• 15-08-2022, 21:25:41
    #19
    batuhanakbaba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Beni alıntılamayı unutmuşsunuz hocam ben sözümü esirgemeden cevaplayım yazdıklarınızı orada ufak tefek örnekler verdim. Hinduların bir çok tanrısı var inanışları gereği gözle gördükleri kendi yaptıkları şeylere de inanır ibadet ederler. Kendinden üstün bir varlığı kendisi yapıp (put) bunun önünde ibadet etmek saçmalıktır. Bununla dalga geçerim ve geçenide eleştirmem. Orada sizin gibi birileri avukatlık yapmasın diye "bana göre" ibaresini kullandım. Tabi siz yine görmek istediğinizi duymak istediğinizi islam karşıtlığı olsun diye görüp yorumladığınız için bu şekilde bir cevap verdiniz. "bir kutu etrafında 7 kere dönüp kara bir taşı öpen " demişsiniz. Kabeden başka bir ibadethanede tavaf etmek dinimizce yasaktır. Kabenin anlamıda ilk cami olmasıdır. ikinciside mescidi aksadır. Orada bile tavaf edilmez. Sıradan bir yer değil ancak onların taptıkları her yerde olan kendi yaptıkları nesneler canlılar. 8 liradan 18 liraya çıkıp 11 liaya düşünce halay çekenler neye tapıyor demişsiniz. Paraya güce tapıyor azıcık kafaları olsa ne halde olduklarını sorgularlar. Ben dinimi söylediğimde siz malum kesimle beni örtüştürdüğünüz gibi yazma uslubunuzda fazlasıyla yanlış ne cevap verirseniz verin tekrar dönüş yapmayacağım. Allah hidayet versin doğru yolu göstersin.
    Senin kutsalın nedir?
    20 sene önce ağaç olan sonra kesilip kağıt yapılan ve bu kağıdın üzerşne mürekkeple harfler yazılıp ciltlenen bir kitaba inanıyorsın. Bu kitabı kutsal sayıyorsun, bu kitaba hakaret edene tekmeleyene saldırıyorsun. 10 sene önce ağaç olan bir materyale üzerine yazdığın kelimeler yüzünden kutsallık atfediyorsun. Bu benim kutsalım diyorsun. Namaz kılarken insan yapımı insanların inşa ettiği kabeye dönüyorsun.

    Şimdi senin buna vereceğin yanıt kutsal olanın kağıt mürekkep değil kuranın içeriği olduğunu söyleyeceksin. Kutsalın kitabın maddi materyaki değil lafzi anlamı olduğunu söyleyeceksin.

    Belki hindular da yaptıkları heykelin odununa, taşına malzemesine değil, ruhuna, temsil ettiği enerjiye tapıyorlardır.
    Yoksa birileri de senin kutsallarınla ve ibadet şeklinle dalga geçerse dinime saldırıyorlar dememelisin
  • 15-08-2022, 21:35:17
    #20
    dexterminate adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu örnekte larvaları kaba koymuş insan bir gözlemciden bahsediyorsunuz. Bu denklemde evreni ve diğer insanları nereye konumlandıracaksınız? Larvalar küçük kutunun içindeki canlılarsa, evren de bu durumda içinde bulunduğunuz mahalle oluyor. O mahallenin diğer yaşayanları da diğer gözlemci tanrılar mı? Kaç tane gözlemci var?

    Evrenin yaşı, gözlemlenebilir evrenin çapının büyüklüğü gibi hesaplamalara bakalım. Dünyanın oluşumundan sonraki insanlığın tarihi evrenin yaşı içinde 1 milisaniye bile sürmez. Sonsuz ve genişlemekte olan bir evrene hükmeden bir tanrının, dünyadaki dişi homo sapienslerin ne giyeceğine ilk homosapienslerden 200 bin yol sonra gönderdiği bir kitapla karar verdiğini belirtmesi epeyce mantık dışı.
    Örneklemeyi tanrının varlığını ispatlama çabası gütmeden yazdım. Deney ortamı kabaca yazılmış bir benzetme. Olası senaryolardan sadece birisi. Hatta örneklemeye göre gözlemci de başka bir gözlemcinin deneyi içindeki unsur olabilir.

    Değerlendirdiğiniz mantık yine insani sınırlar içerisinde kalıyor. En basit örneği ile evreni biz 4 boyutlu görebiliyoruz x,y,z,t. Diğer boyutlar hakkında herhangi bir bilgimiz mevcut değil. Tanrının biçimi, yapısı, karakteri (ki bunlar yine insani ve içinde bulunduğumuz boyutta yaşayan varlıklar tarafından tanımlanabilir unsurlar) bilgi sahibi olmadan daha doğrusu Tanrı veya eş değer bir varlığı tanımadan empati kurabilmemiz anlayabilmemiz mümkün değildir. İslam'da "Allah'ın eşi benzeri veya dengi yoktur" ifadesi vardır. Bahsi geçen 200bin yıllık süreç ile ilgili günümüze ulaşan bilgilerin kısıtlılığı göz önüne alındığında kutsal kitaplar inmeden önceki dönemde farklı şekillerde bu düzenlemelerin yapılmadığına dair fikir beyan etmek yine yanlıştır. Örneğin; İslam ile ilgili kaynaklarda 124bin peygamber geldiğine dair bilgiler mevcuttur.

