorgulama kapasitesi de düşük, fark ederseniz. Ki benim bahsettiğim kısım da bu kısım.

    Yoksa kendini veya düzeni sorgulamayanlar, bırakın gelişmesin zaten. Onlara lafım yok ki? Veya onlar da üst düzey kazansın mı dedim?

    Dediğim gibi muhaf tuttuğum yerlere saygım sonsuz, hiçbir şey söyleyemem.
  • 27-06-2023, 17:51:19
    #23
    iOktay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O zaman konunuz bir taraf şanslı zorlasınlar sefa sürsünler, bir taraf şanssız oldukları gibi kalsınlar sürünsünler şeklinde kalıyor.
    onlara saygım sonsuz, bir fikrim yok diyorum, birsey diyemiyorum diyorum, ne dememi bekliyorsun be adam? sağlık sorununa ben mi çözüm bulayım
    . sert konuşmayayım dedikçe, her neyse allah şifa versin.

    Linux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle, her bireyin yaşam koşulları ve deneyimleri farklıdır. Belirli bir grup insanı muhaf tutmak yerine, toplumun tüm kesimlerini anlamaya ve desteklemeye odaklanmalıyız. Ailesinin durumu olmayanlar, kronik hastalığı olanlar, ailesinde kayıp yaşayanlar veya zorlu çalışma koşullarına maruz kalanlar da toplumun bir parçasıdır ve haklarına saygı duymak önemlidir.

    Ülkemizin durumu hakkındaki eleştiriler ve endişeler doğal ve önemlidir. Ancak, herkesin eğitim alamadığı veya yurtdışına çıkma fırsatı bulamadığı durumları dikkate almalıyız. Okumak ve kendini geliştirmek önemli olsa da, bazı insanlar için bu imkanlar sınırlı olabilir. Her bireyin yetenekleri, ilgi alanları ve yaşam koşulları farklıdır, bu nedenle herkesin aynı ölçüde kendini geliştirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.

    Özeleştiri yapmak, bireyin kişisel büyümesi için değerli bir adımdır. Ancak, herkesin kendi hayatında farklı zorluklarla karşılaştığını ve kendi yollarını bulduğunu unutmamalıyız. Herkesin kendini geliştirme hızı ve yöntemleri farklı olabilir. Önemli olan, başkalarına empati göstermek, birbirimize destek olmak ve olumlu değişiklikler yapmak için birlikte çalışmaktır.

    Yaşınıza ve kendinizi ileriye yönelik düşüncelerle motive etmenize saygı duyuyorum. Gelecek için plan yapmak ve kendinizi geliştirmek önemli adımlardır. Ancak, diğer insanların yaşam seçimlerini veya geçmişteki tercihlerini hafife almamalı ve onları eleştirmemeliyiz. Herkesin kendi yolunu bulması ve kendi hedeflerine odaklanması önemlidir.

    Ayrıca sanıyormusun ki, her okuyan insan gerçekten hak ettiği yerde ?

    Ben kimsenin devleti suçladığını düşünmüyorum. Elbette ki her bireyin kendine göre sorumlulukları var, lakin hükümet olmak, devletin başına geçmek basite indirgenecek bir iş değildir ve bazı şeyler ters gittiğinde elbette insanlar vatandaş olarak bununla alakalı karşıt görüş eleştirilerini yapıyorlar.

    Örnek olarak bugün aile içerisinde bile büyüklerimiz ya da kardeşlerimiz bir hata yaptığında bunun eleştirisini de yapıyoruz. Bu tarz siyasi ve yönetimsel eleştirilerin yapılmadığı bir yerde herkes herşeyi kabul etmiş olur ve yöneticiler hiç yanlış yapmadığını düşünür.

    Bir iş yeri için de düşünürsek, bir müdür atanır, müdür yanlış yaparsa silsileyi aşıp patrona kadar şikayet gider. Yani bir yerde her zaman ast, üstünün hatalarını eleştirir ve şikaetçi olabilir. Üst ise her zaman gücünü kullanır.

    İlerleyen süreçlerde düşüncelerin gelişecektir. Belki de değişecektir. Daha çok okumanı ve kendini daima geliştirmeni tavsiye ediyorum.
    Saygılar selamlar kardeşim.
    Hayatta başarılar dilerim.
    Yazdıklarınızın çoğunluk kısmına katılıyorum, fakat muhaf tuttuğum derken bahsetmek istediğim “ bu durumu ben bile düşünemiyorum, bu durumda olup laf edenlere saygım sonsuz “ anlamındaydı
    iyi dilekleriniz için de teşekkürler.