• 23-03-2023, 13:29:31
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.

    Bu Ramazan'da yazacağımız hikâyemizde, Ayçelen ve Diyar'ın hem birbirleriyle tanışmasına ve hemde vuslatı bulmaları için yolculuğa çıkacağız. Bu hikâyemiz de günümüz Kayseri'sinde geçmektedir.

    Ayçelen ailesi Ramazan davulcusunun çaldığı sese uyanırlar. Bu ailede 3 kişi yaşıyor. Ayçelen'in annesinin adı Aslıhan olup, 45 yaşında ve mesleği ev hanımıdır. Ayçelen'in babasının adıysa Ertuğ olup, 48 yaşında ve mesleği ise Market sahibidir. Ayçelen ise 24 yaşlarında bir grafikerdir. Herkes odasından çıkar ve mutfağa doğru yol alırlar. Aslıhan, sahurda yiyecekleri yemekleri ve içecekleri hazırlarken, Ertuğ ve Ayçelen mutfak masasında yer alan sandalyelerde otururlar. Bu aile kendi aralarında havadan sudan konuşuyorlar. Ayçelen yemeği hazırlar ve mutfak masasına koyarken, Ayçelen onu görür görmez annesine yardım etmek için kalkar ve annesine yardım eder. Sonra ailecek yemeklerini yerler ve içeceklerini içerler. Sonra herkes yatar.

    O sırada Diyar ailesiyse, Diyar hariç herkesin telefonundaki alarm saatinin sesine kalkarlar. Diyar kasıtlı olarak alarm kurmamıştır. Çünkü uykuyu, sahura karşı tercih etmiştir. Diyar'ın ailesinde 4 kişi yaşıyor. Diyar'ın annesinin adı Aytaç olup, 44 yaşında ve mesleği spor eğitmenidir. Diyar'ın babasının adıysa Bilgen'dir. Yaşı 46 olup, eski bir sporcudur. Ertuğrul bu seride 18 yaş altına sahip tek karakterdir. O da öğrencidir. Diyar'a gelince olabildiğince en tembel bir insandır. Bilgisayar mühendisi nasıl oldu derseniz? Onu inan kendisi dışında kimse çözemedi. Yaşıysa 26'dır. Ailemizin annesi yemeği hazırlamak için mutfağa geçer ve her şeyi hazırlayınca, tüm aileyi mutfağa toplamak için yola koyulur. Evin babası uyanık ama odasında kendine gelmesini bekliyor. Ona "yemeğin hazır olduğunu söyler." Evin büyük oğlu olan Diyar'a varır ve hâlâ uyuduğunu görür. Sesini erkek şekilde yaparak. Ona şakayla karışık esprili bir şekilde "Koğuş kalk! İçtima saati!" Bunu duyan Diyar anında yataktan fırlayarak "Emredersiniz komutanım!" der. Fakat anne gülerek o odadan kalkar. Emin olun, Diyar'ı hızla kaldırmanın en iyi yolu budur. Evin küçük oğlu olan Ertuğrul ise kalkmış ve üzerini giymiş annesinin kapıyı açmasını bekliyor. Annesi kapıyı açınca Ertuğrul kalkar ve annesine sarılır. Sonra herkes yemeklerini yer, içeceğini içer. Diyar annesine karşı, "Bu eşek şakasını sonlandır artık." diyerek bağırır. Evin babası olan Bilgen sakin bir şekilde "Ramazan'dan önce, Diyar'ı tek seferde uyandırmanın en iyi yolu, askerdeki gibi davranmaktır diye." der ama adam kendini tutamaz ve gülmeye başlar. Ertuğrul ise, olaylara pek karışmadan tabaktaki yemeği götürmeye devam eder. Sonra herkes yemeğini ve içeceklerini içerler. Arkasından herkes odasına çekilir. Diyar ise yatmak yerine PC başında oyun oynar. Ezan saati okununca yatağa girer ve uyumaya başlar.