    Bilim kuşkudan doğar. Bilimsel olarak su götürmez şekilde kanıtlanmadığı sürece tanrı yoktur, tanrı vardır ifadelerini kullanmak bireysel inançtır.
    Kuantum fiziği ile Newton fiziğinden ayrılıp farklı bir bakış açısına sahip olduk. Halbuki, kuantum fiziğine kadar Newton fiziği kurallarını su götürmez bir gerçek olarak kabul ediyorduk. Tanrıya bakış açısının Newton fiziğindeki gibi kısıtlı değil, Kuantum fiziği gibi esnek şekilde olması gerektiğini düşünüyorum. Umarım iki farklı durum ile ilgili aradaki bağlantıyı aktarabilmişimdir.


    Toparlamam gerekirse;
    - İnsani yeteklerin sınırları çerçevesinde düşünmemek gerektiğini,
    - Karanlık olan dönemler ile ilgili kesin ifadeler yerine kuşku ile yaklaşılması gerektiğini,
    - İnsanlık bilimsel olarak yeterli noktaya gelene kadar Tanrı meselesinin "inanç" olarak kalabileceğini,
    - Kuran-ı Kerim'de yazan Tanrı'nın sözleri kendisi ile ilgili vermekten ziyade insanların davranışları ile ilgili ifadeleri içeriyor; videoda bahsedildiği gibi bu ifadelerden Tanrı'nın kişiliğini anlamak mümkün değildir. Bu O'nun insanların uymasını emrettiği kurallardır. İnsan zihni ile değerlendirmek gerekirse iş yerindeki kurallar ile patronun kendi yaşayış tarzı aynı olmak zorunda değildir. Patron; iş yerindeki kuralları belirlerken iş yerinin nasıl bir disiplin içerisinde daha iyi olacağını düşünür. Bu kurallar dünya koşulları içerisinde insanlar için geçerli olduğunu düşünüyorum.

    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında örnek mantıklı fakat bu örnek dinlerin gerçek olduğunu ve insanlığı yaratanın ise bir tanrı olup olmadığını açıklamaz.

    Din ve Tanrıdan ziyade bahsettiğin örneği baz alırsak gelişmiş bir canlı türünün insanlığın babası olma ihtimali daha yüksek.
    Tabi ki ispatlamaz, anlatmaya çalıştığım geniş bir bakış açısından bakmaya çalışırken sığ bir bakış açısından bakılması. Bu varlık insani anlamda bir canlı olmayabilir, farklı boyuttan bir varlıkta olabilir. Tarafsız bir gözle bakıldığında sonsuz olasılıklar var. Ancak bilimsel olarak ispatlanana kadar Tanrı ve din bireysel inanç meselesi olarak kalacaktır.
  • 15-08-2022, 21:42:10
    #21
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Senin kutsalın nedir?
    20 sene önce ağaç olan sonra kesilip kağıt yapılan ve bu kağıdın üzerşne mürekkeple harfler uazılıp kitaplaştırılan bir kitaba inanıyorsın. Bu kitabı tekmeleyene saldırıyorsun. 10 sene önce ağaç olan bir materyale üzerine yazdığın kelimeler yüzünden kutsallık atfediyorsun. Bu benim kutsalım diyorsun.

    Şimdi senin buna vereceğin yanıt kutsal olanın kağıt mürekkep değil kuranın içeriği olduğunu söyleyeceksin. Kutsalın kitabın maddi materyaki değil lafzi anlamı olduğunu söyleyeceksin.

