• 20-11-2022, 20:48:40
    #37
    Üyeliği durduruldu
    gosha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Başınız sağolsun
    Abi oldu olacak belediyeden anons geçin defnedilecektir diye cenaze namazını kılın mevlit okutun pide dağıtın cenaze evine gidin son yolculuğuna uğurlayın !

    Ben korkuyorum artık sizlerden ! İnsanoğlu çıldırmış resmen
  • 21-11-2022, 00:16:35
    #38
    backlinkmatik.com
    üzüntünüzü anlıyorum, umarım kısa sürede atlatırsınız. geçen hafta 7 yıl baktığım kızımı kaybettim ben de. gerçek anlamda hayvan sevgisi olmayan, hayvanı bir eşya, aksesuar gibi gören insanları anlayabileceği birşey değil, gerçekten gönül vererek bakıyorsanız hayvana ailenizden birisi oluyor. kendi beslenmenden çok ona dikkat edersin, sen 50 lira vizite ücreti vermek istemezsin de ona 2000 lira veteriner masrafı yaparsın, arkadaş, dert ortagın olur konusamazsa da seni anlar sanki.

    1 senedir ayrıydım kuşumuzdan, babamlar bakıyordu, yurtdışına çıktıgımız için getiremedik kedi köpek olsa neyse de, kuş çok zor dayanamıyor o tarz değişiklik ve yolculuklara. herneyse uzakta olunca daha bir koydu son defa görmek istiyor insan, inançlı bir insan değilim ama her gece yatmadan evrene enerji yolladım bir kez olsun rüyamda göreyim de son kez öpüp koklayayım diye. dün gece hayatımda görmediğim kadar gerçekci bir rüyama girdi canım benim, son kez öpüp kokladım. O kadar huzurlu uyandım ki.

    Herneyse, bir canlı ile bu bağı kuramayanlar hisleri anlamaz. 4 yaşında kızım var, elbette onun yeri bambaşka, dünya bir yana o bir yana. İnsanın kendi canını düşünmeden feda edebileceği birisi varsa da evladıdır. Evcil hayvanı bırak, dünyada hiç bir değer evlattan öte olamaz zaten bana göre. Ancak insanın hayvanına oglum, kızım demesinde bir gariplik yok. Çünkü onu da kendinden, ailesinden, canından bir parça görebilecek kadar sevebilirsin.
  • 21-11-2022, 01:28:59
    #39
    Başınız sağolsun, üzüntü verici bir durum. Yaşadığınız duyguyu defalarca yaşadım, en son 14 yaşında cennet papağanı cinsi kuşumu kaybettim. Aşırı bağlanmıştım ve aylarca etkisinden çıkamadım. Bu yüzden artık doğrudan bağ kurmak yerine özellikle evcil hayvanlara mesafeli yaklaşıyorum.

    ---

    @griffinn; Aslında "boş" yapmıyorsunuz ancak üslubun doğru olmadığını ve bu konunun yerinin de bu konu altı olmadığını düşünüyorum. Bahsettiğiniz konuyu derinlemesine düşünmeye vakti olmayan arkadaşlar bu yönde eleştirmiş. Keşke ayrı bir konu açsaydınız. Konu fazla derine indiğinde içinden çıkılmaz bir hal alıyor. İç güdüsel olarak hayvanların davranışları bireysel çıkarları doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu konuda hemfikirim. Aynı zamanda insanoğlunun da davranışları bu doğrultuda gerçekleşiyor. Bir çocuğun annesin "seni seviyorum" demesi bile bireysel çıkarlarına uygun geldiği için meydana geliyor. Korunma ihtiyacı, gıda ihtiyacı vs. Tabi işin daha derininde kimyasal tepkimeler, enerjiler devreye giriyor, oraya kadar inmenin anlamı yok çünkü derine inildikçe insan bir biyolojik makine mi sorusuna kadar gidiyor. İçgüdüsel olarak üreme ve soy devamlılığını evcil hayvanı ile sağlayamayacağı için insanların evcil hayvanlarına kendi çocukları kadar değer verebilmesi normal bir birey için imkansız olduğunu düşünüyorum. Normal şartlarda bir uçurumun kenarında bir tarafta çocuğu bir tarafta evcil hayvanı duruyorsa çocuğunu kurtaracaktır. Sevgi durumu çıkarların ve çıkarı sağlayacak alternatiflere göre ne denli baskın olduğuna göre değişiyor. Ancak tabi bunu herkesin anlamasını beklemek yanlış olur. Köpekler için evet özellikle küçük ırk, tüy dökmeyen köpek türleri kraliyet aileleri, aristokratlar için geliştirilmiş ırklar ancak insanoğlunun hayvanları evcilleştirme süreci bunun daha ötesinde başlıyor. Yani evcil hayvanları doğrudan kapitalizme bağlamak doğru değil. Çok derine inip içinde yaşadığımız hayali yok etmek psikolojik olarak olumsuz etkileyecektir.