    Ayçelen sabah saatlerinde kalkar. Önce bir güzel giyinir ve süslenerek iş yerine gitmek için odasından çıkar. Sonra yavaşça evin kapısını açar. Çünkü o sırada evin diğer ahalisi uyuyor. Ayçelen kapının önünde duran Eagle MX arabasına biner. Çalıştığı şirket olan Zirve Grafik A.Ş. isimli bir şirkete doğru gider. Ayçelen, şirketin önüne varır. Arabasından iner ve şirketin içine girer. Önce patronun odasına çıkar. Yapılacak işlerini alır ve odasına iner. Akşama kadar, orada Windows gibi işletim sistemini, Photoshop gibi bir uygulamalar kullanarak Ayçelen grafikler çizer ve biten her işi patronuna teslim eder.

    O sırada uyuşuk gibi yatan Diyar. Bu adamın asıl planı tüm gün boyunca orucu uykuya tutturmaktır. Fakat evin küçük kardeşi çok ses yaparak ağabeyini uyandırır. Diyar sinirlenerek kalkar ve kardeşine bakarak, "Sen niye beni uyandırırsın?" der ve tam sağ elini havaya kaldıracakken, evin babası olan Bilgen sol eliyle Diyar'ın sağ elini tutarak, "Sen hep böyle tembel mi olacaksın?" diyerek oğluna karşı sitem eder. Diyar sakinleşir. Üstünü giyer. Odasından çıkar ve evin dış kapısına yönelirken, Aytaç oradan bağırarak "Kardeşini okula götür." der. Diyar umursamadan kapıyı çarparak çıkar ve gider. Bilgen sakince "Bundan adam olmaz." diyerek hem içinden söylenir ve hem de iç geçirir. Diyar otobüse yetişmek için durağa karşı yürür. Otobüs gelir ve ona binerek Hipuujin şirketine gider. Bu şirketin sahibidir. Şirkete gittiğinde odasının kapısını açar ve çalışmaya başlar. Diyar tembel ve biraz asabi birisi olabilir ama iş çalışmaya geldi mi? Kimse onu tanıyamaz. Kendisi bilgisayarı çok seviyor. Bu yüzden bu mesleği seçmiş diye düşünüyor olabilirsiniz. Aslında bir çok verisini kaybettiği için, insanlara güvenliği ve gizliliği aşılamanın en iyi yolun bu olduğunu düşünüyor. Kendisi Linux sevdalısı olup, Mageia'yı kullanıyor. Akşama kadar PC başında bekler. Arada bir PC getirir ve onları formatlar veya iç temizliği yaparak para kazanır.

    Ayçelen işlerini bitirir ve akşam üstü saat 6 gibi şirketten ayrılarak arabasıyla evine doğru gider. Annesine yemek yapması için yardım eder. Aile büyüğü olan Ertuğ ise işten 6:40 gibi saatte eve gelir. Oturma odasına geçerek dini programları izler. Ramazan'daki tek eğlencesi bu adamın. Akşama kadar adamın pestilini çıkartıyorlar. Ezan vaktine kadar yemekler pişer ve aile reisi de TV'yi izler. Ezan okunmaya 5 dk. kala aile reisi TV'yi kapatır ve mutfağa geçer. Ertuğ kızına bakar ve ona günlük işlerini sorar. Kızı ise babasına bakarak, işlerini anlatır. Ayçelen ise dinler. Herkes ezan saatine göre bu şekilde konuşurlar. Akşam ezanı okununca herkes orucunu açarak, akşam yemeklerini yerler.

