Başınız sağolsun, üzüntü verici bir durum. Yaşadığınız duyguyu defalarca yaşadım, en son 14 yaşında cennet papağanı cinsi kuşumu kaybettim. Aşırı bağlanmıştım ve aylarca etkisinden çıkamadım. Bu yüzden artık doğrudan bağ kurmak yerine özellikle evcil hayvanlara mesafeli yaklaşıyorum.

---

@griffinn; Aslında "boş" yapmıyorsunuz ancak üslubun doğru olmadığını ve bu konunun yerinin de bu konu altı olmadığını düşünüyorum. Bahsettiğiniz konuyu derinlemesine düşünmeye vakti olmayan arkadaşlar bu yönde eleştirmiş. Keşke ayrı bir konu açsaydınız. Konu fazla derine indiğinde içinden çıkılmaz bir hal alıyor. İç güdüsel olarak hayvanların davranışları bireysel çıkarları doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu konuda hemfikirim. Aynı zamanda insanoğlunun da davranışları bu doğrultuda gerçekleşiyor. Bir çocuğun annesin "seni seviyorum" demesi bile bireysel çıkarlarına uygun geldiği için meydana geliyor. Korunma ihtiyacı, gıda ihtiyacı vs. Tabi işin daha derininde kimyasal tepkimeler, enerjiler devreye giriyor, oraya kadar inmenin anlamı yok çünkü derine inildikçe insan bir biyolojik makine mi sorusuna kadar gidiyor. İçgüdüsel olarak üreme ve soy devamlılığını evcil hayvanı ile sağlayamayacağı için insanların evcil hayvanlarına kendi çocukları kadar değer verebilmesi normal bir birey için imkansız olduğunu düşünüyorum. Normal şartlarda bir uçurumun kenarında bir tarafta çocuğu bir tarafta evcil hayvanı duruyorsa çocuğunu kurtaracaktır. Sevgi durumu çıkarların ve çıkarı sağlayacak alternatiflere göre ne denli baskın olduğuna göre değişiyor. Ancak tabi bunu herkesin anlamasını beklemek yanlış olur. Köpekler için evet özellikle küçük ırk, tüy dökmeyen köpek türleri kraliyet aileleri, aristokratlar için geliştirilmiş ırklar ancak insanoğlunun hayvanları evcilleştirme süreci bunun daha ötesinde başlıyor. Yani evcil hayvanları doğrudan kapitalizme bağlamak doğru değil. Çok derine inip içinde yaşadığımız hayali yok etmek psikolojik olarak olumsuz etkileyecektir.

İşin bir diğer boyutu, çocuğu kadar sevemeyecek olsa bile aşırı bağlılık hissedebilir. Burada çoğu kişinin konu sahibinin kaybettiği köpeğini düşündüğünü düşünmüyorum. Daha çok konu sahibinin içinde bulunduğu duruma karşı teselli edebilmek adına yazıyorlar. Yani mevzu, evcil hayvanını kaybetmesi değil; evcil hayvanı kaybetmekten ötürü konu sahibinin üzüntü duyması. Bu yüzden yapılan yorumları bu doğrultuda değerlendirmeniz daha doğru olacaktır.