• 24-06-2023, 02:47:11
    #1
    Üyeliği durduruldu
    @MismisKrali;

    Beşinci kol

    Sizin için bu münazara isteğini konuyu açmamın nedeni şudur.

    Beşinci kol gibi propaganda faaliyetleri yahut 17.Yüzyıl Fransa ve İngiltere ışığın da kamu diplomasileri, temelinde Protestan Katolik tuzu biberi meşrutiyet istekleri propagandanın doğuşunda :

    Gerçek ve Gerçeklik arasında bilişsel kopuklukta :

    2 + 2 = 5 ifadesini insanlara kabul ettirmek istiyorsanız şayet yapmanız gerekenler:
    • Otorite deneyi sonuçlarından da hareketle her yüz kişiden 65'nin oldukça düşük algılı ve zorlantı ile baş edemeyen dolayısıyla da bozukluğun çevresine süreğen icra edenlerden oluştuğunu
    • İşbu düşük algılılarında psikoz irade-i tahvil oldukça düşük algılı otorite figürlere bağıl olduğunu oldukça da ilkel primitif olduklarını da hesaba katınca
    • Bir gruba 2 + 2 = 5 dayatılmak isteniyor ise şayet, işbu grubun karşıtı konsolide kimliklendikleri dış grup olarak gördükleri diğer gruba bunu tersine empoze etmek yeterlidir.
    • İlgili grubun işbu empozeyi dış grubun bir unsuru folklorik sosyolojik bir pratiği rutini olduğu izleniminde algısında bulundurmak yeterlidir.
    • Dolayısıyla Tribalizm yani kabilecilik iç grup övme dış grup yerme başlayacaktır ve karşıtın tersine psikoloji 2+2 = 5 kabul edeceklerdir.
    • Günümüzde markaj Pr çalışmalarda uygulanan klasik taktiklerden de biridir ayrıca.
    Yani bir düşünün aslında neden insanlar kara cahilin sıtma gibin yaşayıp entelektüelin ermişin takılmaktalar?

    Mesele grup içi pekişmekten ibarettir ne yazık ki.

  • 24-06-2023, 03:06:21
    #2
    divide et impera
  • 24-06-2023, 03:06:58
    #3
    Beşinci kol çalışmasını hiç duymamıştım. Bu da bugünün değerli bir bilgisi oldu benim için. Geçen iki hafta önce bu bahsettiklerinize yakın bir kitap okudum bir de üstüne bir belgesel izledim. İçindekiler beşinci kol çalışmasına çok benziyormuş. Günümüzde mevcut bu durumlar görüyoruz sadece anlamlandırma noktasında yeterli olamayabiliyoruz.

    Sayın hocam gerçekten engin bir bilginiz var besbelli ve çok memnun oldum. Sizin yazdıklarınızı okurken sanki Eric Hoffer ve Nasim Nicholas Taleb okuyormuş gibi oldum Nasim Nicholas Taleb, Antikırılganlık kitabında "yazdıklarımı kimse anlamıyor" diye sitem ediyordu. Fakat birkaç kere okuyunca ana hatları insanın kafasında canlanıyor. Sizin de yazdıklarınız anlam dolu şahsi görüşüm bu yönde.

    Bunları bugün çok net yaşıyoruz çünkü iç grup övmek zorunda bırakılan çok sayıda insan var. Dostlarımda da bunları görüyorum özellikle sosyal medyada dış grup olarak yerilmemek adına kendileri gibi bile olamıyorlar. Belki kimi zaman ben de öyleyim!

    Tag için teşekkür ediyorum.
  • 24-06-2023, 03:11:05
    #4
    Bir önceki konuda yazıklarıma dikkat et.

    https://www.r10.net/1085398702-post20.html
  • 24-06-2023, 03:25:14
    #5
    Üyeliği durduruldu
    divide et impera @Hasan54;

    Burada örneğin Latin bir deyişin örneğini görüyoruz, 17.Yüzyılın furyasında Latince loncaların filolojik eğilimi olurken, Aydınlanmacıların eğilimi antik yunanca Grek üzerineydi.

    Böl parçala ve yönet prensibin beşinci kol bunun kamu diplomasisi minvalinde dünya savaşların pratiğinde soğuk savaş devamında iyicene artık günümüzün bir rutini pratiği haline gelmiş olanda.

    Aslen tezahürün siluetin bütün o ülkemizde STK'lar kültür programları gelenek sosyal medyalar sosyal gruplar hepsini tıpkın beşinci kol faaliyeti gibi kamu diplomasisinde eritince karşımıza şu sonuç çıkmaktadır.