    İşin bir diğer boyutu, çocuğu kadar sevemeyecek olsa bile aşırı bağlılık hissedebilir. Burada çoğu kişinin konu sahibinin kaybettiği köpeğini düşündüğünü düşünmüyorum. Daha çok konu sahibinin içinde bulunduğu duruma karşı teselli edebilmek adına yazıyorlar. Yani mevzu, evcil hayvanını kaybetmesi değil; evcil hayvanı kaybetmekten ötürü konu sahibinin üzüntü duyması. Bu yüzden yapılan yorumları bu doğrultuda değerlendirmeniz daha doğru olacaktır.
  • 21-11-2022, 01:41:42
    #40
    hkey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    oğlu gibi sevdikten sonra ne farkeder
    Farkı var hocam, farkı var.
  • 21-11-2022, 01:53:04
    #41
    Üyeliği durduruldu
    konuya girmeden tahmin ettim evcil hayvan olduğunu... evcil hayvanlarına "kızım", "oğlum" diyenlerini anlamıyorum ama saygı duyuyorum. benim de kedim var.

    geçen ofise yeni başlayan biriyle aramda geçen diyalog; kadın "benimde bi kızım var" dedi, ben de evcil hayvanı var sanarak "cinsi ne" diye sordum. kadıncağızda "insan" diye cevap vermişti :/
  • 21-11-2022, 01:57:26
    #42
    Üyeliği durduruldu
    Doğukan bey naçizane yorumunuzdan dolayı teşekkür ediyorum .

    Bu hususta psikolojik zoolojik sosyolojik sayısız araştırmam oldu . İzin verir iseniz şayet sizin yorumunuzdan hareketle soru cevap şeklinde ilerlemeyi münasip buldum .

    Üslubum hakkında söylediklerinize katılıyorum .

    Konu derine indikçe aslında çıkılmaz bir hal almıyor pekala derinde daha da basitleşiyor elekten geçermişçesine . Lakin insanlar çok tutucu davranıyorlar bu hususta ondan böyle oluyor diye düşünüyorum .

    Anneler kendi bebeklerini öldürebiliyor . Bunu da bebekleri ölecek takıntısından yapıyorlar yoğunlukla . Bu hususta eylemsel bozukluklar var ki zaten psikoloji üzerine araştırma fırsatı bulursanız yakın zamanda bu tip takıntı rahatsızlıkları araştırmanızı şiddetle tavsiye ederim sizde fark edeceksiniz .

    Keza yine bu tip rahatsızlıklardan dolayı da anneler bebeklerine şiddet uygulayabiliyorlar . Ve dahası onları ölüme de terk edebiliyor ve işkence de uygulayabiliyorlar .

    Bir takım baskılar duygu durum bozukluğu travma sonrası stres sağlıklı bir birey olarak gördüğünüz bazı anneler de bebeklerini sokağa da atabiliyor çöpe de atabiliyor .

    Velhasıl kelam yine anneler bebeklerini bir başkasına da tercih edebiliyorlar .

    Bunların altında yatan temel sebeplerden en önemlisi çocukluktan yetişkinliğe ebeveyn nasıl koşullandığı !

    Sinir iletici maddeler ( Nörotransmitterler ) çok önemli bu hususta , neye nasıl ne şekilde koşullandığı da .

    Haliyle bizlerin ebeveynler yetişkinler olarak amacımız çocuklarımızı en azından algısı standart bireyler olarak yetiştirmektir bunu başarabilmektir .
    Tabi Asıl amacımız çocuklarımızı her daim standartlarında ötesinde bir algıya sahip olacak şekilde bizleri ileri götürecek şekilde yetiştirmektir .

    Bizler çocuklarımızı düşük bir algıda yetiştirdiğimiz için ve dahası çocuklarımızı medeni hafızadan folklorik hafızadan mahrum bıraktığımız için ...

    18 24 ve çok daha üstü yaşlarda yetişkin bireyler olsalar bile beş on yaşında bir çocuk aklında oluyorlar .

    Siluet-i temsil ülkenin demografisine yayarsanız da tezahürü bunun bu yaş aralıklarında olduğu içinde karşımıza bir normalleşme çıkıyor .

    Yani insanlar aslında bunu normal görmeye başlıyor .

    Lakin anormal ! Ve dahası onlarda ebeveyn olduklarında sonraki nesilleri olacak çocuklarını da bu şekilde yetiştiriyorlar !

