• 14-01-2023, 19:05:36
    #19
    Alengirik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Taksimetyreyi acmıyor cogu taksiciler pazarlık yapıp devam güzel para var
    Ağırlıklı olarak uber çalışıyorum hocam öyle bisey mümkün değil 😂
  • 14-01-2023, 19:50:30
    #20
    kral sen çökmüşsün nolmuş sana
    zamanında figüranlık yaptım bu sektör kadar ölücü bir sektör görmedim dediklerinde sonuna kadar haklısın
    senin yerinde olsam youtube'a yönelirim güzel işler çıkar. müşterilerle sohbet tarzında , taksi anıları , taksi kazançları , 1günlük vlog gibisinden ama videoların biraz akıcı olması lazım ya akıcı konuşcan ya da sürekli video arasını kesiceksin . oğuzhan uğurun videoları gibi pat pat pat olacak .
    başarılar
    • MuratGidenn
    MuratGidenn bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 14-01-2023, 20:26:28
    #21
    Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Bir dönem ulusal kanallarda muhabirlik yaptım bir dönem de reklam filmi prodüksiyonunda çalıştım.
    Medya sektöründe alaylı olmak genelde okullu olmaktan daha iyidir.
    Çünkü sektöre daha erken giren daha çok kişiyle tanışır, daha fazla iş bağlantısı olur ve daha çok tecrübeye sahip olur.
    Bir işle uğraşmak için eğer bir uzmanlık belgesi bir ruhsat bir diploma gerekmiyorsa o işi yaparak öğrenmek okuyarak öğrenmekten hızlı sonuç verir.
    Bu yabancı dili okulda öğrenemeyen adamın yabancı ülkeye gittiğinde 3 ayda öğrenmesi gibidir.
    Hayat deneyimi her zaman okuldan daha etkilidir.
    Bir de üniversitede kendiniz gibi iş bilgisi düşük düzeyde öğrenciler ile sosyalleşirsiniz.
    Oysa fırça da yeseniz, azar da işitseniz, köle gibi de çalıştırılsanız medya sektöründe çalışırken sektördeki üst düzey insanlar ile sosyalleşirsiniz.
    Ben de bir zamanlar stajyer muhabir olarak bir ulusal kanalda çalışıyordum, akranlarım okul kantininde otururp siyasi geyikler yaparken ben bir basın toplantısında kanalımı temsil edip enerji bakanına onu sıkıştıracak sorular sorabiliyordum.
    Bir mesleği yaşayarak öğrenmek özellikle o mesleği iyi yapan insanlar ile çalışırken öğrenmek her zaman okuyarak öğrenmekten daha etkilidir.

    Kameramanlık konusunda ise aktüel kameramanlar çok iyi para kazanmazlar.
    İyi para kazanan aktüel kameramanlar ancak senelerce asgari ücrete çalışıp çevre edinirlerse biraz daha iyi kazanmaya başlarlar.
    Yani asgari ücretle çalışırken muhabirler ile, program yapım yardımcıları ile tanışırsın ve 10-15 sene sonra bu adamlar içinde tanıdığın birileri yapımcı ya da yönetici pozisyonuna gelirse sen de bri kanalda ya da yapım şirketinde daha iyi maaşlı bir pozisyona geçebilirsin.

    Freelance çalışarak da bundan farksız olmaz.
    Önce kendine iyi bir kamera şirketi bulman lazım.
    Burada ancak 3. kamera asistanı olarak kablo taşıyarak toplayarak çalışmaya başlarsın, bir süre sonra pozisyon açılınca 2. kamera asistanı olursun ama hala bir objektife elini değmene bile izin vermezler.
    Bu süreçte yıllar içinde kameramanlar ve görüntü yönetmenlerinin içinde kendini sevdirdiklerin olursa 1. kamera asistanı olursun.
    Bu noktadan sonra kamera ve objektif bilgisinin yanında ışık da öğrenmeye başlarsın.
    1. kamera asistanı olarak çalıştığın yıllarda yönetmen yardımcıları ile tanışırsın çevren gelişir.
    Ve bu yönetmen yardımcılarının kıdemlileri kendilerine freelance işler bulduklarında senin işine güveniyorlarsa düşük bütçeler ile seni de kameraman ya da görüntü yönetmeni olarak çağırırlar.
    Bu yönetmen yardımcılarından birileri 10-15 sene sonra yönetmen haline gelir, ve seninle iyi anlaşıyorsa aldığı çoığu işe seni de görüntü yönetmeni olarak kameraman olarak ister.