    Diyar ise işlerini bitirir. Arkasından otobüse yetişir. Saat 6:40 gibi biner. Eve geldiğinde tüm ahali evdedir. Odasına gider ve kafasını yatağa gömer. Evin babası ona bakarak "Görende sırtında çuval taşıttırdı sanacak." diye sitem eder. Annesiyse "Yoruldu çocuk." der. Ertuğrul ise, "Ağabeyim benden az çalışıyor." diyerek güler. Diyar kapıyı kapatmak için kalkar. Tam kapıyı kapatacakken, Ertuğrul ağabeyine bakarak "Ezan saati yaklaşıyor." der. Diyar uyumak yerine oturma odasına oturur. Arkadaşlarıyla açık kaynak kodlu bir uygulama ile onlarla yazışır. Ezan saati geldiğinde Diyar oturma odasından kalkar. Akşam ezanına kadar hiç ses etmeden oturur ve bekler. Ezan okununca, evdeki herkes orucunu açar ve yemeklerini yerler.

    1. Bölüm Sonu.
  • 23-03-2023, 13:31:53
    #2
    Hocam akıcı görünüyor başarılar.
  • 23-03-2023, 13:41:47
    #3
    KeyCodE adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam akıcı görünüyor başarılar.
    Teşekkür ederim. Günlük tadında bir hikâye yazmak istedim.
  • 24-03-2023, 16:19:04
    #4


    Ayçelen ailesi Ramazan davulcusunun çaldığı sese uyanırlar. Herkes odasından çıkar ve mutfağa doğru yol alırlar. Aslıhan, sahurda yiyecekleri yemekleri ve içecekleri hazırlarken, Ertuğ ve Ayçelen mutfak masasında yer alan sandalyelerde otururlar. Bu aile kendi aralarında havadan sudan konuşuyorlar. Ayçelen yemeği hazırlar ve mutfak masasına koyarken, Ayçelen onu görür görmez annesine yardım etmek için kalkar ve annesine yardım eder. Sonra ailecek yemeklerini yerler ve içeceklerini içerler. Sonra herkes yatar.

    O sırada Diyar ailesiyse, Diyar hariç herkesin telefonundaki alarm saatinin sesine kalkarlar. Diyar kasıtlı olarak alarm kurmamıştır. Çünkü uykuyu, sahura karşı tercih etmiştir. Ailemizin annesi yemeği hazırlamak için mutfağa geçer ve her şeyi hazırlayınca, tüm aileyi mutfağa toplamak için yola koyulur. Evin babası uyanık ama odasında kendine gelmesini bekliyor. Ona "yemeğin hazır olduğunu söyler." Evin babası, annesine "Diyar'ı bugün ben uyandıracağım?" der. Evin büyük oğlu olan Diyar'a varır ve hâlâ uyuduğunu görür. "Bugün kalkmazsan, yarın saat 04:00'e kadar uyku yok." Bunu duyan Diyar anında yataktan fırlayarak "Baba!" der. Fakat babası içinden gülerek o odadan çıkar. Evin küçük oğlu olan Ertuğrul ise kalkmış ve üzerini giymiş ve odasından çıkar. Sonra herkes yemeklerini yer, içeceğini içer. Diyar babasına karşı, "Baba, bu biraz fazla olmadı mı?" diyerek sitem eder. Bilgen sakin bir şekilde "Alarmı kursaydın, bizi bu kadar uğraştırmak zorunda kalmazdın" diyerek oğlunu lafıyla iğneler. Ertuğrul ise, olaylara pek karışmadan tabaktaki yemeği götürmeye devam eder. Diyar kardeşine bakarak, "Sen niye hep benden önce uyanıyorsun?" sorusunu sorar ama Ertuğrul onu duymamazlıktan gelerek yemeğini yemeğe devam eder. Sonra herkes yemeğini ve içeceklerini içerler. Arkasından herkes odasına çekilir. Diyar ise yatmak yerine PC başında oyun oynar. Ezan saati okununca yatağa girer ve uyumaya başlar.

