• 03-09-2022, 00:37:48
    #10
    Qui non proficit, deficit
    Kose adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne zaman güzel bir adım atsam hemen peşine ayağıma çamur bulaşıyor,
    ne zaman biri için güzel bir şey yapsam yanlış anlaşılıyorum kalbimi kırıp geçiyorlar,
    ne zaman bir işi iyi yapmaya çalışsam günün sonunda en kötüsü ben oluyorum,
    ne zaman "başaracağım!" desem çok çalışsam o umut illa ki kırılıyor,
    ne zaman bir şeyi çok istesem gözümün önünde bunu hiç hak etmeyenin güle oynaya alıp geçmesini izliyorum

    çok merak ediyorum gerçekten kader adil midir? Kadere inanmak her müslümanın şartıdır tabii ki fakat gerçekten eşit miyiz?
    Kendimi bildim bileli pes etmek yok, kalp kırmak yok, vazgeçmek yok deyip duruyorum kendimi motive ediyorum ama artık çığrından çıktı.
    Artık kendimi kaderin adil olduğuna inandıracak bir sebebe ihtiyaç duymaya başladım, bunu nasıl yapacağım?
    Benimde buna ve "ilahi adalete" inanmaya ihtiyacım var hocam. Konunuzda kendimi gördüm resmen.
  • 03-09-2022, 00:37:55
    #11
    Kader diye düşündüğünüz şeyler kaza olmasın ?
    İslam'ın 5 şartından biridir kaza ve kadere iman.
    Gerçek mümin olduğunuzu düşünüyorsanız
    Peygamber a.s'nin hayatını baştan sona bir kaç defa okuyunuz.
    Allah'ın adaletinden şüphe duymak
    Estağfurullah estağfurullah estağfurullah.
    • Kose
    Kose bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 03-09-2022, 00:38:01
    #12
    Üyeliği durduruldu
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adil olsaydı zaten sizde şuan daha iyi durumda oluyor olurdunuz?
    Şimdi bazı arkadaşlar gelecek bu senin sınavın diyecek. O tür yorumlar gelirse, Umarım ona da mantıklı ve doğru cevap veren arkadaşlar olur
    English adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adil değil zaten ben inancımı yitireli çok oldu. Şimdi biri gelir o da senin sınavın der.
    Ben de bundan yoruldum hocam, bu bir sınavsa ne sokaktaki kaldırım köşesinde yatan çocuk ne sarayda doğmuş büyümüş genç benimle denk bir sınavda değil herkesin sınavı tabii ki farklı olacak fakat birinin umutsuzluğa bu kadar müsaitken diğerinin umuda bile ihtiyaç duymadığı bir hayatla sınanması bana çok anlamsız geliyor
  • 03-09-2022, 00:49:12
    #13
    Üyeliği durduruldu
    adminmedya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kendimi bildim bileli sürekli bir mücadele içerisinde oldum.
    Her emeğimin neticesinde muhakkak bir yerden darbe yedim.
    Benim hatalarım olmadı mı sayısız...
    Ancak bu hatalar kişi veya kişilerin geleceklerini olumsuz yönde etkilemedi.
    Sonra evlendim. Çok sevdim ve hala hamdolsun çok seviyorum.
    Bir oğlum da oldu...Görsen gözlerini dersin ki hayat o bildiğim hayat değilmiş...
    Şimdi biraz geriye saracağım dostum...

    2022 Ocak 24'te kapımın önünden ambulansla hastaneye kaldırıldım.
    Sebebi covid.
    Vücudumda grip dahi olsam savaşabilecek sağlıklı bir hücrem kalmamış.
    Kısacası bağışıklığım neredeyse 0.
    Eşim hamile ve doğumuna da sayılı günler var.
    Evde sürünerek bir eşime bakıyorum bir de kendime gelmeye çalışıyorum.
    Ateş 42 vs gördü en son hatırladığım.
    Dışarı çıkamıyorum araba var ancak kar yağıyor ve yollar kapalı. Kapalı olmasının sebebi de kaza.
    Annem babam vs yakın bana ancak onlar da memlekete yoğun bakımda olan teyzeme gitmişlerdi.
    Velhasıl kelam Ocak 24 Pazartesi günü hanımın annesi bir çare eve geldi.
    O gün hanımın yüzüne bakıp helallik dahi alamadan evden çıktım.
    Çıkış o çıkış.
    Tam 44 gün hastanede kaldım.
    İlk 16 günüm Ataşehir Medicana Hastanesinin servisinde geçti.
    Solunumun yetersizliğinden dolayı acil bir şekilde yoğun bakım servisi olan bir başka şubesi olan Çamlıca Medicana hastanesine sevk edildim.
    Yoğun bakıma girdiğimde bu hasta entübe edilmeli diyen hocaları görüyordum.
    Hatta kurtuluşumu dahi çok zor görüyorlardı.
    Derken bir gün haber aldım.
    Baktım ağabeyim gözleri dolmuş bir şekilde yoğun bakıma alınmış.
    Maalesef ki bilinci açık tek hasta yoğun bakımda ben vardım.
    Elinde telefon gözün aydın oğlun dünyaya geldi dedi.
    O esnada telefona bakamadım ve ağabeyimden oğlumun fotoğraflarını göstermemesini rica ettim.
    Çünkü hayal ettiğim hiç bir şeyi yapamamıştım.
    Ne doğduğunda yanındaydım, ne ilk göğsüme yaslayarak o kokusunu çekebilmiştim.
    Adını dahi koyamamıştım dostum..
    Ve inanır mısın hepsini de şöyle yapacağım, böyle olacak diye planlamıştım.
    HALT ETMİŞİM.

