• 02-12-2022, 10:07:49
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Sosyal medyada, haber sitelerinde, sokak röportajlarında ne zaman denk gelsem ağız dolusu sövmek istiyorum. Gençler iş beğenmiyor. Herkes masabaşı iş istiyor. Sanayide çırak yok. 10.000 tl maaş veriyorum çalışacak insan bulamıyorum. Kalifiye eleman bulamıyoruz.

    Şimdi öncelikle bunların hepsi doğru. Ancak bir şeyin doğru olması tek doğru tek gerçek olması anlamına gelmez.
    Bu ülkenin iş hayatıyla ilgili sayısız başka doğruları da var. Bunları bir bütün olarak düşününce, o doğrular samanlıkta bir avuç çöp olarak kalıyor.

    Ülke olarak çok bilen çok konuşan insan cennetiyiz. Her yer kahvehane profesörü dolu. Ağzı olan konuşuyor. Ancak bütünsel düşünen, bütünsel yorumlayan yok denecek kadar az. Hatta bu ülkede bütünsel kalite kavramı da profesyoneller tarafından bile tam olarak benimsenemedi. Ülkenin her yanı kalitesiz insan, kalitesiz iş, kalitesiz çevre öplüğüne dönmüş durumda.

    Ben birkaç yıl tamirci babamın yanında çalıştım. MYO bitirdikten sonra da 2001 yılında işçi olarak çalışmaya başladım. Çok farklı yerlerde çok farklı işlerde çalıştım. Tüm bu süreç içinde holding - şirket -patron - amir - şef - müdür - işçi tanımış oldum.

    Şunu söyleyebilirim ki bu ülke bir insan çöplüğü. Bu deyim gerçekten de çok güzel oldu. Gerçekten de bir insan çöplüğü içinde yaşıyoruz. Bu çöplük içinde işler ilişkiler öyle çarpık ki. Haksızlık adaletsizlik sömürü yolsuzluk bitmez. Bunun din ile inançla siyaset ve ideolojijle hiçbir alakası yok. Hatta eğitimle ve sosyal statüyle de hiç alakası yok. En büyük holdinglerin en eğitimli bazı personelleri bile maalesef çöp insanlar.

    ***
    Bu insan çöplüğü içinde çoğumuzun en büyük hastalığı ise ruh kanseri olmak. Yaşadığımız travmayı ancak bu şekilde ifade edebliyorum.

    Konuyu dallandırıp budaklandırdığım için özür dilerim. Ancak bir şeyi açıklamaya çalışırken mecburen tüm deneyim ve gözlemlerimi ifade etmek durumunda kalıyorum. Bunu yaparken de doğaçlama sırasında konu dağılıyor. Ve tüm bunlardan bahsetmezsem neden haklı olduğumu ve doğru tespitler yaptığımı ispatlayamam.

    Herkesin birbirini kullanmaya, sömürmeye, aptal yerien koymaya çalıştığı bir ortamda, gençler iş beğenmiyor lafı çerez bile sayılmaz. Böyle bir argümanı sürekli defalarca kullanmak bizim gibi aptal cahil ve ikiyüzlü ilkel yaratıklara özgü bir davranış.

    Neredeyse her yerde bu sömürü sistemi yaygınken bu aynı lafların defalarca söylenmesi beni çileden çıkartıyor. Böyle bir ülkede gerçekten olumlu örnek olacak iş ve işletme sayısı yok denecek kadar azdır.
    Konuyu en iyi anlatan 11 dakikalık videoyu paylaşarak kapatıyorum.



    https://www.youtube.com/watch?v=KHw_ll6uEeA
  • 02-12-2022, 10:10:00
    #2
    Şöyle söyleyeyim üniversite bitirmiş adam kendini yüksekte görüyor bölümünde iş olana kadar bekliyor oysa girse biryere duzgun is bulana kadar nerde
  • 02-12-2022, 10:11:24
    #3
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sosyal medyada, haber sitelerinde, sokak röportajlarında ne zaman denk gelsem ağız dolusu sövmek istiyorum. Gençler iş beğenmiyor. Herkes masabaşı iş istiyor. Sanayide çırak yok. 10.000 tl maaş veriyorum çalışacak insan bulamıyorum. Kalifiye eleman bulamıyoruz.

    Şimdi öncelikle bunların hepsi doğru. Ancak bir şeyin doğru olması tek doğru tek gerçek olması anlamına gelmez.
    Bu ülkenin iş hayatıyla ilgili sayısız başka doğruları da var. Bunları bir bütün olarak düşününce, o doğrular samanlıkta bir avuç çöp olarak kalıyor.

    Ülke olarak çok bilen çok konuşan insan cennetiyiz. Her yer kahvehane profesörü dolu. Ağzı olan konuşuyor. Ancak bütünsel düşünen, bütünsel yorumlayan yok denecek kadar az. Hatta bu ülkede bütünsel kalite kavramı da profesyoneller tarafından bile tam olarak benimsenemedi. Ülkenin her yanı kalitesiz insan, kalitesiz iş, kalitesiz çevre öplüğüne dönmüş durumda.

    Ben birkaç yıl tamirci babamın yanında çalıştım. MYO bitirdikten sonra da 2001 yılında işçi olarak çalışmaya başladım. Çok farklı yerlerde çok farklı işlerde çalıştım. Tüm bu süreç içinde holding - şirket -patron - amir - şef - müdür - işçi tanımış oldum.