    Ayçelen evden çıkmak üzereyken, masa üstünde duran cep telefonu çalar. Arayan patronudur. Patronun adıysa Çağatay olup, 25 yaşındadır. Çağatay sanki bilgisayara virüsleri Ayçelen bulaştırmış gibi ona bağırarak sinirini çıkartır. Ayçelen sakinliğini korumaya çalışsa bile, patron onu hiç dinlemiyor bile. Patronun son cümlesindeyse "Seni kovdum." demesiyle telefonu yüzüne kapaması bir oldu. Ayçelen odasında ağlayarak oturur. Bu sesleri duyan babası Ertuğ ise sakince kızını yatıştırmak için uğraşır ve o patronun numarasını alarak, kendi cep telefonundan arayarak olayı sorar. Patron ise tüm sinirini bu kezde kızın babasından çıkartır. Ertuğ o adama sakin olmasını ve bu virüs yemiş bilgisayarı düzeltecek birisini tanıdığını ve o kişiyle iletişime geçireceğini söyler. Arkasından cep telefonu kapatır. O kişi aramak için Kişiler listesini açar. O kişiyi seçer ve onu arar. O deyip durduğum için sizi meraklandırmak istedim.

    Diyar yeni uyanır ve odasından çıkmak üzereyken, telefonu çalar. Arayan Ertuğ'dur. Diyar telefonu açar ve Ertuğ'un anlattıklarını dinler. Diyar gülmeye başlar ve "Ertuğ, telefonun mikrofonunu açar mısın?" der. Ertuğ telefonun mikrofonunu açar ve kızının duyacağı kadar da sesi açar. Diyar, "Bu patron bozuntuları, yıllarca korsan programlar kullanarak hem yapımcının emeğini ve hem de senin gibi insanların emeklerini, zamanlarını ve hâyâllerini çaldılar. Kimse bana bu alanda kurallar böyle demesin. Bu olay İngiltere'de olsaydı. Emin ol, o tür şirketleri yaşatmazlar. Ben boşuna mı? İnsanların bilgisayarlarına lisanslı yazılımları veya alternatiflerini kurmuyorum. Bende biliyorum. Korsan yazılım kullanarak para kazanmayı. İnan bana, bu tür insanlar kul hakkı yiyorlar zerre kadar haberleri yok. Sen canını sıkma, ben sana kullandığın yazılımları senin için lisans alırım. Evinde bilgisayar var mı?" der. Ayçelen sakinleşmeye çalışır. Çünkü Diyar'ın dediklerini yaşıyor. Ayçelen karamsarlığı sevmez. Hemen sakinleşerek bir bilgisayarın olduğunu ve onda ise sistemin açılmadığını söyler. Diyar ona sakin kalmasını ve bugün o eve uğrayacağını söyler. Ona yeni bir işletim sistemini ve gereken yazılımlarını kuracaktır. Ona son bir soru olarak çizim tabletinin olup olmadığını sorar. Ayçelen, o soruya olumlu cevap verir. Sonra ise içinden "Sonunda, evden çalışacağım." diyerek sevinir. Diyar, Ayçelen'e bilgisayar hakkında bilgiler söylüyor. Ayçelen bunları merak ettiğini ve denemek istediğini beyan ediyor. Bu arada yazılımların adıysa Linux Mint olup, masaüstü ortamıysa Cinnamon'dur. Grafik programıya Krita'dır.

