• 10-03-2023, 20:04:29
    #46
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam tam mistik ve dinsel ispatı olmayan alanlarda geziyorsun.
    Belki de tüm galaksiler ve evren bir öküzün boynuzunda duruyor.
    Olamaz mı? Belki de evren kozmik büyüklükte bir öküzün boynuzunun üzerinde gerçekleşen bir patlama )))
    Böyle bilimsel olarak hiç bir veri olmadan fikir yürütmek doğru değil.

    9 trilyon galaksi yaratmak ile bir galaksi yaratmak arasında büyük fark var.
    Biz kendi varlığımızda bir anlam arıyoruz, diyoruz ki Tanrı bizi sınava sokmak için yarattı.
    Ama yaratılan diğer hiç bir şeyin anlamını aramıyoruz.
    Hiç gidemeyeceğin 9 trilyon galaksinin anlamı nedir?

    Dünyadaki canlı türlerinin %99 u yaşadı ve yokoldu.
    İnsanlar dünya yüzeyinde var olmadan on binlerce canlı neden yaşadı öldü?
    Var mı bir anlamı?
    Hadi evreni azametini göstermek için yarattı diyorsun da.
    Dinozorları neden yaratıp yok etti?
    Geçen sene yolda üzerinden araba geçen ve kurtaramadığım yavru kedinin dakikalarca acı çekmesindeki anlam nedir?
    Ölen, acı çeken, canlıları da gücünü göstermek için mi yarattı?
    Dini ve mistik açıklamalar hikayeleri bana her zaman çok desteksiz geliyor.

    Önemsiz bir galaksideki önemsiz bir gezegende önemsiz bir sürede ortaya çıkıp küçük bir zaman diliminde teknoloji geliştirmeye başlamış bir türüz.
    Ve bu kadar önemsiz bir yer kaplarken, hayvanların, gezegenin, tüm kaynakların bizim için tanrı tarafından yaratıldığını düşünmek komik.
    Bu nasıl devasa bir güç ki, 7 trilyon galaksi yaratabilirken 100 milyar kıt zekalı insan ile uğraşıyor? )))
    Bunun anlamını da gücü yettiği için 7 trilyon galaksi yaratan 100 milyar kıt zekalı insanla da uğraşır diyerek anlamlandırmazsın inşallah.

    Bu ister bir simülasyon olsun, ister tanrı tarafından yaratılmış bir sistem olsun.
    İnsanlar ve dünya bu yaratılış içinde kıymetsiz bir yer kaplıyor.
    Bize sonsuz ahiret hayatı vermek için sonlu bir evren yaratma fikri gerçekten insanlığın kibrinin zirvesi sanırım.




    Değerli kardeşim.
    Sevgi, saygı, ırkçılığın önlenmesi, insan hakları, demokrasi, kardeşlik vesaire hepsi bizim uydurduğumuz kavramlar.
    Sevgi dediğimiz memelilerde sosyal düzenin devamlılığı sürü yaşamının sürekliliği ve neslin devamı için evrilmiş bir bağlanma duygusu.
    Balıklarda sevgi yok saygı yok.
    Kurtlar asla kurt yaşamının kutsal olduğunu falan düşünmez, kendi bölgesine giren diğer kurtları öldürür.
    Karıncalar demokrasiye inanmaz. işçi olarak doğar işçi olarak ölür.
    Hatta kırmızı karıncalar diğer karınca türlerine etnik temizlik yapacak kadar ırkçıdır.
    Hayat yayılmacı rekabetçi ve saldırgandır.

    Bizim sevgi dediğimiz şey, sevginin din olmasını istememiz bunun kendi aramızdaki çatışmaları azaltıp bireysel ve toplumsal riskleri kontrol edecek bir yöntem olması.
    Bu duygu belirli hormonlar ile tetiklenen ve bağlılık yaratan mutluluk veren bir his.

    Ben bir programcıyım.
    Sonsuz güce ve zekaya sahip bir yaratıcı varsa.
    O yaratıcı o zeka ile sonsuz verimlilik bilincine de sahiptir.
    O yüzden bir kaç yüz milyar insanı yaşatmak bir kaç trilyon hayvanı öldürmek gerekmez.

    Evren bir simülasyon ise ya da yaratıldıysa feci bir yaratıcı var.
    Çünkü insanlar sınırsız ihtiyaçlar ile sınırlı kaynaklara hapsedilmiş.
    Evrende galaksiler yıldızlar karadelikler çarpışıyor kaos hüküm sürüyor.
    Canlılar diğer canlıları öldürerek üremeye ve yayılmaya çalışıyorlar.
    Ve entropi denilen düzensizliğe gitme yasası evren başladığından beri evreni daha kaotik hale getiriyor.