    Bu 10-15 senelik sürünme süreci kişinin ailevi desteğine bağlıdır.
    Bu dönemde %90 kendi kendine yaşayabilecek para sürdürülebilir şekilde kazanılamaz.
    Ya sürünerek, ya da aileden talkviye alarak ısrarla üzerine gidilirse ve yetenek varsa bir yerlere gelinebilir.
    Yani taksiye çıkmak aileden yardım alamayanlar için bir opsiyon.
    Freelance çekim olan günler freelance çekime gidip, boş geçirilen günlerde de taksiye çıkabilecek bir imkan varsa güzel bir tercih.
    Yok mesleği bırakıp tamamen taksiye çıkmak ise çok kötü ve geleceği olmayan bir tercih.
  • 14-01-2023, 21:17:48
    #22
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Bir dönem ulusal kanallarda muhabirlik yaptım bir dönem de reklam filmi prodüksiyonunda çalıştım.
    Medya sektöründe alaylı olmak genelde okullu olmaktan daha iyidir.
    Çünkü sektöre daha erken giren daha çok kişiyle tanışır, daha fazla iş bağlantısı olur ve daha çok tecrübeye sahip olur.
    Bir işle uğraşmak için eğer bir uzmanlık belgesi bir ruhsat bir diploma gerekmiyorsa o işi yaparak öğrenmek okuyarak öğrenmekten hızlı sonuç verir.
    Bu yabancı dili okulda öğrenemeyen adamın yabancı ülkeye gittiğinde 3 ayda öğrenmesi gibidir.
    Hayat deneyimi her zaman okuldan daha etkilidir.
    Bir de üniversitede kendiniz gibi iş bilgisi düşük düzeyde öğrenciler ile sosyalleşirsiniz.
    Oysa fırça da yeseniz, azar da işitseniz, köle gibi de çalıştırılsanız medya sektöründe çalışırken sektördeki üst düzey insanlar ile sosyalleşirsiniz.
    Ben de bir zamanlar stajyer muhabir olarak bir ulusal kanalda çalışıyordum, akranlarım okul kantininde otururp siyasi geyikler yaparken ben bir basın toplantısında kanalımı temsil edip enerji bakanına onu sıkıştıracak sorular sorabiliyordum.
    Bir mesleği yaşayarak öğrenmek özellikle o mesleği iyi yapan insanlar ile çalışırken öğrenmek her zaman okuyarak öğrenmekten daha etkilidir.

    Kameramanlık konusunda ise aktüel kameramanlar çok iyi para kazanmazlar.
    İyi para kazanan aktüel kameramanlar ancak senelerce asgari ücrete çalışıp çevre edinirlerse biraz daha iyi kazanmaya başlarlar.
    Yani asgari ücretle çalışırken muhabirler ile, program yapım yardımcıları ile tanışırsın ve 10-15 sene sonra bu adamlar içinde tanıdığın birileri yapımcı ya da yönetici pozisyonuna gelirse sen de bri kanalda ya da yapım şirketinde daha iyi maaşlı bir pozisyona geçebilirsin.

    Freelance çalışarak da bundan farksız olmaz.
    Önce kendine iyi bir kamera şirketi bulman lazım.
    Burada ancak 3. kamera asistanı olarak kablo taşıyarak toplayarak çalışmaya başlarsın, bir süre sonra pozisyon açılınca 2. kamera asistanı olursun ama hala bir objektife elini değmene bile izin vermezler.
    Bu süreçte yıllar içinde kameramanlar ve görüntü yönetmenlerinin içinde kendini sevdirdiklerin olursa 1. kamera asistanı olursun.
    Bu noktadan sonra kamera ve objektif bilgisinin yanında ışık da öğrenmeye başlarsın.
    1. kamera asistanı olarak çalıştığın yıllarda yönetmen yardımcıları ile tanışırsın çevren gelişir.
    Ve bu yönetmen yardımcılarının kıdemlileri kendilerine freelance işler bulduklarında senin işine güveniyorlarsa düşük bütçeler ile seni de kameraman ya da görüntü yönetmeni olarak çağırırlar.
    Bu yönetmen yardımcılarından birileri 10-15 sene sonra yönetmen haline gelir, ve seninle iyi anlaşıyorsa aldığı çoığu işe seni de görüntü yönetmeni olarak kameraman olarak ister.