    Diyar evinden çıkarak Ertuğ beyin evine gelir. Bu arada saat 12:00 gibidir. Diyar buraya gelmek için, otobüse biner ve 4 durak sonrasında iner. Biraz yürür ve o evin önüne gelir. Diyar içinden, bu eve en son küçükken girmiştim ama evdeki kız hep okulluydu. Ben ise serseriydim. Geçmişim niye geldi ki aklıma?" der ve sakinleşerek kapının ziline basar. Aslıhan kapıyı açar ve karşısındaki kişinin Diyar olunca çok sevinir. Onu içeri alır. Ayçelen odasının kapısını açarak, "Bilgisayarım bu odada ve kurmanı istiyorum bunları." der. Diyar üzülmemesini söyler ve onların hepsini 40 dk. içerisinde kurar ve oradan ayrılır. Bir sorun olması halinde yardım alacağı siteleri paylaşır. Arkasından evden çıkar ve içinden "Sonunda seni buldum." der ve oradan uzaklaşarak şirketine gider.
    Ayçelen odasında çalışmaya devam eder. Biraz yeni işletim sistemine alışmaya başlar. Bir yanda da Krita programını inceler ve yeteneğini görünce çok sevinir. Kendi kendine "Ben boşuna ünlü yazılımlara zaman harcamışım. Asıl iş yazılımda değil, asıl iş kafada." diyerek sitem eder. Sonra işlerine odaklanır.

    Ayçelen akşam saat 6 gibi bilgisayarını kapatır. Annesine yemek yapması için ona yardım eder. Aile büyüğü olan Ertuğ ise işten 6:40 gibi saatte eve gelir. Oturma odasına geçerek dini programları izler. Ramazan'daki tek eğlencesi bu adamın. Akşama kadar adamın pestilini çıkartıyorlar. Ezan vaktine kadar yemekler pişer ve aile reisi de TV'yi izler. Ezan okunmaya 5 dk. kala aile reisi TV'yi kapatır ve mutfağa geçer. Ertuğ kızına bakar ve ona günlük işlerini sorar. Kızı ise babasına bakarak, işlerini anlatır. Ayçelen ise dinler. Herkes ezan saatine göre bu şekilde konuşurlar. Akşam ezanı okununca herkes orucunu açarak, akşam yemeklerini yerler.

    Diyar ise işlerini bitirir. Arkasından otobüse yetişir. Saat 6:40 gibi biner. Eve geldiğinde tüm ahali evdedir. Odasına gider ve kafasını yatağa gömer. Evin babası ona bakarak "Görende sırtında çuval taşıttırdı sanacak." diye sitem eder. Annesiyse "Yoruldu çocuk." der. Ertuğrul ise, "Ağabeyim benden az çalışıyor." diyerek güler. Diyar kapıyı kapatmak için kalkar. Tam kapıyı kapatacakken, Ertuğrul ağabeyine bakarak "Ezan saati yaklaşıyor." der. Diyar uyumak yerine oturma odasına oturur. Arkadaşlarıyla açık kaynak kodlu bir uygulama ile onlarla yazışır. Ezan saati geldiğinde Diyar oturma odasından kalkar. Akşam ezanına kadar hiç ses etmeden oturur ve bekler. Ezan okununca, evdeki herkes orucunu açar ve yemeklerini yerler.

    İki aile bugünden itibaren Teravih namazlarına gitmeye başlar.

    2. Bölüm Sonu

    ___


    Ayçelen ailesi Ramazan davulcusunun çaldığı sese uyanırlar. Herkes odasından çıkar ve mutfağa doğru yol alırlar. Aslıhan, sahurda yiyecekleri yemekleri ve içecekleri hazırlarken, Ertuğ ve Ayçelen mutfak masasında yer alan sandalyelerde otururlar. Bu aile kendi aralarında havadan sudan konuşuyorlar. Ayçelen yemeği hazırlar ve mutfak masasına koyarken, Ayçelen onu görür görmez annesine yardım etmek için kalkar ve annesine yardım eder. Sonra ailecek yemeklerini yerler ve içeceklerini içerler. Sonra herkes yatar.