    Böyle simülasyon hikayeleri gayet new age dinler halinde yayılıyor.
    Ben bilimsel olarak bakarım.
    Burada tartışılan yaşadığımız hayatın bir simülasyondan farkı olmadığıdır.
    Ama işin sonunda olay Descartes'ın sözüne geliyor.
    Düşünüyorum öyleyse varım.
    Ama var olmam evrenin ya da simülasyonun başrolü olduğum anlamına gelmez, özellikle bu kadar önemsiz bir yer kaplarken.
    Hepsi bizim uydurduğumuz kavramlar katılıyorum ancak bahsettiğim sevgi dualitenin olmadığı bir sevgi, yani insani, hayvani sevgiden basetmiyorum hocam. Felsefi bir bakış diyelim. İçgüdüsel görevini yapan hayvanlardan bahsetmişsiniz, eğer bir similasyondaysak zaten her bilinç kendine göre simüle edilmiş olabilir. İnsan zihni ile baktığımızda göremediğimiz ama bilsek şok olcağımız illuzyonlar olabilir ve vardır da. En güzeli yaşamdan bir şeyler öğrenmeye çalışmak yolculuğu olabildiğinde güzel geçirmeye çalışmak.
  • 10-03-2023, 20:51:12
    #47
    MindCoder adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hepsi bizim uydurduğumuz kavramlar katılıyorum ancak bahsettiğim sevgi dualitenin olmadığı bir sevgi, yani insani, hayvani sevgiden basetmiyorum hocam. Felsefi bir bakış diyelim. İçgüdüsel görevini yapan hayvanlardan bahsetmişsiniz, eğer bir similasyondaysak zaten her bilinç kendine göre simüle edilmiş olabilir. İnsan zihni ile baktığımızda göremediğimiz ama bilsek şok olcağımız illuzyonlar olabilir ve vardır da. En güzeli yaşamdan bir şeyler öğrenmeye çalışmak yolculuğu olabildiğinde güzel geçirmeye çalışmak.
    Ben de sana katılıyorım.
    60-79 yıl yaşayıp öleceğiz.
    En güzeli kapsitemizin yettiği kadar çok merak edip evreni öğrenip, hem kendimizin kendimizden razı olacağı hem de diğer insan ve hayvanların bizden razı olacağı bir hayat sürüp gitmek.
    Geri kalan her şey düzeni sağlamak ve bu hayatı kolaylaştırmak için bizden önceki jenerasyonların uydurduğu kavramlar.
    Çok limitli bir hayat yaşıyoruz, bunun ilk 20 senesini hazırlanıp son 20 senesini hastalıklar ve fiziksel kısıtlamalar ile geçiriyoruz.
    Yani yaşanabilir hayat aslında düşündüğümüzden de kıse.
    En akıllıcası bir daha yaşamayacağız gibi değerini bilip hakkını vererek yaşamak.
  • 10-03-2023, 22:30:30
    #48
    ufuk açıcı gerçekten
  • 10-03-2023, 23:23:51
    #49
    dinlerin yalan olduğu kesin ancak simülasyon nedir, kim tarafından neden oluşturuldu ve simülasyonu oluşturanların doğrudan müdahalesi var mı bilmiyoruz.
  • 11-03-2023, 00:17:05
    #50
    disavurum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    dinlerin yalan olduğu kesin ancak simülasyon nedir, kim tarafından neden oluşturuldu ve simülasyonu oluşturanların doğrudan müdahalesi var mı bilmiyoruz.
    Hocam bence hiç bir şeye kesin diyemeyiz.
    Kesin diyebilmek için bir şüphe veya belirsizlik olmaması gerekiyor.
  • 11-03-2023, 00:39:48
    #51
    dll adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bence hiç bir şeye kesin diyemeyiz.
    Kesin diyebilmek için bir şüphe veya belirsizlik olmaması gerekiyor.
    Tanrı olup olmadığı konusunda bir belirsizlik var.
    Ama dinlerin tanrıdan geldiğine inanmak için körü körüne iman gerekiyor.
    Çünkü din denilen sistemler tamamen hikayeler üzerine kurulmuş.
    Ve bu hikayelerinhiç birinin bir birine üstünlüğü yok hatta modern insan için yenilir yutulur tarafı yok.
  • 11-03-2023, 00:42:46
    #52
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tanrı olup olmadığı konusunda bir belirsizlik var.
    Ama dinlerin tanrıdan geldiğine inanmak için körü körüne iman gerekiyor.
    Çünkü din denilen sistemler tamamen hikayeler üzerine kurulmuş.