    Şunu söyleyebilirim ki bu ülke bir insan çöplüğü. Bu deyim gerçekten de çok güzel oldu. Gerçekten de bir insan çöplüğü içinde yaşıyoruz. Bu çöplük içinde işler ilişkiler öyle çarpık ki. Haksızlık adaletsizlik sömürü yolsuzluk bitmez. Bunun din ile inançla siyaset ve ideolojijle hiçbir alakası yok. Hatta eğitimle ve sosyal statüyle de hiç alakası yok. En büyük holdinglerin en eğitimli bazı personelleri bile maalesef çöp insanlar.

    ***
    Bu insan çöplüğü içinde çoğumuzun en büyük hastalığı ise ruh kanseri olmak. Yaşadığımız travmayı ancak bu şekilde ifade edebliyorum.

    Konuyu dallandırıp budaklandırdığım için özür dilerim. Ancak bir şeyi açıklamaya çalışırken mecburen tüm deneyim ve gözlemlerimi ifade etmek durumunda kalıyorum. Bunu yaparken de doğaçlama sırasında konu dağılıyor. Ve tüm bunlardan bahsetmezsem neden haklı olduğumu ve doğru tespitler yaptığımı ispatlayamam.

    Herkesin birbirini kullanmaya, sömürmeye, aptal yerien koymaya çalıştığı bir ortamda, gençler iş beğenmiyor lafı çerez bile sayılmaz. Böyle bir argümanı sürekli defalarca kullanmak bizim gibi aptal cahil ve ikiyüzlü ilkel yaratıklara özgü bir davranış.

    Neredeyse her yerde bu sömürü sistemi yaygınken bu aynı lafların defalarca söylenmesi beni çileden çıkartıyor. Böyle bir ülkede gerçekten olumlu örnek olacak iş ve işletme sayısı yok denecek kadar azdır.
    Konuyu en iyi anlatan 11 dakikalık videoyu paylaşarak kapatıyorum.



    https://www.youtube.com/watch?v=KHw_ll6uEeA
    Bütün gençler Klasik Girişimci Videolarına Dalıp Gidiyor. Hepsi kolay yoldan Multi milyoner olmanın Peşinde büyük bir kısım sadece parayı nasıl katlayacagını düşünüyor.
  • 02-12-2022, 10:12:52
    #4
    O kadar vizeye finale o maaş az çünkü
  • 02-12-2022, 10:13:08
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Diğer gençleri bilmem de ben iş seçmem. 14 yaşımdan beri sanayiden tut tır yükle boşalt yapmadığım iş kalmadı ama hiç isyan etmedim iş olsun yeterli benim için
  • 02-12-2022, 10:14:24
    #6
    Kendini geliştiren insanlara lafım yok .. ama gerçekten ev adresini bile söyleyemeyen kendini hiç geliştirmemiş , sıfır vasıflı insan ne kadar maaş bekliyor anlamıyorum.. bu istisnalar dışında haklısınız herkes hakettiğini almalı, maaş temel ihtiyaçlarına ve hobilerine yetmeli. böyle olmazsa kimse beğenmez.
    not : emekçiyim.
  • 02-12-2022, 10:14:38
    #7
    Bizim milletin en çok bildiği fakat hiç bilmediği 3 konu var SAĞLIK, EKONOMİ, DİN.

    ve bunların en çok tartışıldığı yerler kahvehanelerdir. küçümsemek adına söylemiyorum. hayatın gerçeği bu.
  • 02-12-2022, 10:18:16
    #8
    Torpil de bir etken tabi ama bence olayın başı katma değeri düşük eğitim sistemi. Katma değeri düşük eğitim ile katma değeri düşük elaman yetişiyor. Katma değeri düşük bir ülke oluyoruz.

    Elimden gelse Üniversitelerin %95'ini kapatırım. Üniversiteler boş kalmasın diye barajları da kaldırdılar.. Herkes Üniversite okuyacak diye birşey yok. 25 yaşından sonra çırak olunmaz. Hayatı boyunca Masa başı vb. bir işe hazırlanıp gerçek hayatta garson olabileceğini anlayan kişide büyük hayal kırıklığı oluyor. Ülkesine küsüyor, kendine küsüyor mutsuz oluyor.

    Üniversiteleri kapat, 14 yaşına kadar çok kaliteli eğitim ver. El becerisi yüksek insanlar çıkar bırak onlar kursunlar ülkeyi..
  • 02-12-2022, 10:19:29
    #9
    Üyeliği durduruldu
    obisa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şöyle söyleyeyim üniversite bitirmiş adam kendini yüksekte görüyor bölümünde iş olana kadar bekliyor oysa girse biryere duzgun is bulana kadar nerde
    Haklısınız ama şu gerçekler de var. Bahçeye köpek diye bağlanmayacak insanlar ya torpille memur oluyor, ya da özel şirketlerde önemli konumlarda iş buluyor.
    Buna karşılık üniversite bitirmiş gençler, esnaf veya şirkette asgari ücret altında sigortsız, itin köpeğin hizmetini görüyor. Böyle iş tarzlarında ilerlemek kariyer yapmak mümkün değil. Ancak kölelik.
    Buna karşılık babadan zengin, veya tropilli veya yalaka ispiyoncu tipler hep üst kademede...