    O sırada Diyar odasında Ayçelen'in çalıştığı şirketi bulmaya çalışır. Bunun için önce Ayçelen'in sosyal medyasını bulması gerekiyor. Bu arada Ayçelen ailesinin soy adı Köksal'dır. İlk olarak çok takıldığı dağınık ağ sitelerinde Ayçelen Köksal yazar ama bir şey bulamaz. Bu durumda kendi kendine "Bu kızın Linux'le bağlantısı yok ki." diye sitem eder. Sonra arama motoruna bu ismi yazar ve tüm bilgileri dökülür internette. Bu sefer ise Diyar, "Bu yüzden insanlara söylüyorum. Verilerinizi önemseyin diye ama kimse beni dinlemiyor." diyerek sitem ederek araştırmaya devam eder. Bir kaç siteye bakarken Zirve Grafik A.Ş. ismini görünce hayatındaki ilk şoku yaşar. Zirâ bu şirket, Diyar "Linux'ten nefret eden ve korsan işletim sistemi kullanmaya bayılan ve aynı zamanda insanların verilerini hiç ciddiyete almayan bir şirkettir." diyerek sitem eder. Diyar önce annesini ve babasını kaldırmak için kapıya alacaklı gibi vurur. Aytaç kalkar ve oğlunu ayakta gördüğüne şaşırır. O sırada Bilgen'de kalkar. İçinden "Kesin bu birine aşık oldu." diyerek tahmin eder. Aytaç yataktan kalkar önce çalar saatini kapatır. Yiyecekleri yemekleri ve içeceklerini hazırlar. Arkasından Diyar gelir ve oturur. Bilgen evin küçük oğlunu da sofraya çağırır. Onlarda beraber sofraya gelir. Yemeklerini yerler ve herkes yatağına girer. Uyurlar.

    Sabah erken saatlerinde Diyar sakin bir şekilde otobüse binmek için yola koyulurken Bilgen onu durdurur. Ona bakarak "Bu yolculuk nereye Diyar?" diyerek sorar. Diyar yüzünü ekşiterek "Baba ben otobüsle gideceğim." demek üzereyken, Bilgen ona "Gel, seni bugün istediğin yere bırakayım?" der. Normalde Bilgen, pek arabasına Diyar'ın binmesine izin vermez. Diyar arabaya biner ve gideceğin yerin adını söyler ve sonra konumunu babasına gösterir. Babası bu meseleye karışmak istememesine rağmen, istemeden de olsa ağzından "Bence, sen bu işe karışma." der ama Diyar duymazdan gelir. Yine de babası o mekânın önüne getirir. İkisi de burada iner. Diyar güvenliğe bakarak, "Sizin şu sevimsiz patronunuz olacak adam Çağatay nerede?" diye sorar. Güvenlik "Sizin içeriye girmeniz yasak bay Diyar. Yoksa size "Diyar Çetinkaya mı diyeyim?" diye çıkışır.

