• 27-01-2023, 07:36:33
    #10
    "Ekmeğe hürmet ediniz. Ona hürmet edene Allah da ikramda bulunur." (Taberani, Mu'cemul Kebir, 22/335; Heysemi, Mecmu'u'z-Zevaid, 5/34)

    Peygamber Efendimiz (asm), (bir defasında) eve girdiğinde, yere atılmış bir ekmek parçası gördü. Onu yerden alıp sildikten sonra yedi ve “Ey Ayşe! Değerli olan şeye saygı göster. Çünkü ekmek parçası hangi topluluktan/kavimden nefret etmiş/kaçmış ise, kat’iyyen bir daha onlara dönmemiştir.” dedi. (İbn Mace, Et'ime, 52)
  • 27-01-2023, 09:23:02
    #11
    İnsanlığın medeniyet sürecindeki 'Tarım devrimiyle' alakalı olabilir.
  • 27-01-2023, 10:16:38
    #12
    🔎 WhoisTR.net
    Ekmek ve kuru fasulye arasında hiçbir fark yoktur. Yere düşen kuru fasulyenin de o zaman üç kere öpülüp alna konması gerekir.
    Ekmeğin kutsallığı sabiilerden gelirmiş, onlara göre ekmek binlerce yıl önce ki bereket tanrısı ve ana geçim kaynakları olarak gördükleri Tammuz'un eti olarak bilinirmiş.
    İslam dininde ekmeği öpmenin herhangi bir anlam ifade etmediği ancak herhangi bir sakıncasının da olmadığı nice tartışmalarda söylenmiştir.
  • 27-01-2023, 10:46:52
    #13
    serserfan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birşeyin az olması, zor elde edilmesi yada kıtlık haline gelmesi onu kutsal mı yapıyor ?

    Herşey kafanızın içinde bitiyor. Geçmişten günümüze bu şekilde geldi, bizler de onu kutsal sanıyoruz. Hepsi bu.
    insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokratik özgürlükler, eşitlik, düşünce özgürlüğü, serbest mülkşyet hakkı vesaire...
    hayatta sahip olduğun tüm değerler senden öceki insanların uydurduğu ve nesilden nesile aktarılan değerlerdir.

    bir ülkenin bayrağı da senin hesabına göre senden öncekilerin uydurduğu ve kutsal sayılan bir bez parçası olmalı.

    Bir bayrak nasıl bir ülkenin bir halkın özgürlüğü ve ortak değerlerinin sembolü ise ekmek de insanların kıt kaynaklara sahip olduklarının ve bu kaynakları kullanırken saygı göstermeleri gerektiğinin sembolüdür.

    kıtlık görmeyen nesillerin ekmeğe saygısının olmaması ekmeğin kutsallığını anlamaması normaldir.
  • 27-01-2023, 11:59:09
    #14
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokratik özgürlükler, eşitlik, düşünce özgürlüğü, serbest mülkşyet hakkı vesaire...
    hayatta sahip olduğun tüm değerler senden öceki insanların uydurduğu ve nesilden nesile aktarılan değerlerdir.

    bir ülkenin bayrağı da senin hesabına göre senden öncekilerin uydurduğu ve kutsal sayılan bir bez parçası olmalı.

    Bir bayrak nasıl bir ülkenin bir halkın özgürlüğü ve ortak değerlerinin sembolü ise ekmek de insanların kıt kaynaklara sahip olduklarının ve bu kaynakları kullanırken saygı göstermeleri gerektiğinin sembolüdür.

    kıtlık görmeyen nesillerin ekmeğe saygısının olmaması ekmeğin kutsallığını anlamaması normaldir.
    Tam olarak haklısın, bayrak falan da hikaye. Dünya topraklarındaki karışıklığı önlemek için uydurulmuş sistemler bunlar. Ben dünya vatandaşı olarak gidip Arjantin'de yaşama hakkımı kullanabilmeliyim. Maalesef geçmişten süregelen sistemler şuan da devam ettiği için bu şekilde yaşıyoruz. İş bana kalsa, bayrak mayrak hikaye olur yani. Kutsallık sizin zihinlerinize tıkılmış bir düşünceden öte gidemez.
  • 27-01-2023, 16:18:54
    #15
    serserfan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tam olarak haklısın, bayrak falan da hikaye. Dünya topraklarındaki karışıklığı önlemek için uydurulmuş sistemler bunlar. Ben dünya vatandaşı olarak gidip Arjantin'de yaşama hakkımı kullanabilmeliyim. Maalesef geçmişten süregelen sistemler şuan da devam ettiği için bu şekilde yaşıyoruz. İş bana kalsa, bayrak mayrak hikaye olur yani. Kutsallık sizin zihinlerinize tıkılmış bir düşünceden öte gidemez.

