Sisifos, ömrünün sonuna kadar yeraltında bir kayayı tepenin sonuna kadar taşımakla cezalandırılan bir kraldır. Her seferinde tepeye ulaştığında kaya geriye doğru yuvarlanır ve tekrardan Sisifos kayayı taşımaya çalışır. Bu yönüyle bakıldığında, mücadeleyi bırakmayan Sisifos, anlamsızlığı kabul etmiş ve denemeye, mücadele etmeye devam eden bir kahramandır. Eğer bir gün Sisifos bu işten vazgeçer ve kayayı taşımayı bırakırsa Tanrılar galip gelmiş olur. Bu işkencenin dünyanın sonuna kadar devam edeceğini kabul eden ve kayayı taşımaktan vazgeçmeyen Sisifos, boyun eğmemiş aksine baş kaldırmıştır. Mücadeleye devam etmek, bu anlamsızlığa bir anlam arayışıdır.

İnsan ilişkilerimiz, hedeflerimiz ve mücadelemiz bizi bu hayata bağlar. Ancak sizi hayata bağlayan her şeyi kaybettiğinizde, yaşamak halen mantıklı mıdır? Mücadeleniz anlamını yitirdiğinde, yalnızlaştığınızda, hislerinizi kaybettiğinizde, bu anlamsız hayatın ceremesini çekmek mantıksız geldiğinde halen sizi bu hayata bağlayan şey nedir?
Bunun ışığında merak ediyorum, acaba sizin gerçekten yaşama dair bir hevesiniz kaldı mı?

evliliğim yuvam yıkılıyor göz göre göre
düşerim kalkarım düşerim kalkarım dağıtırım bunalırım sıkılırım her şeyi silip bırakıp ortadan da kaybolmak isterim ama günün sonunda ben güçsüz bir insan değilim hayatın bütün zorluklarına göğüs germek benim için bir zevk der geçerim. Bir insan düşünce yapısıyla kendine her şeyi yapabilir yaptırabilir. Düşünürek kendinizi hasta da edebilirsiniz mutlu da... yazıma güzel bir örnek ile son vereyim.