• 04-01-2023, 09:48:36
    #28
    cleiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konu dışı ayrı bir durum fakat şunu belirtmek isterim ki Türkiye'de devlet fabrikaları zarar ediyordu. Konuya vakıf olduğum için biliyorum Ereğli demir çelik 2000 li yıllarda mallarını yok satmasına rağmen çok büyük zarar yazıyordu..

    - Hiç işe gitmeyen sadece arkadaşlarına kartlarını götüren işçiler, haramzade devletin malı deniz yemeyen keriz zihniyetleri yüzünden bu yerler özelleştirildi. Yanlış mı? evet yanlış özelleştirildi. Telekomdan PTT nasıl ayrıldı aynı şekilde büyük fabrikalar bölünerek daha sağlıklı yönetilebilirdi. İşin özü sorunlar tek değil. her şeyden önce başkalarının hakkını yemeyen dürüst insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Tekel gibi bir fabrika nasıl zarar edebilir ki.. geri dönük bakın tekel sürekli zarar eden bir fabrika olduğunu göreceksiniz..
    Devlet kuruluşlarının zarar etmesi olağan dışı bir durumdur zira bu tür kuruluşlar daha çok halka hizmet amacı güttüğü ve istihdam yaratma amacıyla kurulduğu için devlet teşviki ve yatırımı alıyorlar yani düştüğü yerde kalkması için arkasında devlet gibi bir mekanizma var. Bir işletmeyi batıştan ve zarar etmekten çıkaracak tek şey yatırım ve daha çok tasarruftur. Zarar minik bir dükkan da olsa tekel gibi bir kuruluşta olsa liyakat kaynaklıdır denetim mekanızması görevini yerine getirmez ise koca koca fabrikaların zarar etmesi çok normaldir ki bahsettiğiniz durumların çözümü o fabrikaları yok paraya yabancı sermayeye peşkeş çekmek değil inovatif ve yapıcı sistemlerle denetlenmesidir. Ülkede danıştay sayıştay gibi kurumlar niye var ? Ek olarak haramzadeler o dönemde 1 maaş alıp işe gitmeyenlerdi ve en azından devlet çorbasından halk bir kaşık bile olsa içiyordu üstad şu dönemde farklı kurumlardan 10-15 maaş alan aynı soy isme sahip tek bir ailenin ve o aileyi yalayanların mensubu bir avuç insan değildi. 5 li gruplar değildi. Kimsenin sarayları hanları hamamları yoktu. Kaldı ki milyar dolar kar eden bir fabrikayı satmayı halka ikna ettirmek zordur ama o fabrikaları göz göre göre zarar ettirip bakın altın yumurtlayan tavuk hasta hadi keselim demek daha kolaydır. Bu anlayışla satılması doğru ise nüfusun 10 katı yolcu garantisi verilen havalimanı geçiş garantisi verilen köprüler yap işlet devret modelleri vs gibi anlamsız politikalarında tartışılması gerekir. Evde tüten bacanın borusu tıkandı diye sobayı satarsan kış geldiğinde üşürsün bu kadar basit.
  • 04-01-2023, 09:52:19
    #29
    aynı oranda yüzde 40 da sigaraya gelmeli bence
  • 04-01-2023, 10:04:03
    #30
    Angemon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devlet kuruluşlarının zarar etmesi olağan dışı bir durumdur zira bu tür kuruluşlar daha çok halka hizmet amacı güttüğü ve istihdam yaratma amacıyla kurulduğu için devlet teşviki ve yatırımı alıyorlar yani düştüğü yerde kalkması için arkasında devlet gibi bir mekanizma var. Bir işletmeyi batıştan ve zarar etmekten çıkaracak tek şey yatırım ve daha çok tasarruftur. Zarar minik bir dükkan da olsa tekel gibi bir kuruluşta olsa liyakat kaynaklıdır denetim mekanızması görevini yerine getirmez ise koca koca fabrikaların zarar etmesi çok normaldir ki bahsettiğiniz durumların çözümü o fabrikaları yok paraya yabancı sermayeye peşkeş çekmek değil inovatif ve yapıcı sistemlerle denetlenmesidir. Ülkede danıştay sayıştay gibi kurumlar niye var ? Ek olarak haramzadeler o dönemde 1 maaş alıp işe gitmeyenlerdi ve en azından devlet çorbasından halk bir kaşık bile olsa içiyordu üstad şu dönemde farklı kurumlardan 10-15 maaş alan aynı soy isme sahip tek bir ailenin ve o aileyi yalayanların mensubu bir avuç insan değildi. 5 li gruplar değildi. Kimsenin sarayları hanları hamamları yoktu. Kaldı ki milyar dolar kar eden bir fabrikayı satmayı halka ikna ettirmek zordur ama o fabrikaları göz göre göre zarar ettirip bakın altın yumurtlayan tavuk hasta hadi keselim demek daha kolaydır. Bu anlayışla satılması doğru ise nüfusun 10 katı yolcu garantisi verilen havalimanı geçiş garantisi verilen köprüler yap işlet devret modelleri vs gibi anlamsız politikalarında tartışılması gerekir. Evde tüten bacanın borusu tıkandı diye sobayı satarsan kış geldiğinde üşürsün bu kadar basit.
    Demek istediğim bu başkalarının hakkına girmeyen dürüst nesiller yetiştirmediğimiz sürece, birisi işe gitmeden kart bastırarak maaş alır, müdürü ihaleye fesat karıştırır, öbürü tüm sülalesine 10 yerden maaş bağlatır, başka biri devletin malını yok paraya peşkeş çeker. Kim ne kadar koparabilirse o kadar kar bilir.
  • 04-01-2023, 10:50:10
    #31
    Angemon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gençler bilmez belki duyanlar vardır ama bilmeyenler için detaylarını anlatayım bu ülkede TEKEL İsminde kuruluşu taaa Cumhuriyet yıllarına dayanan yokluk ve özveriyle kurulan ve bu ülkeye ait olan. %100 yerli ve milli olan tütün ve alkol fabrikalarımız vardı evet FABRİKALAR bu fabriklarda yüzbinlerce evet YÜZBİNLERCE işçi ve memur çalışır kendimize ait olan Türkiyenin her yerindeki tütün tarlaları ile sigara ve yine kendi üzümlerimizden veya diğer hammedelerden alkol üretilirdi herşey yerli ve milliydi bu üretim ile hem ülke içindeki tütün ve alkol mamülleri ciddi anlamda ucuza satılır hemde dünya piyasasına bu ürünler pazarlanarak ihracat ve döviz elde edilirdi.