    Belki hindular da yaptıkları heykelin odununa, ağacına değil, ruhuna, temsil ettiği enerjiye ruha tapıyorlardır.
    Konuya giriş hararetinizden anladığım kadarıyla ne dersem diyeyim bu sizi tatmin etmeyecek. Kuran'da yazan ve bilimsel olarak çelişen bir ayet söyleyin ve bunu bizimle paylaşın.
  • 15-08-2022, 21:44:41
    #22
    batuhanakbaba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konuya giriş hararetinizden anladığım kadarıyla ne dersem diyeyim bu sizi tatmin etmeyecek. Kuran'da yazan ve bilimsel olarak çelişen bir ayet söyleyin ve bunu bizimle paylaşın.
    Bilim ile çelişen bir ayet yazsam bilimin mi hatalı olduğunu düşüneceksin kuranın hatalı olduğunu mu?
  • 15-08-2022, 21:52:35
    #23
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilim ile çelişen bir ayet yazsam bilimin mi hatalı olduğunu düşüneceksin kuranın hatalı olduğunu mu?
    Ayet yazabileceğinizi düşünüyorsanız denemelisiniz. Daha fazla şirke girmenize sebep olmak istemiyorum. Uzatıp konuyu da dallandırıp budaklandırmak istemiyorum. Gerçekten çelişen bir durum varsa lütfen benimlede paylaşın.
  • 15-08-2022, 22:09:38
    #24
    batuhanakbaba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ayet yazabileceğinizi düşünüyorsanız denemelisiniz. Daha fazla şirke girmenize sebep olmak istemiyorum. Uzatıp konuyu da dallandırıp budaklandırmak istemiyorum. Gerçekten çelişen bir durum varsa lütfen benimlede paylaşın.
    Kendi kitabını okumamışsın. Ya da bilim eğitimin zayıf.

    Alıntı
    9.De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir."
    10.O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
    11.Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.
    12.Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir
    Fuasilet suresi bilim ile tamamen çelişir. Kuranda önce yer yüzü yaratıldı sonra dağlar ve bitki örtüsü yaratıldı en son gökler yaratıldı be kandillerle süslendi der.

    Oysa bilim der ki o kandil dene yıldızlar ve gökyüzü dünyadam önce var oldu. Dünya bu uzay mekan içinde oluştu.

    Yani açık açık bilim ile terstir fusilet suresi.
    Eğer dünyanın içinde bulunduğu uzaydan önce yaratıldığına inanmak istiyorsanız bir çok insan için hindulardan bir farkınız kalmıyor.

    Şimdi açık net şekilde bilim ile çelişen ayet gösterdim sana. Ama sen imanını terketmeyeceksin))) Bunun bir açıklaması vardır ya da bilim yanılıyor diyeceksin.

    Tabi haşa siz iman edenlerin yanılıyor olma şansınız kesinlikle yok.
  • 15-08-2022, 22:37:46
    #25
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kendi kitabını okumamışsın. Ya da bilim eğitimin zayıf.



    Fuasilet suresi bilim ile tamamen çelişir. Kuranda önce yer yüzü yaratıldı sonra dağlar ve bitki örtüsü yaratıldı en son gökler yaratıldı be kandillerle süslendi der.

    Oysa bilim der ki o kandil dene yıldızlar ve gökyüzü dünyadam önce var oldu. Dünya bu uzay mekan içinde oluştu.

    Yani açık açık bilim ile terstir fusilet suresi.
    Eğer dünyanın içinde bulunduğu uzaydan önce yaratıldığına inanmak istiyorsanız bir çok insan için hindulardan bir farkınız kalmıyor.

    Şimdi açık net şekilde bilim ile çelişen ayet gösterdim sana. Ama sen imanını terketmeyeceksin))) Bunun bir açıklaması vardır ya da bilim yanılıyor diyeceksin.

    Tabi haşa siz iman edenlerin yanılıyor olma şansınız kesinlikle yok.
    İki evrede yarattı derken yeri ve semayı yarattı bunu görüp inkar mı ediyorsunuz şirk koşuyorsunuz diyor. Daha sonra yeryüzünü mükafatlandırdığını ve dağlar meydana getirdiğinden bahsediyor. İsteyenler için de çeşitli rızıklar verdiğini söylüyor. Sonra yer yüzündeki çeşitli gazlarla atmosferi yarattığından bahsediyor. Gökyüzünü kandilerle donattı derken geceye ay'ı gündüze güneşi koymaktan bahsediyor. katman katman gögü yaratarak yeri korudugundan bahsediyor. Burada bahsi geçen uzayı dünyadan sonra yaratma yıldızları dünyadan sonra var etme durumu yok. Lütfen tefsirleri ile okuyunuz. İnanmak sizin için zor olsada en ufak bir çelişkede bütün islam inancı çöker buna inanın. Öyle bir durumda da susmazlar. Sizden güçlü bir çelişki istedim ve siz bunu bana sundunuz. Bende açıklamasını dilim döndüğünce yapmaya çalıştım. Daha iyi bilen büyüklerim veya kardeşlerim varsa onlarda eksiklerimi düzeltebilir. Sizlere hayırlı akşamlar.
  • 15-08-2022, 22:40:03
    #26
    Tanrıya inanıyor musun? No. Dedikten sonrasını dinlemedim. Kendi kafasından bir tanrı şeması oluşturmuş.
  • 15-08-2022, 22:45:01
    #27
    Fizz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tanrıya inanıyor musun? No. Dedikten sonrasını dinlemedim. Kendi kafasından bir tanrı şeması oluşturmuş.
    Mrb. Anlatabilirsen senin şemanı dinleyebiliriz.