    Bu 10-15 senelik sürünme süreci kişinin ailevi desteğine bağlıdır.
    Bu dönemde %90 kendi kendine yaşayabilecek para sürdürülebilir şekilde kazanılamaz.
    Ya sürünerek, ya da aileden talkviye alarak ısrarla üzerine gidilirse ve yetenek varsa bir yerlere gelinebilir.
    Yani taksiye çıkmak aileden yardım alamayanlar için bir opsiyon.
    Freelance çekim olan günler freelance çekime gidip, boş geçirilen günlerde de taksiye çıkabilecek bir imkan varsa güzel bir tercih.
    Yok mesleği bırakıp tamamen taksiye çıkmak ise çok kötü ve geleceği olmayan bir tercih.
    kesinlikle amacım freelance çevresi kurup geri kalan günlerde yani boş olduğum günleri taksi ile doldurmak amacım
  • 14-01-2023, 21:41:02
    #23
    MuratGidenn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kesinlikle amacım freelance çevresi kurup geri kalan günlerde yani boş olduğum günleri taksi ile doldurmak amacım
    Sana naçizane tavsiyem dolar patlamadan kredi çekme imkanın ve ödeme gücün varsa kredi çek.
    Kendine bir cinema lens seti bir kamera ve bir kaç ışık al.
    Mesela fuji x-h2s, 7artisans 23-35-50-85mm cine lens, 3lü ışık seti ve gimbal tripod.
    Tam teçhizatlı bir kameraman olursan küçük ve orta ölçekli işlerde tercih nedeni olursun.
    Hem kendine kaşe yazarsın, hem ekipmana kira yazarsın, hem de daha sık iş bulursun tecrübe kazanırsın.
    İstanbul da prodüksiyon işleri yaparken sık sık çalıştığımız bir kameraman asistanı vardı.
    İşlere sürekli onu çağırırdık ve farklı kameraman ve görüntü yönetmenlerine asistanlık yapardı.

    Nedeni bu akıllı çocuk arabasını satıp zeiss prime cine lens seti almıştı.
    Eğer onu kamera asistanı olarak çağırırsak yanında getirdiği lens setine dışarıdan kiraladığımızda verdiğimizin yarısını veriyorduk.
    Bu çocuk da elinde bir case ile gelip lens avantajını kullanarak iş alıp bir çok görüntü yönetmeni ve yönetmen ile çalışma imkanı buluyordu.
    Zeiss lens seti çok pahalıdır muhtemelen şimdi altından kalkamayabilirsin.
    Ya da kamerayı gimbalı ışığı unutup tüm bütçen ile lens alabilirsin.
    Aldığınn ekipmanla hem kaşe kazanırsın hem ekipman kirası kazanırsın, hem iş yaparak tecrübe kazanırsın.
    Boş kaldığında da para kazanamadığında da taksiden kazandığın ile de kredini taksitlerini ödeyebilirsin.

    Bu taktiği düşünmeni öneririm.
  • 14-01-2023, 21:57:04
    #24
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sana naçizane tavsiyem dolar patlamadan kredi çekme imkanın ve ödeme gücün varsa kredi çek.
    Kendine bir cinema lens seti bir kamera ve bir kaç ışık al.
    Mesela fuji x-h2s, 7artisans 23-35-50-85mm cine lens, 3lü ışık seti ve gimbal tripod.
    Tam teçhizatlı bir kameraman olursan küçük ve orta ölçekli işlerde tercih nedeni olursun.
    Hem kendine kaşe yazarsın, hem ekipmana kira yazarsın, hem de daha sık iş bulursun tecrübe kazanırsın.
    İstanbul da prodüksiyon işleri yaparken sık sık çalıştığımız bir kameraman asistanı vardı.
    İşlere sürekli onu çağırırdık ve farklı kameraman ve görüntü yönetmenlerine asistanlık yapardı.

    Nedeni bu akıllı çocuk arabasını satıp zeiss prime cine lens seti almıştı.
    Eğer onu kamera asistanı olarak çağırırsak yanında getirdiği lens setine dışarıdan kiraladığımızda verdiğimizin yarısını veriyorduk.
    Bu çocuk da elinde bir case ile gelip lens avantajını kullanarak iş alıp bir çok görüntü yönetmeni ve yönetmen ile çalışma imkanı buluyordu.
    Zeiss lens seti çok pahalıdır muhtemelen şimdi altından kalkamayabilirsin.
    Ya da kamerayı gimbalı ışığı unutup tüm bütçen ile lens alabilirsin.
    Aldığınn ekipmanla hem kaşe kazanırsın hem ekipman kirası kazanırsın, hem iş yaparak tecrübe kazanırsın.
    Boş kaldığında da para kazanamadığında da taksiden kazandığın ile de kredini taksitlerini ödeyebilirsin.

    Bu taktiği düşünmeni öneririm.
    Sony a7s3 kameram ronin rs2 gimbal 24 70 gm lensim var hocam zaten şuan ki hedefim lens ekleyebilmek ama önerin içinde teşekkür ederim
  • 14-01-2023, 22:20:31
    #25
    üstad senin yaş 35
  • 14-01-2023, 22:37:59
    #26
    DarthWorm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    üstad senin yaş 35
    Yok yok vallahi 24 😂
  • 15-01-2023, 05:13:34
    #27
    abi benim yaş 26 senden küçük duruyorum abi kusura bakma vallaha bro 32 33 gösteriyorsun mesleği acilen bırak yıpranmışsın resmen abi diyesim geldi hahaha