    Muş’tan Edirneye kadar neredeyse her bölgede kocaman kocaman fabrikalar vardı Başmüdürlükler Yemekhaneler koca otobüsler Lojmanlar ve hatta TEKEL işçilerine özel tatil bölgeleri bile vardı öylesine büyük ve öylesine gelişmiş bir kuruluştu ki çalışanlarını sınavlar ve atamalar ile alırlardı büyüktü çünkü teşviki ve yatırımını direk devlet tarafından alan bir kuruluştu kısacası Ülkemizin sayılı gelir ve istihdam kaynaklarından biriydi.
    Sonra bişey oldu ve 2005 yılında bi adam çıkıp ‘’özelleştirme’’ adı altında biz bu kurumu yabancılara satalım dedi (babasının malını satar gibi) yahu adam sen delirdin mi ? Altın yumurtlayan tavuk kesilir mi ? desek de fayda etmedi yetkiyi vermiştik bi kere nuh dedi peygamber demedi o adam satacam dedi ve sattı da o zamanın parasıyla ağzı açık bırakacak bir miktara TEKEL yabancılara satıldı ve fabrikalar kapatıldı işçiler ve memurlar ekmeğimize dokundurmayız dediler ve Anayasal hak olan eylem kararı aldılar o kadar çok insan vardı ki eylemler sırasında caddeler yollar ve hatta boğaz köprüsü kapandı. Ülkeni her yerinde eylemler yapıldı grev ve gösteriler düzenlendi(tekel eylemleri diye aratın)

    Ankaraya gidip meclis önünde çadır kurdular yapma etme bu kuruluş Cumhuriyet eseridir ailesi ile birlikte milyonlarca insan burdan ekmek yiyor satma kardeşim babanın çiftliği mi ? dediler tahmin edin ne oldu ? O adam mikrofonu eline aldı ve herzaman yaptığı gibi ‘’Bunlar vatan haini bunlar terörist’’ dedi ve ordusuna dağıtın emrini verdi. Şu an bir paket sigaranın 35 lira olmasından yakınan muhtemelen emekli olmuş polis memuru abilerimiz Ankara da kurulmuş olan çadırları dağıtmaya eylemcilere biber gazı ve plastik mermiler ile müdahale etmeye başladı. Eylemler sırasında ölenler ve sakat kalanlar oldu. Terörist olmadıkları ve silahları olmadıkları için karşı koyamayan ve zaten çoğu kadın olan eylemciler bir kış günü eylemleri bitirme ve uzlaşma kararı aldı. İşçilerin büyük kısmı sözleşmeli olarak diğer devlet kuruluşlarına bulundukları pozisyonlardan çok daha alt pozisyonlarda ve neredeyse 1/3 maaşla çalışmaya gönderildi akabinde bu işçiler önümüzdeki 10-12 yıl içinde bulundukları kurumdan sözleşme gereği ya çok düşük maaşlarla yada maaşsız şekilde yine çıkarıldı sonuç itibariyle TEKEL artık tarihin tozlu sayfalarında kalmış ve Cumhuriyetin sayılı değerlerinden olan satılıp yabancılara peşkeş çekilmiş tıpkı diğer 142 adet devlet kuruluşu gibi yok oldu. Onlarında hikayesi ve ülke Ekonomisine etkisini daha sonra anlatırım.

