Sosyal medyada, haber sitelerinde, sokak röportajlarında ne zaman denk gelsem ağız dolusu sövmek istiyorum. Gençler iş beğenmiyor. Herkes masabaşı iş istiyor. Sanayide çırak yok. 10.000 tl maaş veriyorum çalışacak insan bulamıyorum. Kalifiye eleman bulamıyoruz.

Şimdi öncelikle bunların hepsi doğru. Ancak bir şeyin doğru olması tek doğru tek gerçek olması anlamına gelmez.
Bu ülkenin iş hayatıyla ilgili sayısız başka doğruları da var. Bunları bir bütün olarak düşününce, o doğrular samanlıkta bir avuç çöp olarak kalıyor.

Ülke olarak çok bilen çok konuşan insan cennetiyiz. Her yer kahvehane profesörü dolu. Ağzı olan konuşuyor. Ancak bütünsel düşünen, bütünsel yorumlayan yok denecek kadar az. Hatta bu ülkede bütünsel kalite kavramı da profesyoneller tarafından bile tam olarak benimsenemedi. Ülkenin her yanı kalitesiz insan, kalitesiz iş, kalitesiz çevre öplüğüne dönmüş durumda.

Ben birkaç yıl tamirci babamın yanında çalıştım. MYO bitirdikten sonra da 2001 yılında işçi olarak çalışmaya başladım. Çok farklı yerlerde çok farklı işlerde çalıştım. Tüm bu süreç içinde holding - şirket -patron - amir - şef - müdür - işçi tanımış oldum.

Şunu söyleyebilirim ki bu ülke bir insan çöplüğü. Bu deyim gerçekten de çok güzel oldu. Gerçekten de bir insan çöplüğü içinde yaşıyoruz. Bu çöplük içinde işler ilişkiler öyle çarpık ki. Haksızlık adaletsizlik sömürü yolsuzluk bitmez. Bunun din ile inançla siyaset ve ideolojijle hiçbir alakası yok. Hatta eğitimle ve sosyal statüyle de hiç alakası yok. En büyük holdinglerin en eğitimli bazı personelleri bile maalesef çöp insanlar.

***
Bu insan çöplüğü içinde çoğumuzun en büyük hastalığı ise ruh kanseri olmak. Yaşadığımız travmayı ancak bu şekilde ifade edebliyorum.

Konuyu dallandırıp budaklandırdığım için özür dilerim. Ancak bir şeyi açıklamaya çalışırken mecburen tüm deneyim ve gözlemlerimi ifade etmek durumunda kalıyorum. Bunu yaparken de doğaçlama sırasında konu dağılıyor. Ve tüm bunlardan bahsetmezsem neden haklı olduğumu ve doğru tespitler yaptığımı ispatlayamam.

Herkesin birbirini kullanmaya, sömürmeye, aptal yerien koymaya çalıştığı bir ortamda, gençler iş beğenmiyor lafı çerez bile sayılmaz. Böyle bir argümanı sürekli defalarca kullanmak bizim gibi aptal cahil ve ikiyüzlü ilkel yaratıklara özgü bir davranış.

Neredeyse her yerde bu sömürü sistemi yaygınken bu aynı lafların defalarca söylenmesi beni çileden çıkartıyor. Böyle bir ülkede gerçekten olumlu örnek olacak iş ve işletme sayısı yok denecek kadar azdır.
Konuyu en iyi anlatan 11 dakikalık videoyu paylaşarak kapatıyorum.



https://www.youtube.com/watch?v=KHw_ll6uEeA