Bu seçimden sonra iktidar yine kazanırsa Türk Lirası hiç bir uluslararası kurum tarafından kabul edilmeyen bir para birimi haline gelecek.
Sürekli hükümeti kayıtsız şartsız savunan arkadaşlar vardı bu konu altında da yorumları var.
İşte hesap sorulan 128 milyar dolar aynen böyle hiç edildi.
Birileri kuru dolar satarak tutmak istediği için bunu kullanarak cebini dolduranlar oldu.
Aldığınız dolarlar size kar, bu ülkenin yetimine öksüzüne zarar yazıyor.
Arada kazanılan para vergi ödeyenlerin cebinden çıkıyor ve ileride size de daha yüklü miktarda fatura edilecek.
Fırsatı görüp değerlendirenler bugün para kazanacak ve bu da yasal olarak hakları.
Arbitraj ile kazanırken Türk Lirasını dövize karşı kullanıyorsunuz TL'nin değerini düşürüyorsunuz.
Elinde TL kalan dolara dönemeyen firma zarar ediyor görünse de TL'nin değeri düşüyor.
İnşallah seçim 2. tura kalmaz.
Yoksa bu ülke tarihinde ilk defa iflas bayrağını çekecek.
Bugün dolardan 1 lira kar edenler hayatlarının en büyük zararını yaşayacaklar.
Bu olayın başlangıcı pandemi de herkesin çarkı dönsün diye anlamsızca düşük faizle piyasaya sürülen rezervler ne yazık ki. Pandemi de olmaması gereken oranlardaki düşük faizli evlerin, arabaların kredi borcunu enflasyon olarak tüm Türkiye toplumu ödedi ve ödemeye devam ediyor. 128 milyar dolar sorusunu sorarken 128 milyar doların yurt dışına veya bir kaç aileye gidildiği sanılmasın. 128 milyar, bizim toplumumuz tarafından kıtır kıtır yenildi.
Politikacılar dini konulardan dolayı değil kolay - rahat alışveriş için, işletmelerin ve tüketicilerin kolay refah yaşam beklentisi için faizi baskılıyor, yetmedi döviz uçmaya başlayınca aynı anda dövizi de bastırmaya çalışıyoruz, bu iki yanlışı bir de sınırsız faiz oranlarına gidebilecek düzeyde kur korumalı gibi bir büyük bir riskle yapmaya çalışıyoruz. Seçimden sonra olası bir ambargo, yaptırımda dolar, euro uçarsa ve bunun kkm'de maliyeti ne olur, hazinenin karşılaması gereken bu kkm maliyetinin kısır döngü şeklinde dolar ve euro'ya etkisi ne olur bilmiyorum.
Tüm bu sorunlara ek olarak siyasi partilerden, seçimden bağımsız kim gelirse gelsin EYT'nin geçmesi ile bir nebze olsun düşük faizle IMF'ten borçlanabilme imkanımız da kalmamış olabilir. Artık Çin'den veya Körfez ülkelerinden iflas riski nedeniyle yüksek faizlerle ne kadar borçlanabilirsek şükür ederiz. Bu arada Abd'de geçiçi olarak durdurulan veya hafifletilen yaptırımları unutmamalıyız. Siyasi bir değişiklik, revizyon yaşamazsak Türkiye'deki Abd karşıtlığı gibi Abd'deki Türkiye karşıtlığı ve iki ülkenin birbirine karşı dış siyasette agresif tavırları, iki ülkeye de hiç iyi şeyler kazandırmayacaktır.