    Sokak köpekleri var da sokak çocukları yok mu ? Sokak köpeğini evlat edinenin madem nazarı kıymetinde sokaktaki insan çocuğun kıymeti değeri yok mu ?

    Sosyal kimlik Tribalizm çok tehlikeli ben o açıdan dedim teşekkürler .


    https://www.youtube.com/watch?v=4c7QquFvTjg


    Dogukan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Başınız sağolsun, üzüntü verici bir durum. Yaşadığınız duyguyu defalarca yaşadım, en son 14 yaşında cennet papağanı cinsi kuşumu kaybettim. Aşırı bağlanmıştım ve aylarca etkisinden çıkamadım. Bu yüzden artık doğrudan bağ kurmak yerine özellikle evcil hayvanlara mesafeli yaklaşıyorum.

    ---

    @griffinn; Aslında "boş" yapmıyorsunuz ancak üslubun doğru olmadığını ve bu konunun yerinin de bu konu altı olmadığını düşünüyorum. Bahsettiğiniz konuyu derinlemesine düşünmeye vakti olmayan arkadaşlar bu yönde eleştirmiş. Keşke ayrı bir konu açsaydınız. Konu fazla derine indiğinde içinden çıkılmaz bir hal alıyor. İç güdüsel olarak hayvanların davranışları bireysel çıkarları doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu konuda hemfikirim. Aynı zamanda insanoğlunun da davranışları bu doğrultuda gerçekleşiyor. Bir çocuğun annesin "seni seviyorum" demesi bile bireysel çıkarlarına uygun geldiği için meydana geliyor. Korunma ihtiyacı, gıda ihtiyacı vs. Tabi işin daha derininde kimyasal tepkimeler, enerjiler devreye giriyor, oraya kadar inmenin anlamı yok çünkü derine inildikçe insan bir biyolojik makine mi sorusuna kadar gidiyor. İçgüdüsel olarak üreme ve soy devamlılığını evcil hayvanı ile sağlayamayacağı için insanların evcil hayvanlarına kendi çocukları kadar değer verebilmesi normal bir birey için imkansız olduğunu düşünüyorum. Normal şartlarda bir uçurumun kenarında bir tarafta çocuğu bir tarafta evcil hayvanı duruyorsa çocuğunu kurtaracaktır. Sevgi durumu çıkarların ve çıkarı sağlayacak alternatiflere göre ne denli baskın olduğuna göre değişiyor. Ancak tabi bunu herkesin anlamasını beklemek yanlış olur. Köpekler için evet özellikle küçük ırk, tüy dökmeyen köpek türleri kraliyet aileleri, aristokratlar için geliştirilmiş ırklar ancak insanoğlunun hayvanları evcilleştirme süreci bunun daha ötesinde başlıyor. Yani evcil hayvanları doğrudan kapitalizme bağlamak doğru değil. Çok derine inip içinde yaşadığımız hayali yok etmek psikolojik olarak olumsuz etkileyecektir.

    İşin bir diğer boyutu, çocuğu kadar sevemeyecek olsa bile aşırı bağlılık hissedebilir. Burada çoğu kişinin konu sahibinin kaybettiği köpeğini düşündüğünü düşünmüyorum. Daha çok konu sahibinin içinde bulunduğu duruma karşı teselli edebilmek adına yazıyorlar. Yani mevzu, evcil hayvanını kaybetmesi değil; evcil hayvanı kaybetmekten ötürü konu sahibinin üzüntü duyması. Bu yüzden yapılan yorumları bu doğrultuda değerlendirmeniz daha doğru olacaktır.
  • 21-11-2022, 02:14:30
    #43
    Köpekler binlerce yıl boyunca insanoğluna en yakın türlerden biri oldu. Bir insanın bir köpeği oğlu olarak görmesi normal.
  • 21-11-2022, 02:23:39
    #44
    Geçmiş olsun
  • 21-11-2022, 02:27:38
    #45
    Üyeliği durduruldu
    Escanor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Köpekler binlerce yıl boyunca insanoğluna en yakın türlerden biri oldu. Bir insanın bir köpeği oğlu olarak görmesi normal.
    Sahipsiz sokak köpeği daha şanslı sahipsiz sokak insan çocuğundan . Var onların severleri insandan hayvan severler !
    Velhasıl tür aynı tür de umurunda olmaz hayvan severlerin sahipsiz sokak çocukları .

    Sosyal kimlik yapay seçilim Tribalizm öyle bir dünya düşünün ki insan çocuğundan daha değerli kıymetli sokak köpeği !

    Bu da insanların algısı düşük müsvedde sürüler olmasından kaynaklanmaktadır .