    Diyar sakince kapının önünde dururken, aklına bir fikir gelir. Bu fikre göre, Çağatay'ın şirketini kapatmaya kadar götürecektir. Diyar dün araştırdığı bilgileri kullanmak için önce Ayçelen'e mesaj atar. Mesaj içeriği "Ben Diyar! Senin rızan olursa, gece araştırdığım bilgileri dava açman için kullanmanı isteyeceğim." diye yazar. Ayçelen önce şaşırır ve sonra içinden bu adama güvenmek ve güvenmemek arasında iç savaş verir. Fakat, bazen işlere müdahale etme konusu daha ağır basınca güvenmeye karar verir. Daha sonra "Ben Ayçelen. sana güvenmek istiyorum. Bu şirketin bana posta koyması sinirimi bozuyor." diyerek mesaj atar. Diyar sırıtarak "Seni kullandılar." diyerek bir mesaj atar. Ayçelen bu cümleden sonra fena sarsılır. Ve arayarak ağlamaklı ses tonuyla "Nasıl ve neden?" diye sorar. Diyar ise, "Senin yeteneğin onların gözüne batmaya başlamışsın. Bunu ben nereden biliyorum diye sorarsan, tüm kişisel konuşmaları ve yazışmaları internette cirit atıyor?" diye söylenir. Bunu duyan güvenlik kapıyı açar ve ona "Çeneni kapa!" diyerek söylenir. Diyar, telefondan "İstersen son kez, şu şirkete gel." der. Ayçelen hızla arabaya atlar ve hemen oraya gelir. Güvenlik bu sefer Ayçelen'e bakarak, "Sen hangi yüzle geliyorsun?" der. Bilgen artık güvenliğe bakarak "Siz masum insanları kullanmaya devam edin. Bir gün gerçekler ortaya çıktığında, hiç bir deliğe kaçamayacaksınız." der. Güvenlik ses etmeden içeriye Ayçelen'i alır. Diyar ve Ayçelen karşı karşıya gelir ve ikisi de müdürün odasına çıkar.
    O sırada Bilgen polisleri arar ve bir ihbarda bulunur. Bu ihbarın içeriğiyse "Zirve Grafik A.Ş. şirketi korsan yazılım kullanarak para kazandığını ve gerektiğinde çalışanlarına mobbing uygulamasıdır." şeklindedir. Polisler bu ihbar üzerine gelir. İçeriye girerler ve her bilgisayarı incelemeye başlayan polislerde var. Ek olarak, çalışanlarla konuşan bir kaç polislerde bulunuyor. Daha sonra bu şikayetin asılsız olmadığını anlarlar. Bir polis, bir çalışanına patronun odasını sorar. Bir çalışan patronun odasına kadar çıkarlar. Ayçelen polisleri görünce, "Bu adam hem suçlu ve hem de güçlü. Ayrıca, benim gibi tam yükselişe çıkmak üzereyken, bir çok insanın da canını yakmıştır." der. Diyar ise, "Bu şirket ne KVKK yükümlülüğünü getiriyor ve ne de etik diye bir şey biliyor." der. Polisler, Çağatay beyi tutuklar. Bu sırada herkes şirketten çıkar. Son çıkan polis şirketi mühürler.

    Ayçelen arabasına biner ve evine doğru gider. Eve varınca, annesine yemek yapması için ona yardım eder. Aile büyüğü olan Ertuğ ise işten 6:40 gibi saatte eve gelir. Oturma odasına geçerek dini programları izler. Ramazan'daki tek eğlencesi bu adamın. Akşama kadar adamın pestilini çıkartıyorlar. Ezan vaktine kadar yemekler pişer ve aile reisi de TV'yi izler. Ezan okunmaya 5 dk. kala aile reisi TV'yi kapatır ve mutfağa geçer. Ertuğ kızına bakar ve ona günlük işlerini sorar. Kızı ise babasına bakarak, işlerini anlatır. Ayçelen ise dinler. Herkes ezan saatine göre bu şekilde konuşurlar. Akşam ezanı okununca herkes orucunu açarak, akşam yemeklerini yerler.

    Diyar ise babasıyla beraber arabaya biner ve evine doğru gider. Saat 6:40 gibi biner. Eve geldiğinde tüm ahali evdedir. Odasına gider ve kafasını yatağa gömer. Evin babası ona bakarak "Görende sırtında çuval taşıttırdı sanacak." diye sitem eder. Annesiyse "Yoruldu çocuk." der. Ertuğrul ise, "Ağabeyim benden az çalışıyor." diyerek güler. Diyar kapıyı kapatmak için kalkar. Tam kapıyı kapatacakken, Ertuğrul ağabeyine bakarak "Ezan saati yaklaşıyor." der. Diyar uyumak yerine oturma odasına oturur. Arkadaşlarıyla açık kaynak kodlu bir uygulama ile onlarla yazışır. Ezan saati geldiğinde Diyar oturma odasından kalkar. Akşam ezanına kadar hiç ses etmeden oturur ve bekler. Ezan okununca, evdeki herkes orucunu açar ve yemeklerini yerler.
    İki aile Teravih namazına gider.

    3. - 4. Bölüm Sonu.