    Ve bu hikayelerinhiç birinin bir birine üstünlüğü yok hatta modern insan için yenilir yutulur tarafı yok.
    Ban atmayacaklarını bilsem post … uyumu derdim hafız güldürdün sağ ol
  • 11-03-2023, 01:15:20
    #53
    İsmine farklı bir şey demeniz hakikati değiştirmiyor .
  • 11-03-2023, 02:32:00
    #54
    Sen Olan Avatar’ın içinde Tek Başına Bulunduğun Vizyon Manyetik Alanında Algılamakta Olduğun Tüm Ortam, Varlık Ve Olaylar, Ya Senin Yaşam Programın Gereği Düşünerek Yarattıklarındır Veya Da Yarattıklarını Nötr Değil De Negatif Veya Pozitif Olarak Nitelemenden Dolayı Bozulan Kozmik Yapı Dengesinin Yeniden Oluşmasını Sağlamak Amacıyla, Allah Sistemi Tarafından Tiyatro Sahnesi Misali Sana Yaşatılanlardır. Algıladığın Tüm Ortam Ne Varlıklar Senin Karşına, Oftalmi Denen Göz Derinliğinden Çıkmaktadır.
    Şimdiye Kadar Senin Kendini Yetiştirebilmen İçin Yaşamında, Sen Düşünmediğin Halde, Allah Sistemi’nin Senin İçin Devreye Aldığı Ve Görevlendirdiği Yansıma Olan, Adlantalı Olan Peygamberler Tarafından Sana Bilgisi Verilen Mahşer Ve Kıyamet Devresi 2000 yılında Başlamış Ve Bugüne Kadar Süregelmiştir. Artık Bu Dönemin De Kapanma Anlarındasın. Bu Tarih 13-15/4/2014 Tarihleridir Ve Bu Yeni Dönemin Başlangıcı, 14/4/2014 Tarihinde Gerçekleşen Ay Tutulmasıyla Mühürlenmiştir. Bu Tarihin Devamında, Allah Sisteminin Yeni Bir Sistemi Başlamıştır. Bu Sistem, Senin Vizyon Manyetik Alan Bilgilerini Alman İçin Başlatılan Bir Sistemidir. Bu Sisteme Göre Sen Olan Avatar, Vizyon Manyetik Alanın Tüm Bilgisini Alacaksın.
    Vizyon Manyetik Alan Bilgilerine Göre Yani, Bu Sisteme Göre, Sen Olan Avatar, Şu Anda Mikro Bilinç Olarak Vizyon Bir Ortamda, Gerçek Yaşamda (Realite Yaşamında) Olan Ve Hakiki Sen Olan Makro Bilincinin Kopyasısın Ve Perisprinle Makro Bilincine Bağlısın.
    Bu Vizyon Ortamda Frekansını, Şuur Seviyeni, Evrimini Ve Bilincini, Makro Bilincinin Seviyesine Çıkarabilmişsen Ve Makro Bilincinin Sahip Olduğu Bilinç Bütünlüğünün Tümüne Sahip Çıkmışsan Artık, Vizyon Manyetik Alanındaki Dünyadaki Evrimin Bitmek Üzeredir Demektir.
    Sen Olan Avatar, Yaratma Yani Düşündüğünü Anında Oluşturabilme Eğitimi Alabilmen İçin, 20. Boyut Seviyesinde Haykatra İnsan Olabilmen İçin Bu Vizyon Yaşamın İçindesin.
    Bu Yeni Dönemde Artık Her An Vizyon Ortamın Sonuna gelebilirsin, bu nedenle Ha Gayret.
    --Alt Sonsuzdan Üst Sonsuza Uzanan Sonsuzluğun Her Noktasındaki Varlık, Alt Sonsuzdan O Noktaya Kadar Olan Tüm Kozmik Yapı Ve Varlıkların Toplamından Oluşmaktadır.
    --Bu Vizyon Ortamda Sen Olan Avatar, An’da Kendi Düşündüğünü Yaratarak Yarattığının İçinde Yaşıyorsun. Bu Durumda, Bu Vizyon Yaşamdan Kurtulup, 20. Boyut Düzeyindeki Betanova Yaşamını Hak Edebilmen İçin Şu Anda İçinde Bulunduğun Vizyon Manyetik Alanın Boş olduğunu Yani, İçinde Hiçbir Şeyin Var Olmadığını İdrak Edebilmen İçin Düşünmeme Çalışması Yapman Gerekmektedir.
    Avatar Olarak Kendine Ortam Ve Varlık Yaratmazsan, Olay Yaratmazsan, En Önemlisi AN’dan Bağımsız Davranabilirsen, Ana Piramidin En Üstünde Bulunan Ve Tek Bir Taş Durumunda Olan Senin Üst Beninin, Senin Makro Bilincinin Bilincine Ulaşmış Olursun. Hiçlik Bilincine Ulaşmış Olursun. Hiçliğe Ulaşınca Hiçlikteki Sonsuzluğu Kavrayacaksın.
    --Bu Günler Geçiş Günleridir. Geçişin Hız Kazanması, Sen Olan Avatar’ın Kendi İstek Ve Gayretine Bağlıdır. Bulunduğun Bilinç Seviyesinden Aşama Yaparsan Değişiklikleri Fark Edeceksin. Aşama Yapamazsan Fark Edemeyeceksin Çünkü Her Bilinç Seviyesi Farklı Bir manyetik Alandır. Bu Manyetik Alanları Farklı Birer Oda Gibi Düşünürsen; Oda Değiştirdiğin An, Manzara Ve Hava Değişir. Yeni Dönem, Birbirini Seven Huzurlu, Neşeli, Mutlu İnsan Dönemi Olacaktır.

    Alıntı : İSMAİL KEÇECİ