    Liboştan bir toplumda liboştan insanlar nihayetin malik değil mülkün değil bildiğin reayadan kullar köleler.

    Örneğin ister adem-i merkeziyetçilik de ister teşebbüs-i şahsi şimdide liberal de, ne dersen de beşinci kolun faaliyet asıl olan amaç, aşağıda bahsettiğim şey yalın arı duru gerçek.

    Memaliğin olmuş entegre tesisleri, memaliğin her bir mülki idari birimi olmuş sana çiftlikler , memaliğin malikleri de olmuş sana reayadan küçükbaş büyükbaş sürüler, işbun siluet 17.yüzyıl disipline toplum düşüncesinin bir ürünüydü hayaldi gerçek oldu.

    Köyden mecradan kasabadan şehirden çiftlikler, işbu çiftliklerde insandan küçükbaş büyükbaş alınır satılır mallar, ülkeden insan entegre tesislerin.

    Para dediğin klasiğin sinirselin koşul ortağın araç, hani arzu ettiğin eyleme davranışa koşulla diye. Ha işte Paran kontrol nüfus kaynak kimdeyse tanrı oluyor.

    @MismisKrali; İşte küresel olarak işbun muhabbet piyasa kurumlar otoriteler piyasalar hem nüfus hem mülki bahsini ettiğimiz loncaların geleneksel günümüz fark etmiyor ha işte onların olunca?

    Haliyle de günümüzün tanrıları onlar gerçekte bu.

    MismisKrali adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Beşinci kol çalışmasını hiç duymamıştım. Bu da bugünün değerli bir bilgisi oldu benim için. Geçen iki hafta önce bu bahsettiklerinize yakın bir kitap okudum bir de üstüne bir belgesel izledim. İçindekiler beşinci kol çalışmasına çok benziyormuş. Günümüzde mevcut bu durumlar görüyoruz sadece anlamlandırma noktasında yeterli olamayabiliyoruz.

    Sayın hocam gerçekten engin bir bilginiz var besbelli ve çok memnun oldum. Sizin yazdıklarınızı okurken sanki Eric Hoffer ve Nasim Nicholas Taleb okuyormuş gibi oldum Nasim Nicholas Taleb, Antikırılganlık kitabında "yazdıklarımı kimse anlamıyor" diye sitem ediyordu. Fakat birkaç kere okuyunca ana hatları insanın kafasında canlanıyor. Sizin de yazdıklarınız anlam dolu şahsi görüşüm bu yönde.

    Bunları bugün çok net yaşıyoruz çünkü iç grup övmek zorunda bırakılan çok sayıda insan var. Dostlarımda da bunları görüyorum özellikle sosyal medyada dış grup olarak yerilmemek adına kendileri gibi bile olamıyorlar. Belki kimi zaman ben de öyleyim!

    Tag için teşekkür ediyorum.
  • 24-06-2023, 03:40:26
    #6
    💎 Brand & UI Designer
    aynen
  • 24-06-2023, 04:02:03
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Bu arada şiirler yazmaya başladım, az önce ağzımdan dökülen mısralar

    Terbiyen bozukluğun tezahürün müsvedde-i insan orangutan şebek gibi.
    Liboşum fıtratın kadın kuaförü sahibin, ona buna carlayan süs köpeğin enik gibi.
    Malik misin memalik tezahürün takım elbisen jilet gibi, aslın senin reayadır kulum kölem evcilin pet gibi.
    Klasiğin koşullan meleken aklın yok gibi, yeşili görmeyedur gözlerin fal taşı yapayın ilen seçilim bir it gibi.
    Elbet biliriz o küçük akla gerekmez zira o terazi bu sıkleti çekmez, sıkletin çekemeyende kudurun bir köpek gibi.

    @MismisKrali; Burada şuna benzettim ben mısralarımda PAVLOV klasik koşullanma deneylerinde hani uyaran var ya karşılığın RESPOND cevap salya, ha işte burada yeşili yani doları parayı bir uyarana benzettim.


    Liboşu da bir eniğe, yeşilin doları da görsel uyaran görende yapay seçilim, gözlerin ağlamaklı irileşmesi insan ehlileştirilmesi olayından dem vurdum.

    Aslında bir nevi günümüzün hayvan sevici profilinde, işbun yapay seçilim ilkel uyaran hala daha manipüle olan oldukça düşük algılı, sosyal grup STK profiline dem vurdum.

    Liboşta bunun STK ve batı kamu diplomasi ayağını oluşturmaktadır.


    gcN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    aynen
  • 24-06-2023, 05:39:49
    #8
    sen. ne dion be abi