    2005 yılında şirketi satın alan AMERİCAN TOBACCO şirket değerini yaklaşık 32 kat arttırdı yani kısacası şu an geri almak istersek verdiğimiz paranın 32 katını geri istiyorlar. Kendi ülkenizde kendi tütünlerimiz ile üretilen sigara sırf üstünde Amerika etiketi var diye yurtdışından gelmiş muamelesi gören ithalat kalemi haline geldi ve bu ürünlere dilediğiniz gibi vergi koyabilirsiniz. Aynı şey alkol içinde geçerlidir.

    İşin özeti şudur TEKEL eylemleri sırasında ağzında paketini 1.75₺ ile aldığı sigarayla o eylemcilere Terörist diyen o adama alkış tutan ve bu eylemlerden sonraki 3 seçimde bile yine alkışlamaya devam eden o dayılar,o teyzeler,o polisler ,o esnaflar var ya şu an tanesi 1.75₺ olan sigaraya ah çekip tütüncülerden aldıkları toz ve talaş karışımını makaronlara sokup sarıyorlar hah işte o kitleye eğer o sigaranın ucundaki tütün parçasının zerresi kadar acıyorsam Allah canımı alsın. Dileğim o kitle içindeki herkesin bir paket değil tek dal sigaraya bile muhtaç kalmasıdır. Zira bu yolun artık geri dönüşü yoktur.
    Saygılarımla
    Bu yorum bir insan olsa alnından öperdim...
    Elinize kolunuza sağlık.
  • 04-01-2023, 15:39:11
    #32
    işte neden millet uyuşturucu içiyor adam 50 lira biraya vereceğime 20 lira bi fişek bonz** alsam marsa gidip gelirim hesabı yapıyor artık.
  • 04-01-2023, 15:44:11
    #33
    GEO Uyumlu Tanıtım Yazısı
    runo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    işte neden millet uyuşturucu içiyor adam 50 lira biraya vereceğime 20 lira bi ***** alsam marsa gidip gelirim hesabı yapıyor artık.
    Haklısın fakat biz yine de zamazingoların adını ulu orta yazmayalım.
    Forumda yaşça küçük insan çok.
    Bilen var bilmeyen var.
    Meraklısı var vs
  • 04-01-2023, 16:23:33
    #34
    Platin üye
    3 sene önce bırakmıştım. İçen arkadaşlarda bırakmak zorunda kalacak gibi duruyor...
  • 04-01-2023, 16:36:18
    #35
    Angemon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gençler bilmez belki duyanlar vardır ama bilmeyenler için detaylarını anlatayım bu ülkede TEKEL İsminde kuruluşu taaa Cumhuriyet yıllarına dayanan yokluk ve özveriyle kurulan ve bu ülkeye ait olan. %100 yerli ve milli olan tütün ve alkol fabrikalarımız vardı evet FABRİKALAR bu fabriklarda yüzbinlerce evet YÜZBİNLERCE işçi ve memur çalışır kendimize ait olan Türkiyenin her yerindeki tütün tarlaları ile sigara ve yine kendi üzümlerimizden veya diğer hammedelerden alkol üretilirdi herşey yerli ve milliydi bu üretim ile hem ülke içindeki tütün ve alkol mamülleri ciddi anlamda ucuza satılır hemde dünya piyasasına bu ürünler pazarlanarak ihracat ve döviz elde edilirdi.