    Onbinlerce insanın ortak bir alanda yaşaması için belirli ortak değerlere ve hayali sistemlere inanmaları zorunludur. Yoksa sosyal yaşamın sürekliliği mümkün değildir.
    Senin dünya vatandaşı fikrin de senden önceki insanların uydurduğu, senin dünyaya doğuştan getirmediğin bir değer ve talep.
    Tüm taleplerimiz, fikirlerimiz, değerlerimiz, doğru yanlış kavramlarımız içine doğduğumuz ortamda yaşadığımız etkileşimler ile edindiğimiz kavramlardır.
    Büyük bir kıtlık görmediğiniz için sizin için ekmek kutsal değil ama özgürlüğünüzün kısıtlandığını hissettiğiniz için Arjantin'de yaşama hakkının dünyada istediği yere gitme hakkının kıymetli olduğunu düşünüyorsunuz.
    Yani aslında kutsallara karşı olduğunu idda edenlerin de kendi kutsalları vardır yani sorgulamayacağı, tartışmayacağı, kesin olarak içselleştirdiği fikirleri vardır.
    O yüzden hepimizin kutsalları vardır ve bu kutsalların çoğu genelde yoksunluk eksiklik ile çile çekilen dönemlerden kalır.
    İnsanların kıtır kıtır doğrandığı devirlerde insan yaşamının kutsal olduğu fikri çıkar.
    Güçlünün istediği alana çöktüğü dönemlerde mülkiyet hakkının kutsallığı ortaya çıkar.
    Krallıklarda tek insanın tüm halkın kaderini tayin ettiği dönemlerde demokrasi ve yönetime katılımın kutsallığı ortaya çıkar.
    Açlıktan insanların öldüğü devirlerde ekmeğin kutsal olduğu fikri ortaya çıkar.
    Yani senin dünya vatandaşlığı sistemi fikrin de diğer herhangi bir fikir gibi uydurulmuş bir fikirdir.
    Hepimiz uydurulmuş hayali kurgular fikirler değerler üzerinde organize olan büyük insan topluluklarıyız.
    Bu hayali kurgular fikirler ve değerler olmasaydı neslimiz çok uzun süre önce tükenmiş olurdu.
  • 28-01-2023, 00:38:58
    #16
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yer yüzünden buğday, mısır, pirinç ve patates gibi 4 temel ürünü kaldırısanız insanlar kıtlıktan ölmeye başlarlar. Ki mısır ve patates Amerika kıtasından gelmiştir.
    Tarım toplumuna geçmemizin nedeni buğdayı ıslah etmemiz. Ve buğdaydan ürettiğimiz temel yiyecek maddesi ekmektir.
    Yani ekmek kolay ürerilen, kolay saklanan, dayanıklı ve en temel tarım toplumu yiyeceğidir.
    Buzdolabı olmayan zamanlarda ve plastiğin ve paketlemenin kıstlı olduğu zamanlarda bugün yediğiniz yiyeceklerin %90’ı yoktu.
    Ve ekmek en kıymetli ve temel tarım toplumu yiyeceğidir.
    Kimse peynir parası kazanmaz, kimse portakal parası ceviz parası kazanmaz.
    Ayrıca buğdayıjn anavatanında yaşıyoruz.
    Yani Çin de pirinç kutsaldır çubukla yerler kaşıkla değil. Bizim için de ekmek kutsaldır çünkü ekmek olmasa kıtlıktan ölürüz.

    Ekmek kutsal değildir diyen arkadaşlar olmuş.
    Bu genç kardeşlerin ömürleri bir kıtlık yaşamaya yetecek. O zaman görecekler ekmek ne kadar kıymetli. Dünyanın tahıl stokları 1 sene yeter. 2 aene kurak ve verimsiz ürün gelmesi birilernin açlıktan ölmesine neden olur.

    İkinci dünya savaşında ticaret bağları o kadar bozulmuş ekonomi o kadar bozulmış ki insanlar eköeği karne ile almışlar. Sadece CEHAPE Türkiyesinde değil. İngilterede bile ikinci dünya savaşında ve savaş sonrasında ekmek süt yumurta gibi temel gıda ürünleri karne ile satılmış.

    Görece bir barış ve bolluk devrine denk gelenler için ekmek kutsal değildir. Ta ki bir kıtlıkla imtihan edilene kadar.
    Savaş sırası karneyle alınan ekmekten savaş olmadığı halde 1-2 lira ucuza almak için ekmek kuyruğuna diyosun ha hocam, neyse kabile şefimiz sağolsun
  • 28-01-2023, 00:39:37
    #17
    Dostum ben derdimi anlatamadım. Dünya vatandaşlığı fikri benim değil zaten ancak mantıklı geliyor bana ama o benim kutsalım değilim. Sadece mantıklı geliyor hepsi bu. Kıtlık görmemek vs. katılmıyorum. Afrika'da bir çok insan ne ekmek ne su görebiliyor ama yerde ekmek gördüklerinde alıp öpüp alınlarına götürmüyor. Adam kıtlığın içinde zaten yerde ekmek görse alıp yiyor. Kıtlık değil açlık bu. Kutsal saymak ise geçmişten günümüze gelen fikirlerden birisidir. Ekmek kutsal un değil, ekmek kutsal buğday değil. Böyle bir saçmalık olabilir mi ?