    Velhasıl kelam dostum...
    Bir gün bir kriz hali geldi bana.
    Anlık titreme ve ateş yüksekliği baş gösterdi.
    Vücuttaki enfeksiyon ortalamanın çok ama çok üstünde çıkmış.
    Sağlıkçı dostlar iyi bilir, 15 ve üzeri bir değerde bildiğim kadarıyla ateşlenmeye başlıyorsunuz.
    Bende o değer bir anda 100 seviyesindeydi. Tıbbi karşılığını unuttuğum için bu şekilde belirttim.
    Yine sağlıkçı dostlar iyi bilir, yoğun bakım enfeksiyonunu kapmışız.
    Sonra benim için zor saatler başlamış.
    Uyutuldum o esnada ve bir türlü istenilen değerleri yakalayamıyorlar.
    Uyandığımda hastanede bana oğlu gibi bakan bir hocamın gözleri dolu bir şekilde sarıldığını hatırlıyorum.
    Sonrası servise geçişim ve hızla toparlanma süreci.

    Peki hastaneden çıktım ne mi oldu dostum..
    Önce kirasını ödediğim halde evden çıkarıldım..
    Çıkarılma sebebim ise tamamen benim hatam. Tahliye taahhütnamesi imzalamam. Maalesef hayatımda kiraladığım ilk evimdi ve evi boşaltacağım zamanki prosedür olduğunu zannederek imzalamıştım.
    Akabinde işten ayrıldım.
    Şu anda yeni evimde, oğlumla, eşimle ve ailemle asla isyan etmeden yaşamaya devam ediyorum.
    Biliyorum ki rabbim ömür verdikçe ben pes etmeyeceğim ve devam edeceğim.
    Sana da tavsiyem devam etmen.
    Eline ağzına sağlık abi, baştan sona okudum. Herkesin bir zor anısı var, hatırası var sağlıktır, kazadır, borçtur, yalnızlıktır bunlara takılmıyorum hayatın gerçekleri bunlar.
    Benim devam ederken zorlandığım nokta aynen senin de başına geldiği gibi bir adım attığım gibi 15 adım ayağımın geri kayması, yukarıda saydığım sınavların teker teker değil bir anda peş peşe vurması. İnsanı öyle yoruyor ki...
    Daha 23 yaşındayım, ölümlerden yalnızlıklara yalnızlıklardan davalara, davalardan sabahı para yüzünden zor edilen gecelere, bu gecelerden aile arası olup bitenlere derken her gözümü açtığım günün maraton gibi geçmesi beni +30 yaş ileri attı desem yeridir, insan bazen çevresindeki yaşıtlarına bakıp o güzel hayatları eşle dostla arkadaşla eğlenip gülmeleri mutlulukları görünce "Allah'ım yeter!" diyor.
  • 03-09-2022, 00:51:15
    #14
    Kaderin bir suçu yok hocam kendi kaderimizi kendimiz çizeriz. Sadece yapılan veya yapılmayan tercihler ile alakalı bir durum.

    Kendi kaderimizi kendimiz çizeriz demekle ne yickasdediyorum anlatayım. Polemik çıkmasın. Mesela dışarısı soğuk ve duş alıp dışarı saçınızı kurutmadan ve gerekli önlemleri almadan çıkarsanız hasta olursunuz. Bu hastalığın sebebi kader değil ve bu hastalık sebebi ile yaşayacaklarınızın, mağduriyetlerinizin, kaciracaginiz fırsatların sebebi kader değil kendiniz oluyorsunuz. Böylelikle kaderimizi kendimiz cizdiniz.

    Ama tam tersini düşünün o zamanda kendiniz kendi iradenizle aldığınız tedbirler sonucunda bir çok magduriyettten kurtulmuş oluyorsunuz. İşte insana verilen irade ile yaptığımız belli başlı seçimler sonucu kaderimizi çiziyoruz.

    Ve en sonunda kader deyip geçiyoruz.

    Peki neden kader diyoruz? İşin kolay tarafını seçmek istiyoruz. Her şey çizilmiş bir kader olsaydı ve sadece onu yaşamak zorunda olsaydık bizi kimse yaptıklarımızdan sorumlu tutamazdı. Ne maddi yönden ne de manevi tonden hiç bir sorumluluğu muz olamazdı.