    Muş’tan Edirneye kadar neredeyse her bölgede kocaman kocaman fabrikalar vardı Başmüdürlükler Yemekhaneler koca otobüsler Lojmanlar ve hatta TEKEL işçilerine özel tatil bölgeleri bile vardı öylesine büyük ve öylesine gelişmiş bir kuruluştu ki çalışanlarını sınavlar ve atamalar ile alırlardı büyüktü çünkü teşviki ve yatırımını direk devlet tarafından alan bir kuruluştu kısacası Ülkemizin sayılı gelir ve istihdam kaynaklarından biriydi.
    Sonra bişey oldu ve 2005 yılında bi adam çıkıp ‘’özelleştirme’’ adı altında biz bu kurumu yabancılara satalım dedi (babasının malını satar gibi) yahu adam sen delirdin mi ? Altın yumurtlayan tavuk kesilir mi ? desek de fayda etmedi yetkiyi vermiştik bi kere nuh dedi peygamber demedi o adam satacam dedi ve sattı da o zamanın parasıyla ağzı açık bırakacak bir miktara TEKEL yabancılara satıldı ve fabrikalar kapatıldı işçiler ve memurlar ekmeğimize dokundurmayız dediler ve Anayasal hak olan eylem kararı aldılar o kadar çok insan vardı ki eylemler sırasında caddeler yollar ve hatta boğaz köprüsü kapandı. Ülkeni her yerinde eylemler yapıldı grev ve gösteriler düzenlendi(tekel eylemleri diye aratın)

    Ankaraya gidip meclis önünde çadır kurdular yapma etme bu kuruluş Cumhuriyet eseridir ailesi ile birlikte milyonlarca insan burdan ekmek yiyor satma kardeşim babanın çiftliği mi ? dediler tahmin edin ne oldu ? O adam mikrofonu eline aldı ve herzaman yaptığı gibi ‘’Bunlar vatan haini bunlar terörist’’ dedi ve ordusuna dağıtın emrini verdi. Şu an bir paket sigaranın 35 lira olmasından yakınan muhtemelen emekli olmuş polis memuru abilerimiz Ankara da kurulmuş olan çadırları dağıtmaya eylemcilere biber gazı ve plastik mermiler ile müdahale etmeye başladı. Eylemler sırasında ölenler ve sakat kalanlar oldu. Terörist olmadıkları ve silahları olmadıkları için karşı koyamayan ve zaten çoğu kadın olan eylemciler bir kış günü eylemleri bitirme ve uzlaşma kararı aldı. İşçilerin büyük kısmı sözleşmeli olarak diğer devlet kuruluşlarına bulundukları pozisyonlardan çok daha alt pozisyonlarda ve neredeyse 1/3 maaşla çalışmaya gönderildi akabinde bu işçiler önümüzdeki 10-12 yıl içinde bulundukları kurumdan sözleşme gereği ya çok düşük maaşlarla yada maaşsız şekilde yine çıkarıldı sonuç itibariyle TEKEL artık tarihin tozlu sayfalarında kalmış ve Cumhuriyetin sayılı değerlerinden olan satılıp yabancılara peşkeş çekilmiş tıpkı diğer 142 adet devlet kuruluşu gibi yok oldu. Onlarında hikayesi ve ülke Ekonomisine etkisini daha sonra anlatırım.

    2005 yılında şirketi satın alan AMERİCAN TOBACCO şirket değerini yaklaşık 32 kat arttırdı yani kısacası şu an geri almak istersek verdiğimiz paranın 32 katını geri istiyorlar. Kendi ülkenizde kendi tütünlerimiz ile üretilen sigara sırf üstünde Amerika etiketi var diye yurtdışından gelmiş muamelesi gören ithalat kalemi haline geldi ve bu ürünlere dilediğiniz gibi vergi koyabilirsiniz. Aynı şey alkol içinde geçerlidir.

    İşin özeti şudur TEKEL eylemleri sırasında ağzında paketini 1.75₺ ile aldığı sigarayla o eylemcilere Terörist diyen o adama alkış tutan ve bu eylemlerden sonraki 3 seçimde bile yine alkışlamaya devam eden o dayılar,o teyzeler,o polisler ,o esnaflar var ya şu an tanesi 1.75₺ olan sigaraya ah çekip tütüncülerden aldıkları toz ve talaş karışımını makaronlara sokup sarıyorlar hah işte o kitleye eğer o sigaranın ucundaki tütün parçasının zerresi kadar acıyorsam Allah canımı alsın. Dileğim o kitle içindeki herkesin bir paket değil tek dal sigaraya bile muhtaç kalmasıdır. Zira bu yolun artık geri dönüşü yoktur.
    Saygılarımla
    Elinize sağlık hocam çok iyi konuşmuşsunuz teşekkürler
  • 04-01-2023, 16:54:32
    #36
    İyi ki yılbaşında 3-5 tane içmişim daha da alamayız gücümüz yetmez