    İşte o zaman yaşadıklarımız da kaderi suçlaya bilir ve neden adil defilsin KADER diyebilirdik. Ama maalesef kendi kaderimizi kendimiz çizdiğimiz için tek suçlu biziz.

    Umarım pot kırmadım. Allah'a emanetsiniz. Hayırlı geceleriniz olsun inşallah ☺️
  • 03-09-2022, 00:56:05
    #15
    CLL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kaderin bir suçu yok hocam kendi kaderimizi kendimiz çizeriz. Sadece yapılan veya yapılmayan tercihler ile alakalı bir durum.

    Kendi kaderimizi kendimiz çizeriz demekle ne yickasdediyorum anlatayım. Polemik çıkmasın. Mesela dışarısı soğuk ve duş alıp dışarı saçınızı kurutmadan ve gerekli önlemleri almadan çıkarsanız hasta olursunuz. Bu hastalığın sebebi kader değil ve bu hastalık sebebi ile yaşayacaklarınızın, mağduriyetlerinizin, kaciracaginiz fırsatların sebebi kader değil kendiniz oluyorsunuz. Böylelikle kaderimizi kendimiz cizdiniz.

    Ama tam tersini düşünün o zamanda kendiniz kendi iradenizle aldığınız tedbirler sonucunda bir çok magduriyettten kurtulmuş oluyorsunuz. İşte insana verilen irade ile yaptığımız belli başlı seçimler sonucu kaderimizi çiziyoruz.

    Ve en sonunda kader deyip geçiyoruz.

    Peki neden kader diyoruz? İşin kolay tarafını seçmek istiyoruz. Her şey çizilmiş bir kader olsaydı ve sadece onu yaşamak zorunda olsaydık bizi kimse yaptıklarımızdan sorumlu tutamazdı. Ne maddi yönden ne de manevi tonden hiç bir sorumluluğu muz olamazdı.

    İşte o zaman yaşadıklarımız da kaderi suçlaya bilir ve neden adil defilsin KADER diyebilirdik. Ama maalesef kendi kaderimizi kendimiz çizdiğimiz için tek suçlu biziz.

    Umarım pot kırmadım. Allah'a emanetsiniz. Hayırlı geceleriniz olsun inşallah ☺️
    Ya elimizde olmayan sebepler ile başımıza birşeyler geldiyse, Bunun sorumlusu yine biz mi oluyoruz
  • 03-09-2022, 01:01:15
    #16
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya elimizde olmayan sebepler ile başımıza birşeyler geldiyse, Bunun sorumlusu yine biz mi oluyoruz
    Öyle bir durumda sorumluluk yüzdesine göre maalesef, yine sorumlu kader değil hocam. ☺️

    Kaderi sorumlu tutmak dilimizin alıştığı ve beyninize yerleşmiş bir olgu sadece. Aslında olan şey başka birinin iradesini (doğru yada yanlış) kullanmış olmasıdır.
  • 03-09-2022, 01:01:43
    #17
    Üyeliği durduruldu
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya elimizde olmayan sebepler ile başımıza birşeyler geldiyse, Bunun sorumlusu yine biz mi oluyoruz
    Ben de tam olarak bunu merak ediyorum, velev ki garibanın biri o soğukta mecburen dışarı çıktı, üzerine giyecek bir şey bulamadığı için hasta oldu ve elinden birçok fırsat kaçtı.
    Elimizde olmayan o kadar çok sebep var ki hocam, hatta bazen "başkalarının seçimlerini kaderini" de bizim yaşadığımızı düşünüyorum buna en basit örneği üzerini çok açmadan kendimden vereyim, babamın sorumsuz davranıp birikimimi benden izinsiz hiç etmesi yüzünden borçlarımla çevremle yüz göz oldum. Bunda benim günahım nedir, madem bu kader değil sorumlusu olmadığım başkasına ait bir hatanın sonuçlarına neden ben katlanmak zorundayım
  • 03-09-2022, 01:05:17
    #18
    CLL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öyle bir durumda sorumluluk yüzdesine göre maalesef, yine sorumlu kader değil hocam. ☺️

    Kaderi sorumlu tutmak dilimizin alıştığı ve beyninize yerleşmiş bir olgu sadece. Aslında olan şey başka birinin iradesini (doğru yada yanlış) kullanmış olmasıdır.
    Kaderi hiçbir zaman sorumlu tutmadım. Yani ilk aklıma tutuklular geldi. Ne tür suç işledilerde artık hapse düşenler, herkesin durumu farklı ama genelde onlar yaşadıklarının sorumlusunu kader diye söylenirler.
    Tutuklular dışındada yaşadıklarını kadere bağlayanlar var. Kaderi sorumlu tutmak diyince aklıma malüm söz geldi. Kader Mahkümları
    Herneyse ben hiçbir zaman kadere bağlamadım yaşadıklarımı ama bu tarz sorularıda kimi zaman içindem kendime sormadan edemiyorum.
    Umarım tüm soruların cevapları ahirette vardır ve o gün tartısını ağır basanlardan oluruz